• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam65
Toplam Ziyaret560292
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Sürecin Hangi Safhasındayız
08/02/2013

Toplumların yaşamlarında genel olarak üç süreç vardır. Birleşme, ayrılma ve yeniden birleşme. Bu üç safhalı olgu şöyle yaşanmaktadır.

Aynı görüş ve idealleri olan kimseler veya guruplar bir araya gelerek, idealleri ve amaçlarını gerçekleştirmek için özveri ile çalışarak birliktelik sağlarlar. Ancak, amaca ulaşıldıktan sonra aralarında çıkar ve düşünce farklılıkları meydana geldiğinden, ayrılma dönemleri başlamaktadır. Çeşitli fikir ve görüşler ileri sürülerek ayrılma gün yüzüne çıkarılmaktadır. Ayrılmaların neticesinde oluşan guruplar birbirlerine üstünlük sağlamak için savaşmayı dahi göze almakta ve çoğu kez savaşmaktadırlar. Savaşta güçlerini tüketen guruplar parçalanmanın kimseye bir fayda sağlamadığını anladıklarında, tekrar bir araya gelmenin elzem olduğunun farkına vararak, yeniden birleştiklerinde güçleneceklerinin idraki ile yeniden birleşme yoluna gitmektedirler.

Bunun en ibret verici örneği Amerika Birleşik devletleridir. 1776 yılında İngiliz tahakkümüne karşı birleşen ve bağımsızlık talebinde bulunan 13 koloni birlikte hareket ederek amaca ulaşmıştır. Birliğin sağlanmasından sonra büyüyüp gelişen koloniler birliği 1861 yılına kadar birlikte hareket etmiş ve orta Amerika’ya kadar yayıldıktan sonra 11 güney koloni devletinin kendi bağımsızlıklarını ilan etmek istemesi üzerine, kuzeyliler birliği kurulmuş ve 1865 yılına kadar savaş devam etmiştir. Savaşı kuzeyliler birliğinin kazanması ile yeniden ve daha güçlü bir birleşme sağlanmış bu birleşmenin getirdiği avantajların iyi kullanılmasıyla 1945 yılında ABD dünyanı en büyük ve güçlü devleti haline gelmiştir. Küçük devletçiler bir araya gelmemiş olsaydı ABD diye bir devlet olmayacak, aynen Orta Amerika ‘da olduğu gibi küçük, etkisiz ve gelişmemiş devletçikler kurulacak belki de tekrar başka  güçlerin boyunduruğuna gireceklerdi. Bu birliğin sağlanmasında Abraham Lincoln gibi ileri görüşlü bir liderin ortaya çıkması da başka bir faktördür.

Peki, Türkiye Çerkesleri olarak biz hangi süreci yaşıyoruz ?

Soykırım ve sürgünden sonra Osmanlı ülkesinde ilk birleşmeler 1910’lu yıllarda başlamış, kurulan cemiyetler rejim değişikliğinden sonra kapatıldığından ayrılma süreci doğal olarak yaşanmamıştır.

1952 yılına kadar birleşme fırsatı bulamayan Kafkasyalı etnik guruplar,  1952 de ilk derneği kurmuşlar fakat,bu birliktelik uzun sürmemiş, ayrılmalar gündeme gelmiştir. Ayrılma süreci daha sonraki yıllarda da devam etmiş Abazalar, Alanlar, Çeçenler ve diğer bazı guruplar ayrı dernekler kurmak suretiyle ayrılma süreci devam etmiştir.

Yeniden ve daha güçlü olarak birleşme fikirlerinin ortaya çıkması sonucunda, çatı bir kuruluşun tesisi halinde tekrar birleşmenin sağlanacağı ümidi ile kurulan KAFFED ilk yıllarında bu konuda başarılı çalışmalar yapmışsa da son yıllarda kendi düşündüğü ve planladığı eylemler dışında hiçbir eylemi tasvip etmeyeceğini açıklayarak kurulmaya çalışılan birliği sabote etmiştir. KAFFED’in bu anlaşılmaz tutumu karşısında, değişik fikirdeki guruplar, kendi görüşlerini farklı kulvarlarda uygulamaya koymuşlar ve ayrılık süreci hız kazanmıştır.

Günümüzde, fikir ve görüş ayrılıkları savaşarak kabul ettirilmeye çalışılmamaktadır. Görüşmelerle birlik ve sulh sağlanmaya çalışılmaktadır. Bazı geri kalmış ülkelerde sıcak çatışmalar olsa da, uluslararası kuruluşlar çatışmaları önlemek için büyük çaba harcamaktadır.

Kanaatimce, Türkiye Çerkesleri henüz ayrılma sürecini sona erdirip, yeniden daha güçlü bir biçimde birleşme sürecine geçememişlerdir.

En kısa zamanda güçlü ve etkili olacak biçimde yeniden birleşmenin sağlanması temennisiyle.



Paylaş | | Yorum Yaz
2557 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu - 19/08/2018
O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir.
Şark-ı Karip Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti’nin Bildirgesinin 97 Yıl Sonra Yorumu - 12/07/2018
Bugüne geldiğimizde, 24 Haziran 2018 genel seçimleri neticesinde TBMM’de Çerkes etnisitesinden bahsedecek temsilcimiz yoktur. Netice itibariyle ismimizi zikredecek siyasetçimiz olmadığı için fiilen siyaset arenasında da olamayacağız.
Örneklerden , Düşünceye - 26/06/2018
Bireysel kahramanlarımız çok fedakarlıklarda bulunmuşlar ve çoğu canlarını esirgememiştir. Fakat, etkinlikleri bireysel kaldığından toplumsal bir başarıya ulaşılamamıştır.
Üzüntümüz Katlanıyor - 24/01/2018
Şehitlerimizin ana dilleri ile radyoda, televizyonda baş sağlığı mesajları yayınlamak, o dili bilenlerin daha istekli ve vefakarca vatanlarını savunmalarını özendirmez mi?
Adığe Bze Xase’nin (ABX) Bayrağı Göndere Çekildi - 27/10/2017
Kültür evi inşası Türkiye’deki Çerkes diasporasının 153 senede yaptığı en önemli ve netice alıcı iştir.
Kehanet Dediler Fakat Gerçekleşiyor - 03/10/2017
Ön görüsü kehanetle yaftalanan fakat her geçen gün gerçekleşen söylem, Boutros Ghali’nin “ 100 yıl içerisinde dünyadaki bağımsız devlet sayısı 2.000’e ulaşacak “ sözüdür.
21 Mayıs’tan Sonra da Devam… - 18/05/2017
Dileğimiz, 21 Mayıs’ta RF İstanbul Konsolosluğu önünde yapılacak etkinliklere bütün kuruluşlarımızın katılarak birlikte olduğumuzun kanıtlanmasıdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi