• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret695882
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Rüyasını Bile Göremeyeceğiz
23/10/2016

İnsanların en çok gördükleri rüyalar, önceden yaşadıkları olaylar, çocukluk arkadaşları, tanıdıkları, evleri, köyleri, yurtlarıdır. Yaşayacağı veya ümit ettikleri olayları rüya olarak görmelerine pek rastlanmaz.

Kendilerinin veya atalarının vatanlarından uzak yerde yaşayanların özlemi, o yerleri görmek, mümkünse orada oturmaktır. Bu duygu, tarif edilemeyen vatan özleminin bir tezahürüdür. Bu duygu hiçbir zaman kaybolmamakta ve unutulmamaktadır. Bu özlemle vatan topraklarına kavuşanların ilk yaptığı iş de toprağını öpmek olmaktadır.

Çerkes halkı 152 senedir bu özlem içinde yaşamakta olup anavatanını bir an dahi unutmamıştır. 1990 yılından sonra Sovyetlerdeki çözülmenin ardından çok sayıda insan bu özlem ile turistik de olsa anavatanını görmeye gitmiş, bazıları da tam dönüş yapmıştır.

Şimdilerde ise, hasret giderme ziyaretleri tamamen kapanmak üzeredir. Hatta bazıları için şimdiden kapanmıştır. Adığe Respublikası’nın 25. kuruluş yılı, içinde bulunduğumuz Ekim ayında idi. Kutlamalara katılmak isteyen Türkiye’de mevcut en büyük iki federasyon başkanına R.F. tarafından kırmızı kart gösterilmiş ve anavatan topraklarına girişleri engellenerek, kutlamalara katılma sevinci yaşatılmamıştır.

Federasyon başkanlarının istenmeyen kişi ilan edilmelerinin sebebinin açıklanması gerekir. Bildiğim kadarı ile Çerkes-Fed Başkanı Sayın Dr. Nusret Baş, R.F. İstanbul Başkonsolosu ile bir görüşme yaparak sorunlarımızı ve isteklerimizi kendisine iletmişti. Bundan başka 21 Mayıs protestolarına katılıp konsolosluk önünde bildiri okumuştu. Engellenmesini gerektirecek sebep bu girişimlerinden üretilmiş olabilir. Kişilerin ve kuruluşların, isteklerini, görüşlerini, kendileri veya sözcüleri vasıtasıyla deklare etmeleri en tabii ve demokratik haklarıdır. Bu tür aktiviteleri fikir özgürlüğü perspektivinden ele almamak, karşı tarafın demokratik hak ve özgürlükler açısından nasibini almadığının kanıtıdır.

Kaffed başkanı Sayın Aslankaya’yı, R.F. ye karşı hiç sesini yükseltmeyen, bilakis Rusya kontrolündeki DÇB toplantılarına federasyonu adına heyet gönderen birisi olarak biliyorum. Onun da kutlamalara katılmasının engellenmesi hayreti mucip bir davranıştır.

Bu olay da göstermiştir ki, dernekler, federasyonlar vasıtasıyla Çerkeslerin sesinin dünyaya duyurulması hayaldir. Tek çare, politik arenaya çıkmak ve tek ses, tek vücut olmaktır.

Kama takıp poz vermekle, yükseklere zıplayıp oynamakla, şarkılarını modern dünyanın müzik enstrümanları ile seslendirmeden, Camila’yı örnek alıp bir yarışmada dereceye girmeden, çaldığın şarkının sözlerini unutmuş olmayı eksiklik kabul etmeden sadece mızıka çalmakla, dünya kamuoyunu etkileyen romanlar ve edebi eserler meydana getirmeden bizi kimse ciddiye almaz ve destek vermez.

İnsan merak ediyor, iki federasyon başkanımızın anavatanlarına kabul edilmeyişlerini hiç duymamış gibi davranan dönüş teorisyenlerinin bu probleme çözüm öneren bir görüş ve düşünceleri var mıdır acaba?

Soruyoruz ama, doğrusu “Bu olayların tecellisinde Anavatandaki soydaşlarımızın katkısı nedir?” diye düşünmeden de edemiyoruz.



1711 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi