• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret695882
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Hatırlama, Uyanış ve Hak Arama
22/05/2015

Uzun süren ve orantısız güçler arasında sürdürülen savaşın Çerkesler tarafından kaybedilişinin 151. yılı münasebetiyle bilhassa Türkiye’de yaşayan Çerkesler,  şimdiye kadar çok fazla düşünmedikleri ve gündeme getirmedikleri ve atalarının uğradıkları “ Soykırım, Sürgün “ gibi insanlık dışı olayları yas günü ilan ederek bütün dünyaya duyurmaya çalışıyorlar. STK lar tarfından ayrı ayrı tarihlerde de yapılsa, anma etkinliklerinde amaç aynıdır. Evet, Çerkesler önce soykırıma uğratılmış, kalanlar da sürülmüştür.

Toplumsal olayların münferit değil de topluca yapılması durumunda getireceği sesin daha etkili ve gür çıkacağı anlaşılmış oldu. Belki de seçim sathı mailine denk gelmesi nedeniyle partiler de olaya ilgi gösterir göründüler.

Peki, neden bu etkili anma ve yas günü etkinlikleri 151. yılda yapıldı da önceki yıllarda yapılmadı. Toplumsal bilinçlenme ve uyanış kısa sürede oluşmadığı gibi, demokratikleşme ve uygun hukuki zeminlerin oluşması,  Birleşmiş Milletlerin kaybolan varlıkların korunması için sarf ettiği çabalar, gasp edilen her türlü hak ve haksızlıkların iadesinin benimsenmesi en önemli hazırlayıcılardır.

Çerkesler o kadar geçmişlerinden koparılmıştı ki, 151 sene önce yaşanmış elim olaylar hakkında bilgileri yoktu. Ne zaman ki, okur-yazar, dil bilen Çerkesler sahne almaya ve bilhassa yabancı kaynaklarda yazılı olan feci olayları öğrenmeye başladılar,  trajediyi yaşayanların torunları düşünmeye ve eleştirilere başlamış ve toplumsal uyanış filizlenmeye başlamıştır. Neticede soykırım ateşi küllerinden alevlenmeye başlamıştır.

Uyanış ve bilinçlenme yavaş ilerledi, çünkü olayları Çerkesler kendi aralarında küçük mekanlarda duyurmaya çalışıyorlardı. Ancak, bundan başkalarının haberi olmadı ve kendileri söyleyip kendileri dinlediler. Kimse  “Soykırım“ kelimesini telafuz etmiyor, önceleri “göç”, sonraları ”zorunlu göç“ gibi kelimelerle gerçek olayı görmezlikten geliyordu.

Muhalifleri tarafından  KEM üçlüsü olarak yaftalanan  KENAN, EROL, MURAT ‘ın üçlü triumvirlik oluşturarak, Ç.H.İ. adı altında Çerkeslerin haklarını dile getirmeye başlamasıyla,  dar mekanlardan çıkılarak Çerkes Kurultayı “Lejen Xase “ organize edilmiş, ünlü yazar ve düşünce adamları bilgilendirilerek, Türk medyasının önemli kalemlerinin desteği sağlanmıştır.

Daha sonra, meselenin geniş kitlelere duyurulması için sokaklara çıkılmış ve 4 yerde mitingler düzenlenerek uyanış ateşi yakılmıştır.

KEM üçlüsü sadece söylemlerle yetinmemiş, Putin’in Türkiye ziyaretinde protesto pankartları açarak  Çerkeslerin haklarını hatırlatmak istemiş ve 3’er yıl hapis istemiyle yargılandıkları davada beraat etmişlerdir. Üzücü olan, yargılamada, bu cesur kardeşlerimize destek ve moral olsun diye hiç kimsenin bulunmayışıydı.

Nihayet, bütün dünyaya sesimizin duyulmasının en etkin yolunun Parlementodan seslenmek olduğu gerçeğinden hareketle Ç.D.P. kurulmuştur. Malum olduğu üzere, bağımsız olarak seçimlere katılan 9 adayımız büyük bir gayretle milletvekili seçilerek hizmet etmek için çalışmakta ve destek görmektedir.

Her türlü aleyhteki faktörlere ve engellemelere rağmen, STK’larımız tek çıkar yolun birlikte hareket etmek olduğunun farkına vararak 151. yıl anma törenleri ses getirir şekilde icra edilmiştir. Nitekim Nalçik, Maykop da dahil olmak üzere, Türkiye’de Ahlat’ tan İstanbul’a kadar bütün dernekler bildiriler, basın açıklamaları yayınlayarak olayı dünyaya duyurmaya çalışmışlardır.

Gösteri yürüyüş, protesto, mevlit okunması, anavatana giderek etkinliklere katılma gibi bütün aktiviteler her türlü takdiri hak etmiştir.

Artık ok yaydan çıkmış, 7 den 90’a kadar bütün Çerkes halkı doğru yola çıkmıştır.

21 Mayıs taksim yürüyüş ve protestosunda halkımız sokaklara sığmamıştır. Bardakçı’yı protesto için davet edildiklerinde, dernekte oturmayı tercih edenlere bu protesto kimin haklı olduğunu ortaya koymuştur.

Gasp edilen hakların iadesinin sağlanması, talep ve mücadele ile sağlanabilir. Bu konuda netice alıcı bir yola çıkılmıştır. Başlatılan mücadelenin, gasp edilen hakların geri alınmasını sağlayacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır…  



1272 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi