• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam69
Toplam Ziyaret560296
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.36725.3887
Euro6.07136.0956
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
Anavatan – Diyaspora Çekişmesi
25/09/2012

Bugüne kadar anavatanda yaşayan kardeşlerimiz ile Türkiye’de yaşayan Çerkesler arasında, gerek kurumlar arasında yapılan oturumlarda, gerekse münferit seyahatlerde yapılan görüşme ve konuşmalarda hiçbir ihtilaf olmamış, yılların verdiği hasret giderilmeye çalışılmış ve bulunabilen akrabalıklar pekiştirilmiştir.

Ancak son aylarda, bilhassa internet üzerinden yapılan tenkitler, menfi yorumlar, çeşitli dedikodularla karşılıklı çekinceli durumlar yaratılmaya çalışılmaktadır.

Türkiye’deki bir kısım eleştirmenler, DÇB’yi hedef seçerek işlevsizliğinden dem vurmakta, derneklerde düzenlenen etkinliklere anavatandan gelip katılan misafirlere ağır eleştiriler yöneltmekte,  bu durum anavatan-diaspora ilişkilerini her geçen gün biraz daha soğutmaktadır.

Halbuki anavatan-diaspora ilişkileri her zaman canlı tutulmak zorundadır. Zira, her iki taraf da birbirine muhtaç olup, birbirinin tamamlayıcısı durumunda olmalıdırlar. Bunun güzel örnekleri bugüne kadar sergilenmiştir. Kosova’da sıkıntıya düşen hemşerilerimizi anavatan bağrına basmıştı. Suriye’de halen güç durumda bulunan Çerkeslerin anavatana dönüşleri için çaba sarf ediliyor olması ve Türkiye’den de yardım kampanyalarının başlatılması, anavatandaki sel felaketinde Türkiye’den yardım yapılması anavatan-diaspora bağının hiçbir zaman kopmayacağının, canlı tutulması gerektiğinin güzel örnekleridir.

Fakat, “diasporadan anavatana akıl vermeye kalkmayın”, “pardon yani siz kimi temsil ediyorsunuz” gibi fikir yürüten bazı kimselerin beyan ve yazıları, bireysel kahramanlık taslamaktan başka bir şey değildir. Ancak zihinleri bulandırmaktadır.

Anavatan-diyaspora ilişkilerinde emsal alınacak iki başarılı örnek var. Birincisi Musevi diasporası, ikincisi ise Ermeni diasporası. Bu iki devletin diasporasız yaşaması imkansızdır. Çerkes diasporası da ekonomik ve demografik olarak aynı potansiyeli içermektedir. Bunun kinetik hale geçirilmesi gerekir.

Diğer taraftan Türkiye’de yapılan bazı etkinliklerin anavatandakileri menfi yönde etkilediği, bu tür etkinliklerden kaçınılmasının gerektiği vurgulanmaktadır. Türkiye diasporasının anavatandakilerin kaybına, zararına sebep olabilecek bir uygulamada bulunacağını düşünemiyorum.

Evet, son zamanlarda Türkiye’de bazı gruplar oluşmuş, bunların bir kısmı yayıncılık ve iletişim yoluyla, bir kısmı sokaklara çıkmak suretiyle, bazıları folklor ve festival etkinlikleri ile bazısı dünyada Google lisanı olarak kabul edilecek ve modern dünyanın kabul ettiği latin harfleri üzerinden alfabe geliştirmek suretiyle,… neticede Çerkeslerin var olduklarını ispat etmek için çaba sarf etmektedirler. Bu çalışmaların hiçbir olumsuz yönü bulunmamaktadır. Yegâne tenkit edilebilecekleri husus kolektif çalışma yürütememeleridir.

Her biri, ulusunun kaybolmaması için katkıda bulunmaya çalışan bu grupların bir çatı altında toplanması elzemdir. Bunu yapabilecek tescil edilmiş en büyük kurumumuz ise Kaffed’dir.

Kaffed’in bu birleşmeyi sağlayabilmesi için, tarafsız, ön yargılardan uzak bir uygulamaya gitmesi gerekmektedir. 

Bir Çerkes atasözünün anlatmak istediğine kulak verelim:

Çığoxer zedeemı ceşör tratxı (Fareler birlikte hareket ederse çatıyı yıkarlar).



Paylaş | | Yorum Yaz
3419 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Adığe Bze Xase/ABX (Adığe Dil Derneği)’nin Büyüme Hızı - 30/11/2018
Adığe Bze Xase; 1864 yılından beri dumura uğrayan yeni icatları isimlendiremeyen Çerkes Dilinin geliştiricisi ve koruyucusu olmaya devam edecektir.
Hilafet Makamının Fiili, Şer-i ve Hukuki Durumu - 27/08/2018
Günümüzde hilafetin bir Müslüman ülke başkanının veya kralının uhdesinde bulundurulması imkansızdır. Zira, diğer iki semavi din, Musevilik ve Hıristiyanlığın yoğun çabaları ile Müslüman ulusların milliyetçilik duyguları ön plana çıkmıştır.
Hudeybiye Anlaşması ve Bir Hadis Hükmünün Yorumu - 19/08/2018
O kadar ki, Hz. Muhammed, Allah’ın resulü olduğunu belirten ibarenin anlaşma metninden çıkarılması isteğine dahi rıza göstermiştir.
Şark-ı Karip Çerkesleri Temin-i Hukuk Cemiyeti’nin Bildirgesinin 97 Yıl Sonra Yorumu - 12/07/2018
Bugüne geldiğimizde, 24 Haziran 2018 genel seçimleri neticesinde TBMM’de Çerkes etnisitesinden bahsedecek temsilcimiz yoktur. Netice itibariyle ismimizi zikredecek siyasetçimiz olmadığı için fiilen siyaset arenasında da olamayacağız.
Örneklerden , Düşünceye - 26/06/2018
Bireysel kahramanlarımız çok fedakarlıklarda bulunmuşlar ve çoğu canlarını esirgememiştir. Fakat, etkinlikleri bireysel kaldığından toplumsal bir başarıya ulaşılamamıştır.
Üzüntümüz Katlanıyor - 24/01/2018
Şehitlerimizin ana dilleri ile radyoda, televizyonda baş sağlığı mesajları yayınlamak, o dili bilenlerin daha istekli ve vefakarca vatanlarını savunmalarını özendirmez mi?
Adığe Bze Xase’nin (ABX) Bayrağı Göndere Çekildi - 27/10/2017
Kültür evi inşası Türkiye’deki Çerkes diasporasının 153 senede yaptığı en önemli ve netice alıcı iştir.
Kehanet Dediler Fakat Gerçekleşiyor - 03/10/2017
Ön görüsü kehanetle yaftalanan fakat her geçen gün gerçekleşen söylem, Boutros Ghali’nin “ 100 yıl içerisinde dünyadaki bağımsız devlet sayısı 2.000’e ulaşacak “ sözüdür.
21 Mayıs’tan Sonra da Devam… - 18/05/2017
Dileğimiz, 21 Mayıs’ta RF İstanbul Konsolosluğu önünde yapılacak etkinliklere bütün kuruluşlarımızın katılarak birlikte olduğumuzun kanıtlanmasıdır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi