• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret696831
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.65767.6883
Euro8.92158.9572
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Kayseri Mitingi ve Düşündürdükleri
08/05/2012

ÇHİ tarafından 29.4.2012 tarihinde yapılan Kayseri Mitingi’ne katılamadım.

Ancak, miting hakkında yazılan yazılara etüd ettiğimde 2 önemli hususundeğerlendirilmesi gerektiğini düşündüm.

 1-  Setenay Guaşe ve Müslihe Hanım

 Setenay Guaşe’nın kim olduğu ve niye guaşe  ünvanına layık görüldüğü hakkında açıklama yapmaya gerek yoktur. Çünkü, bütün Çerkes Halkı tarafından tanınmakta olup, guaşe ünvanının verilme sebepleri bilinmektedir. Çerkes halkı Setenay Guaşe’yi hiçbir zaman unutmamış ve ismini bugüne kadar yaşatmıştır. Nitekimbir çok kızımız da halen bu ismi taşımaktadır.

Asaleti simgeleyen pşı , work gibi üstünlük belirten ünvanlar, Çerkes ırkı içinyararlı bir iş yapan, köyünü veya beldesini belalardan kurtaran veya harplerde cesaret örneği gösteren erkeklere verilen ünvanlardır.

Kadınlarımız için verilen üstün hizmet ünvanı ise “Guaşe” liktir.

Yararlı hizmetin veya kahramanlıkların ne zaman veya nerede yapılacağı öncedenbilinemez. Bunu zaman ve şartlar belirler.

Müslihe Hanım, 80’lik yaşına rağmen Kayseri Mitingine aktif olarak katılmak suretiyle önderlik yapmakla kalmamış, sorulan sorulara verdiği bilgece cevap ile  hepimize örnek olmuştur. Bu tutumu ve veciz ifadesi ile “Guaşe”lik ünvanını ziyadesiyle hak etmiştir. Bu davranışı ile bizim gurur kaynağımız olmuştur.

Ona  övgüler yağdırmayı ve takdir etmeyi, bir anlık methiye şeklinden çıkarıp ebedileştirmek de bizlere düşmektedir.

Çerkes Halkı’nın gerektiğinde ve her zaman yeni Setenay Guaşe’leri yaratabileceğinin bir örneği olan bu ablamızın, ihdas edilecek “Setenay Guaşe” ödülü ile ödüllendirilmesini (maddi ödül de verilebilir) yürekten arzu etmekteyim. Bu ödülün Amazon’ların nesli olan ve liyakat gösterecek bayanlarımıza yeri geldikçe verilmesinin bir vefa borcumuz olduğuna inanıyorum

2-   Yollar Yavaş Yavaş  Tek Kulvara İniyor

Derneklerimizin açıldığı 1950’li yıllardan itibaren, sayıları hızla artmış, zaman zaman kapatılmalarına rağmen sayılarında bir azalma olmamıştır. Derneklerimizde görev alan değerli büyüklerimiz ,zaman ve imkanları nispetinde çok önemli işler yapmışlardır. Bunları inkar etmek mümkün değildir.  Derneklerin faaliyetleri ağırlıklı olarak, folklor, söyleşi, tanışma… vs konularında yoğunlaştırılmıştır. Esasen mevcut olan hukuk düzeni de bunun dışında bir faaliyete müsaade etmemiştir. Bütün faaliyetler derneklerin 4 duvarı arasında kalmış sesimizi kimse duymamıştır.

21. yüzyıldan itibaran gerek dünyadaki gelişmeler, demokratikleşme, iletişim kolaylıkları gibi imkanların da tesiri ile bilhassa yayın hayatında hızlı bir gelişme yaşanmış ve güçümsenmeyecek sayıda eserler neşredilmiş fikirler geliştirilmiştir. Ne var  ki, kendimizi bulunduğumuz ülkede tanıtamadık ve tamamen unutulma sürecini yaşamaya başladık.

Son 6 aydır dernek lokallerinden taşan sesimiz, yavaş yavaş sokaklara taşmış ilim ve fikir çevrelerine ulaşmış, değişik kitleler bir Çerkes Milletinin yaşadığını, istekleri olduğunu, dillerinin ve kültürlerinin yok olmak üzere olduğunu öğrenmişler ve bu konuda pozitif veya negatif fikirler ortaya çıkmaya başlamıştır. Kısaca Türkiye Çerkes Halkının varlığını telafuz eder olmuştur.

Ancak bu yeterli değildir. Bir çok ülkede sürgün hayatı yaşayan halkımızın, mağduriyetlerinin, çektiği acıların, isteklerinin bütün Dünya’ya duyurulmasının ve izah edilmesinin zamanı gelmiştir.

Bu cümleden olarak, halkının taleplerini savunan, tekrar diline ve kültürüne kavuşmasını isteyen bütün  kuruluşlarımızın bir arada hareket etmesinin ve birbirlerinin eksikliklerini tamamlamasının önemi ortadadır. Son aylarda yapılan çekişmelerin yol ayrılıklarının yavaş yavaş aynı kulvarda birleşme temayülü  gösterdiği iyimserliğini taşımaktayım. Zira aklın yolu tekdir.

Derneklerimizin de folklor ağırlıklı faaliyetlerini azaltarak, bilhassa dilimizi zenginleştirme ve geliştirmede gayret göstermeleri gerekmektedir. Bu düşüncemin 2 önemli kaynağı vardır.

Birincisi, Lejenxase’ye katılan Abdurrahman Dilipak “Neden Eurovizyon'a bir Çerkesce şarkı gitmesin” diye bir soru sordu, cevaplandıramadık. Yirmibin Musevi’nin yaşadığı Türkiye’de Musevi asıllı bir genç , Eurovizyon'da Türkiye’yi temsil ediyor. Bu çok kıvanç verici bir olaydır. 5 milyon Çerkes’in yaşadığı Türkiye’de neden bir hemşerimiz müzik veya diğer bir kültür alanında uluslararası seviyede temayüz etmiyor?

Bunu bize başkaları soruyor.

Tejğogupşıs (Beraber düşünelim).



2952 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi