• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret787351
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar12.070212.1185
Euro13.587613.6420
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
BİR YAZI, BİR ANI
02/12/2019

Müfredata göre, 1960’lı  yıllarda ortaokul son sınıf öğrencileri yıl içinde aldıkları notlara ve karnelere ilaveten ayrıca sınava tabi tutulur, bazı sınavlar sözlü, bazıları ise yazılı yapılırdı.

1961 yılında okuduğum okulda bitirme sınavlarında Türkçe imtihanı yazılı olarak yapıldı ve tek soru sorularak, bu ifade ile ne anlatılmak istendiğinin açıklanması istendi. Soru aynen şöyle idi:

“Kalem, ehlinin elinde Musa’nın asası; ehil olmayanın elinde ise Allah’ın belasıdır.”

Tabii, Musa’nın asasının marifetleri bize öğretilmediğinden yeterli açıklamayı yapamadık ve çoğu öğrenci bitirme sınavlarına tekrar girek zorunda kaldı ve zaman kaybetti.

Hafızama nakşolan olan bu deyişi, Selçuk Balkar’ın Kaffed yönetimi hakkında yazdığı ve tepki toplayan yazısı üzerine tekrar hatırladım.

Selçuk Balkar araştırma yazıları ve yayınladığı kitabı ile beğeni toplayan ve takdir edilen bir isim. Ancak, toplumumuzdaki bazı kimseleri eleştiri biçimi (ki bunlara ben de dahilim) Çerkes Xabze’sine, kurumlarımızın tüzüklerine ve genel yazışma kurallarına hiç uygun değildir.

Selçuk Balkar’ın sataşmaları dışında yazı üslubunun iyi olduğunu, ”Kaleminden altın damlıyor” şeklinde ifade edilen insanlar kategorisinde olduğunu birçok yerde ifade etmişimdir.

Ancak, bin bir parçaya bölünmüş olan, Türkiye’de hiçbir etkinliği ve gücü olmayan Çerkes toplumunun tek vücut olabilmesi için, bu konuda kafa yoran kişilerce yazılar yazılıp, temaslar sürdürülür iken, bütünleşmeyi, bir araya gelmeyi  akamete uğratan yazıların yazılması uygun değildir. Bunların birlik olmayı baltalayan davranışlar olduğunu düşünüyorum.

Selçuk Balkar’ın yazısındaki küfür içeren kelime sonradan değiştirilmiş ve kendisi kurucu üyesi olduğu Çoğulcu Demokrasi Partisi’nden istifa etmiş olsa da, parti yönetmeliğinin hükümleri çerçevesinde karar alınması gerekmektedir.

Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.

Kolay gelsin diyorum.  



931 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAFFED, ADIĞE DİLİNE VERDİĞİ ZARARDAN DOLAYI ADDER’DEN ÖZÜR DİLEMELİDİR - 01/08/2021
Tüm enerjimizi, kurumlarımızla ve hemşerilerimizle iş birliği içinde anadilimiz için kullanmak dileğiyle, son sözüm şudur. “ADDER, ÇERKES DİLİNİN YILMAZ VE EBEDİ KORUYUCUSUDUR”
UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM. - 27/12/2020
Onlar, her türlü kısıtlayıcı önlemlerin yapıldığı, yasakların konduğu zamanlarda fedakarca kültürümüzü bizlere ulaştırmaya çalıştılar. Bizlere ulaştırılan öz kültürümüzü hiç olmazsa onların anısına hürmeten koruyalım.
YARGI KARARININ ÖNEMİ - 15/11/2020
Ethem hakında kitap yazacağını ifade eden, tarafsız yazar Habraçü Murat‘ın bilhassa bu Düzce katliamını sarahate kavuşturmasını ve tarihin bir karanlık sayfasının daha aydınlatılmasını, kurbanların isimlerini tek tek tespit etmesini beklemekteyim.
TARİHİN KARANLIK BİR SAYFASINI AYDINLATAN KİTAP: GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ - 18/10/2020
Kendi soyunun liderlerini acımasızca yok eden, halkının sürülerek felaketine sebep olan Ethem’i kahraman ilan edenlerin Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü kitabını okumalarını tavsiye ederim.
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi