• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam68
Toplam Ziyaret560295
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu
19/08/2018

Böyle bir yazının bir din alimi tarafından, çok daha geniş biçimde ve bütün gerekçelerinin ortaya konularak ele alınması ve yazılması elbette daha iyi olurdu. Ancak bu güne kadar bu perspektiften bir yazı yazılmadı veya ben görmedim.

Hudeybiye Antlaşması, 628 yılında Peygamber Efendimiz ve Ashabının umre ziyareti için Medine’den Hudeybiye’ye hareket etmelerinin sonucunda,  Müslümanların aleyhine   olmasına rağmen, Peygamberimiz Hazreti Muhammed (S.A.) tarafından
imzalanan bir anlaşmadır.

O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir. Anlaşma imzalanmamış olsaydı silahlı ve güçlü durumda bulunan müşriklerin, silahsız, teçhizatsız Müslümanların hepsini yok etmeleri ve İslamiyetin çok büyük bir darbe yemesi kaçınılmazdı.

Mukaddes peygamberimiz, Medine’ye geri dönmüş fakat, yapılan bu haksız dayatmayı unutmamıştır. Bir yıl içinde gerekli bütün hazırlıkları tamamlayıp Mekke seferine çıkmış ve Mekke’yi fethederek, müşrikleri gerektiği şekilde cezalandırmıştır.

Bundan alınacak ders, orantısız bir güçle, düşmanla karşı karşıya gelindiğinde güçlünün vereceği zararı önlemek için geçici olarak karşı tarafın isteklerini kabul ederek, en kısa zamanda gerekli şekilde mukabelede bulunmaktır.

Hadis-i şerifte, “Sana darılana git, barış! Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana iyilik et!” buyuruldu. (İbni Ebiddünya)

Bu konuda çok sayıda hadisi şerif bulunmakta ise de bunların hepsini böyle bir makalede yorumlamak işi uzatmak olacağından ve konunun uzmanı olmadığımdan en kısa ve anlaşılır olanını seçtim.

Bu konudaki hadislere göre Müslümanların 3 günden fazla dargın, küs kalmaları caiz değildir.

Malum olduğu üzere Türkiye ve dünyadaki güncel konu, Türkiye ile ABD arasındaki dargınlık olup, dargınlığın da üzerinde ekonomik savaştır. Her iki ülkenin de zarar görmesi kaçınılmaz olmakla birlikte güç dengesi itibariyle Türkiye’nin daha fazla etkileneceği görülmektedir. Türkiye’de USD  üzerinden yapılmış olan işlemlerin mevcudiyeti ve USD değerinin anormal artışı nedeniyle  kurum ve şahıslar önemli ölçülerde etkilendiğinden, bir dizi önlem alınması gerekmiştir.

3 günden fazla küs kalmanın caiz olmadığı kuralı Müslümanlar için söylenmiş ise de, ehli kitap sahibi din mensuplarının da bu gerekten faydalandırılamayacağına dair bir kural yoktur. Krizin bahanesi yapılan rahibin neticede Allahın varlığına inanan bir din adamı olduğu düşünüldüğünde, İslamın geniş hosgörü anlayışına ve Yüce Allah’ın “Şirk” dışında, sonsuz affedicilik vaadleri kıyas kabul edilerek, rahibin, İslam dininin kabul ettiği iki mübarek bayramdan olan Kurban Bayramı’nın birinci gününde hiçbir karşılık beklemeden serbest bırakılması, son senelerde İslama yöneltilen haksız karalamaları yok edeceği gibi, eşsiz İslam adaleti ve hoşgörüsünün bütün dünya bir kez daha ispatlanacağını ve dini ritüelleri bahane yapıp Türkiye’ye sataşan ve zarar vermeye çalışan kızıl suratlı Trumph’ın yüzünün daha da kızaracağı, haksızlığı hakkında dünyada oluşan kanaatin daha da pekişeceği muhakkaktır.



Paylaş | | Yorum Yaz
221 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Şark-ı Karip Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti’nin Bildirgesinin 97 Yıl Sonra Yorumu - 12/07/2018
Bugüne geldiğimizde, 24 Haziran 2018 genel seçimleri neticesinde TBMM’de Çerkes etnisitesinden bahsedecek temsilcimiz yoktur. Netice itibariyle ismimizi zikredecek siyasetçimiz olmadığı için fiilen siyaset arenasında da olamayacağız.
Örneklerden , Düşünceye - 26/06/2018
Bireysel kahramanlarımız çok fedakarlıklarda bulunmuşlar ve çoğu canlarını esirgememiştir. Fakat, etkinlikleri bireysel kaldığından toplumsal bir başarıya ulaşılamamıştır.
Üzüntümüz Katlanıyor - 24/01/2018
Şehitlerimizin ana dilleri ile radyoda, televizyonda baş sağlığı mesajları yayınlamak, o dili bilenlerin daha istekli ve vefakarca vatanlarını savunmalarını özendirmez mi?
Adığe Bze Xase’nin (ABX) Bayrağı Göndere Çekildi - 27/10/2017
Kültür evi inşası Türkiye’deki Çerkes diasporasının 153 senede yaptığı en önemli ve netice alıcı iştir.
Kehanet Dediler Fakat Gerçekleşiyor - 03/10/2017
Ön görüsü kehanetle yaftalanan fakat her geçen gün gerçekleşen söylem, Boutros Ghali’nin “ 100 yıl içerisinde dünyadaki bağımsız devlet sayısı 2.000’e ulaşacak “ sözüdür.
21 Mayıs’tan Sonra da Devam… - 18/05/2017
Dileğimiz, 21 Mayıs’ta RF İstanbul Konsolosluğu önünde yapılacak etkinliklere bütün kuruluşlarımızın katılarak birlikte olduğumuzun kanıtlanmasıdır.
Efaşıj Emin’i Çok Geç Tanıdık - 26/12/2016
Kendimi suçlu buldum. Böylesine önemli bir Çerkes bilimcisinden ve filozofundan haberdar olmadığım için.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi