• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam103
Toplam Ziyaret697652
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.54937.5796
Euro8.79898.8341
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Kendini Toplumun Kanaat Önderi Sanmak…
28/10/2014

Sayın,  Hilmi Açumıj,

İnternet kalemşorlarının şahsımla ilgili tenkitçi yazılarına genellikle cevap vermem. Çünkü, yeterli bilgi sahibi olmayan kişilerle tartışmanın bir fayda sağlamayacağı ve onları ikna etmenin mümkün olmadığı malumdur.

Ama kurucularından ve başkan yardımcısı olduğum partiye yönelik suçlamalarınıza ve bir değer taşımadığına inandığım fikirlerinize cevap verme gereğini duydum.

Öncelikle yazı başlığınız en acemi yazarın bile yazmayacağı bir başlıktır. Parti kurmak için sizden mi izin almak gerekiyor?

ÇDP,  Çerkes partisi değildir. Tüzüğünde belirtildiği üzere Çoğunlukçu, bütün unsurları kapsayan bir partidir. Partinin hiçbir yerde zemin kazanamayacağı görüşünüz, mahdut kapasiteniz ve fikirlerinizin bir mahsulüdür.

ÇDP’nin seçim barajını geçemeyeceği hatırlatmanıza gerek var mı? Bu elbette tarafımızca da bilinmektedir. Ama barajı aşamayan partilerin meclise temsilci göndermelerinin başka yolları olduğu gibi; seÇim barajının kaldırılmayarak ilanihaye devam edeceğini sanmak da dar görüşlülüktür.

Siyasi parti kurmanın ne kadar problemli olduğunu siz yaşamadığınız için bilemezsiniz. En azından 30 “inanmış” kurucu üyenin bir araya getirilmesinin zorluğunu idrak etmenizi temenni ederim.

Çerkes halkından destek görme ihtimalinin zor olduğu görüşünüz, sizin arzuladığınız bir ütopyadır.

“Çerkes Milli Meclisi” kurulmasından yanasınız. Bu meclisin sadece Türkiye’de kurulması halinde, diğer ülkelerde yaşayan Çerkesleri temsil etmeyeceğinin de farkında değilsiniz. Aylar önce diğer ülkelerde yaşayan Çerkeslerin katılımıyla “Sürgün Hükümeti” kurulmasının yararlı olacağına dair yazım çok acımasız tenkitlere uğradı. Bu hususu dikkate almanızı öneririm.

Hangi ikiyüzlülüğümüzü gördün de bizi ikiyüzlülükle suçluyorsun? Sizin, partinin tüzüğünü bile okumadığınız anlaşılmaktadır. Bu ağır ve isnatsız suçlamayı geri almanızı bekliyoruz. Ama, maksadınız çamur atmaksa, buyurun devam edin. KAFFED’i  iki yüzlülükle suçlayıp, sonra ÇDP’yi de aynı kategoriye sokmanız; kurucularının çoğunu tanımadığınız ve üstelik hiçbir icraatını görmediğiniz bir yapıyı suçlamak en azından hafifliktir.

Hilmi bey,

İlginçtir, yazılarınızın tamamı suçlamalar içeren, kışkırtan ve küçümseyen yazılar. Bunlar sağlıklı bir ruh halinin ürünü değil. “Süper reformistler“ diye alay ederek suçladığınız Adığe Bze Xase çalışanlarına yönelik yazınız da bunların en çarpıcı örneği.

Hiçbir icraatı bulunmayan, toplum önderi kılığına bürünüp fikir yazısı yazdığını zannederek kendini avutan, tabii ve ezeli muhalif Hilmi bey, sizin yazılarınızın ne anlama geldiğini şu deyim ile betimleyerek bitirmek istiyorum: “Zerecöşıremce. Psı yeşöre şıdım weşüyinip fed.“ 

 

Mustafa Saadet

ÇDP, Kurucu ve Başkan Yardımcısı

28.10.2014



1847 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi