• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam7
Toplam Ziyaret626296
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.74385.7669
Euro6.37606.4016
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Kınalar Elde Kaldı
18/04/2013

Savcılığın 1,5 ile 3 yıl arasında hapis cezası  ile yargılanmaları istemi ile mahkemeye sevkedilen Ç.H.İ. kurucuları Kenan Kaplan, Murat Özden ve Erol Karayel 16.04.2013 tarihli ilk duruşmada, eylemlerinin, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefet etmediği görüşü ile beraatlerine karar verilmiştir.

Öncelikle kendilerine geçmiş olsun diyoruz. Ç.H.İ. kurucuları, RF Devlet Başkanı Viladimir Putin’in İstanbul ziyareti sırasında pankart açarak soykırımı haykırmak, bu hususu dünya kamuoyuna duyurmak ve bu konuda basın açıklaması yapmak istemişlerdi.

Aslında ilk celsede beraat etmek istemiyorlardı. Müteakip celsede dosyaya girecek kapsamlı bir savunma ile soykırımı hukuki platformda da duyurmak istiyorlardı. Mahkeme Sayın Av. İbrahim Aycan’ın yazılı savunma talebini de gerekli görmemiş ve kısa süren bir celse sonunda beraat kararı vermiştir.

Çerkes soykırımının Dünya’ya duyurulması için ellerinden gelen gayreti esirgemeyen bu hemşerilerimiz, tutuklanmayı da göze alarak yaptıkları eylemde, hukuken de haklı bulunarak beraat etmişlerdir. Yaptıkları eylemlerin hukuk dışı olmadığı onaylanmıştır

Sanık olarak mahkemeye sevk edilen bu hemşerilerimizin dünyaya haykırmak istedikleri ve üstelik  artık unutulmuş bir konu vardı: SOYKIRIM. Bu görüşe katılmayanlar olabilir ve mevcuttur. Ancak, 10/04/2013 ve 12/04/2013 tarihlerinde Şamil Vakfı’nda ve İKK Derneği’nde Çerkes Dili sempozyumlarında konuşan Kanada’lı Prof. Dr. John Colarusso, ana konu dışına çıkarak bir konuyu özellikle vurgulamak istemiştir. Soykırım hadisesinin dünyaya duyurulması için Soçi Olimpiyatlarının iyi bir fırsat olduğunu, aslında R.F’nun bu olimpiyatları Soçi’de düzenlemekle büyük hata yaptığını, bu vesile ile soykırımın bütün dünyaya duyurulabileceğini özellikle belirtmiştir.  Colarusso, sıradan bir öğretim görevlisi değildir. 40 yılı aşkın bir süre Adığe ve Abhaz dilleri üzerinde araştırma yapmış bu dilleri konuşan, üstelik Abhazya savaşında Başkan Bill Clınton’a Kafkasya konusunda danışmanlık yapmış bir uzmandır. Colarusso’nun  bu görüşü, Ç.H.İ. kurucuları tarafından daha önce düşünülmüş ve her ayın 21’inde İstanbul RF Konsolosluğu önünde protesto edilmektedir.

Ayrıca, İstanbul, Kayseri, Ankara mitinglerinde ana konu olarak işlenmiş, İzmit’teki Lejen Xase toplantılarında da dile getirilmiştir.

Bu protestoların anavatandaki soydaşlarımızın aleyhinde sonuçlar verdiğini, bu durumu yarattıkları için Ç.H.İ’nin ve destekleyicilerinin amaçlarına ulaştığını, şimdi kına yakmaları gerektiği şeklindeki suçlamalar Web Sitelerinde genişçe yer almıştır.

Toplumsal yardımlaşmamızın çok iyi olduğunu, acılı, sıkıntılı günlerde ne kadar yardımlaştığımızı, cenazelerimizin kalabalık olduğunu, bunun eski bir gelenek olduğunu söyler dururuz. Bunlar gerçekten güzel şeylerdir. Ancak, değişen koşullara uygun olarak yardım ve desteklerin yeni oluşumlara da uygulanması gerekir.  KCK davalarını bir kenara bırakalım, Cübbeli Ahmet Hoca’nın duruşmasında en az 200 kişinin mahkeme önünde toplanarak ona moral vermek için el salladığını, alkışladığını gördüm. Bu tür gösteriler aleyhte neticeler verebilirse de, yargılanacaklara büyük bir moral verdiği açıktır. Ç.H.İ. duruşmasına bir tek hemşerimizin dahi gelmemiş olması çok düşündürücüdür.

Bu tür bir dayanışmanın dışında, en önemli destek alanı hukuku müzaheret konusudur. Maalesef Avukat Sayın İbrahim Aycan’ın dışında hiçbir hukukçu hemşerimiz “nedir haliniz” diye arayıp sormamıştır. Bu hemşerilerimiz suç işlemiş olsalar dahi, hukuki destek konusunda yardımcı olunması gerekirdi herhalde.

İzmit kurultayından sonra, Ç.H.İ’nin yerel bir gazetecinin, yeni bir hain gurubu olarak niteleme yapması üzerine, bu yazar aleyhine açılan davayı tersine  Ç.H.İ. nin mahkemeye verildiğini zannedip, size iyi bir avukat lazım şeklinde müstehzi şekilde laf çarptırıp, yapılanları küçümseyenler, her halde bu hemşerilerimizin tutuklanması halinde kına yakmaya hazırlamışlardı. Ama maalesef kınalar ellerinde kaldı.

Her zaman iyi avukatlara ihtiyaç duyulabilir ama sadece Almanya’da değil, “Türkiye’de de Hakimler var”. İyi avukatlar olsa da, olmasa da  adaletin terazisi şaşmaz.

Tekrar geçmiş olsun.


3127 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
OLUMLU GELİŞMELERDEN, SOMUT NETİCELERE VARMAK LÂZIM - 27/05/2019
Farklılıklarımızı bir kenara koyup birlikte hareketle, İstanbul’da 50.000, Türkiye genelinde 500.000 kadar oy potansiyeline ulaştığımızda, milletvekillerimizin mecliste sesi daha gür çıkacaktır.
ÇALIŞTAY (LEJEN XASE) İZLENİMLERİ - 18/03/2019
14-17 Mart 2019 tarihleri arasında Konya/Ilgın İhsaniye köyünde yapılan çalıştay hakkındaki izlenimlerimi aktarmayı görev sayarak bu yazıyı kaleme alıyorum.
Siyaset Bilincimizin 2. Test Tarihi: 31.03.2019 - 05/03/2019
Hangi parti sempatizanı olursak olalım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Doğan Duman’ı tercih edelim.
Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu - 19/08/2018
O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir.
Şark-ı Karip Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti’nin Bildirgesinin 97 Yıl Sonra Yorumu - 12/07/2018
Bugüne geldiğimizde, 24 Haziran 2018 genel seçimleri neticesinde TBMM’de Çerkes etnisitesinden bahsedecek temsilcimiz yoktur. Netice itibariyle ismimizi zikredecek siyasetçimiz olmadığı için fiilen siyaset arenasında da olamayacağız.
Örneklerden , Düşünceye - 26/06/2018
Bireysel kahramanlarımız çok fedakarlıklarda bulunmuşlar ve çoğu canlarını esirgememiştir. Fakat, etkinlikleri bireysel kaldığından toplumsal bir başarıya ulaşılamamıştır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi