• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam49
Toplam Ziyaret696832
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.65767.6883
Euro8.92158.9572
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Ünlüleri veya Kendini Afişe Etmek Etik mi ?
10/08/2016

Stresli, olayların tam sebebinin ve sonucunun bilinemediği, çoğu kimsenin olayları bilir sandığı ve kendince çözümler getirdiği, yaşadığımız olaylar hakkında ahkâm kesmenin revaçta olduğu bu günlerde değişik bir konuda dikkatinizi farklı bir konuya çekmek istiyorum.

   Herhangi bir konuda (sporda, politikada, sanatta, bilimde vb….) başarılı olmuş kişilerin veya gurupların başaralı oldukları konunun haber olarak verilmesi ile birlikte fotoğraflarının yayınlanmasında bir anormallik yoktur. Ancak, hiçbir açıklama yapılmadan ünlenmiş veya başarıya ulaşmış bir tanıdığının, akrabasının veya hemşerisinin sadece resminin sosyal medya kanalıyla afişe edilmesi, etik değildir. Afişe ettiği kişinin hemşerisi, akrabası veya tanıdığı olduğunu ima ile kendisine de bir gurur payı çıkarmak düşüncesi ile yapıldığı açıktır.

    Meselenin sadece etik açıdan değil, hukuki yönü ile de uygun olmadığı, afişe edilen kişinin onayı olmadan yapılan bu tür uygulamaların karşı tarafa savunma hakkı verdiği ve zarar verebileceği açıktır. Son zamanlarda hemşerilerimiz tarafından sıkça yapılan bu tür afişe yoluyla kendini tanıtma çabalarından vazgeçilmesi yerinde olacaktır. Dikkat edilirse, Türkiye’deki diğer etnik yazar çizerlerin meşhurlarını afişe etmedikleri görülecektir.

   Diğer bir afişe şekli de, kendi kendini tanıtmak için; falanca yerdeyim, ….restoranta…cafede….  lüks otelde şeklindeki açıklamalar ile yapılan ve bilhassa sıkça başvurulan, çeşit bakımından bol yemek sofraları ile dekore edilen resimlerle yapılmaktadır. Yolda yemek yemenin ve su içmenin bile ayıplandığı toplumumuzda bu çeşit hareketlerin etik olmadığı açıktır.

    Son zamanlarda yaygınlaşan bir afişe tarzı da, hanımları ile sarmaş dolaş resimlerle yapılmaktadır.

   “First Leydilik” Anglo-Sakson ülkelerinde yaygın bir adettir. Amerika Birleşik Devletleri başta birkaç batı ülkesinde revaçtadır. Bunun dışında dünyanın hiçbir ülkesinde devlet ve hükümet başkanları eşleri ile pek ortalıkta gözükmez. Nur Sultan Nazarbayev’in, Şintzo Abe’nin, Putin’in, Angela Merkel’in, Ortadoğu ülkeleri liderlerinin, Afrika, Güney Amerika, Hint, Çin ve Güneydoğu Asya  ülkeleri liderlerinin eşleri ile basında yer aldıklarına pek rastlanmamaktadır.

Eski liderlerden, Menderes’in, Celal Bayar’ın , Brejnev’in eşleri ile arzı endam ettiklerini göreniniz var mı? 

Çerkesler de bu adeti en rijit şekilde uygulayan milletlerdendi, hanımı ile köyüne girer-çıkarken yan yana bile yürümezlerdi. Tabii değişen modern yaşantıya bazı adetlerin adapte edilmesi gerekir. Ancak “Xabze-Xabze” diye nutuk atanların, eşleri ile sarmaş-dolaş sosyal medyada poz verip “hatunum” açıklaması da yapanların, eylem ve söylemlerindeki  çelişkilerini gördükçe insan tebessüm etmekten kendini alamıyor.   

Eleştirilerimiz, asla kadın ve erkeğin eşit olmadığını savunuyormuşuz gibi algılanmamalıdır. Belirtmek istediğim, elde edilen bireysel başarı ve kazanılan şöhretlere, başkaları tarafından ortak olunmasının etik olmadığıdır.



723 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi