• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam103
Toplam Ziyaret828857
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar17.918317.9901
Euro18.328318.4017
Semerkew
Mustafa Saadet
mustafa.saadet@yahoo.com
ATA SÖZLERİNİN YORUMU
26/01/2022

Atasözleri düşünen bilge kişilerin deyişleri olup, kişiler tarafından örnek alınan, düstur olarak kabul edilen sözlerdir. Çoğu, yaşanmış olayları menfi veya müspet şekilde değerlendirir ve muhatabına doğru yolu göstermeye çalışır.

Her dilde binlerce atasözü bulunmakta olup çoğu eski dönemlere aittir ve anonimdir.  Çoğunluğu hayata yön vericidir, uyulması halinde doğru davranışı sağlayan özdeyişlerdir.

Bazıları ise hicvedici, karalayıcı olmakla birlikte hakikat içeren deyişlerdir. Atasözleri yazının icadından önce söylenen ve halk arasında dilden dile dolaşarak darbı mesel haline gelmiş özdeyişlerdir.

Yazının icadından sonra, düşünen akil kişilerin tavsiye niteliğindeki önemli sözleri söyleyen veya telaffuz eden kişinin imzasını taşımaktadır. Genelde hepsi atasözü niteliğindedir.

Türkiye’ de gazeteci Sedef Kabaş’ın tutuklanmasına neden olan ve “Büyükbaş hayvan bir saraya girdiğinde kral olmaz, o saray ahır olur.” şeklinde tahrif edilen Çerkes atasözünün aslı “ Eşek eve girmekle insan olmaz” şeklindedir. Atasözünün kastı, kullanım yerine göre, yöneltildiği kişi veya makamlara göre değişebilir.

Ben 75 yaşında Çerkesce”nin ḣatikuay ağzını çok iyi konuşabilen ve okula başladığında bir kelime bile Türkçe bilmeyen biriyim. Okullarda, dil bilmemenin çok sıkıntısını çektim ve hocalardan sopa yedim, notlarım düşürüldü. Kısaca tahsil hayatına  500 metre geriden başladım.

1950’li yıllarda büyük halam evimize geldiğinde ailenin çocuklarını toplar, önce Çerkesce atasözünün çıkış hikayesini anlatır ve sonunda atasözünü söylerdi. Anlattıkları yazılabilseydi Kırgızların Manas Destanı hacminde olurdu. Kendisi okuryazar olmadığı için söylediklerini yazılı hale getiremezdi. Ben de henüz küçük yaşta ve okuryazar olmadığım için, bunları not etme şansım yoktu. Büyük halamdan duyduğum özdeyiş; “eşek eve girmekle insan olmaz” (Şıder wınam yiḣaće ćıfı ḣurep” (Eşek eve girmekle insan olmaz) şeklindeydi.

Atasözünün şimdiki tahrif edilmiş şekliyle söylenmesi mümkün değildir. Çünkü Çerkes’lerin müstakil devleti olmadığı için, sarayları, kralları, hatta iki katlı binaları bile yoktu.

Bu Çerkes atasözünü tahrif ederek, karalayıcı özelliğini bazı şahıslara yakıştırmak ve onları karalamak Çerkes halkını rencide etmiştir. Mademki Çerkes lisanı kadim ve atasözleri çok önemli, yeryüzünde kaybolmakta olan bu dilin korunmasına, yok olmasının önlenmesine yönelik çaba sarf eden var mı?

“Farklılıklarımız zenginliğimizdir” sloganı ile 2008’de 30 ayrı dilde yayına başlayan ve bunu  41’e çıkaran TRT’nin müteaddit taleplere  rağmen Çerkesce’yi yayın programına almamasının sebebi nedir?

Bu Çerkesce atasözünün örnek alınarak ve tahrif edilerek kullanılması,  önem verilmeyen bu dili bilen biri olarak beni çok düşündürdü. Zaman gelir, göz ardı edilen bazı dillerdeki ifadelerin, en çok kullanılan dillerin ifadelerinden daha güçlü ve anlamlı olduğu ortaya çıkar.

Kaybolan dillerdeki ifadelerin gün gelip önem kazandığını hatırlatarak, yok olmaya yüz tutmuş dillerin korunmasının sağlanması ve Birleşmiş Milletler’in bu konuda ciddi çaba göstermesini temenni ediyorum. 

Bir gerçek var ki inkar edilemez: Yok olan bir dilin ihyası mümkün değildir.



577 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAFFED, ADIĞE DİLİNE VERDİĞİ ZARARDAN DOLAYI ADDER’DEN ÖZÜR DİLEMELİDİR - 01/08/2021
Tüm enerjimizi, kurumlarımızla ve hemşerilerimizle iş birliği içinde anadilimiz için kullanmak dileğiyle, son sözüm şudur. “ADDER, ÇERKES DİLİNİN YILMAZ VE EBEDİ KORUYUCUSUDUR”
UNUTMAYALIM, UNUTTURMAYALIM. - 27/12/2020
Onlar, her türlü kısıtlayıcı önlemlerin yapıldığı, yasakların konduğu zamanlarda fedakarca kültürümüzü bizlere ulaştırmaya çalıştılar. Bizlere ulaştırılan öz kültürümüzü hiç olmazsa onların anısına hürmeten koruyalım.
YARGI KARARININ ÖNEMİ - 15/11/2020
Ethem hakında kitap yazacağını ifade eden, tarafsız yazar Habraçü Murat‘ın bilhassa bu Düzce katliamını sarahate kavuşturmasını ve tarihin bir karanlık sayfasının daha aydınlatılmasını, kurbanların isimlerini tek tek tespit etmesini beklemekteyim.
TARİHİN KARANLIK BİR SAYFASINI AYDINLATAN KİTAP: GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ - 18/10/2020
Kendi soyunun liderlerini acımasızca yok eden, halkının sürülerek felaketine sebep olan Ethem’i kahraman ilan edenlerin Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü kitabını okumalarını tavsiye ederim.
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM MI? - 16/09/2020
Kanaatimce, bu ayrışmaların giderilmesi için bütün İslam ülkelerinin gerçek din bilginlerinden oluşturulacak bir kurul tarafından doğru İslamiyet esaslarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
YENİ PARTİ KURMALAR VE BEKLENTİLER - 12/09/2020
Gösterilen bu bireysellik ve egoizim yapılmamış olmasaydı alınan 17 bin oyun kat kat fazlası alınır, Türkiye’nin siyasi arenasında yerini alır ve partiler içinde ittifak yapılması gerekli parti konumunda olurdu.
ENERJİMİZİN VE POTANSİYELİMİZİN BİR NOKTAYA YÖNLENDİRİLMESİ GEREKİYOR - 23/05/2020
Bu hususta çok tenkit edilmeme rağmen, “Sürgün Hükümeti” oluşturularak , konunun siyasi karaktere dönüştürülmesi halinde Uluslararası Kuruluşlar nezdinde (Bilhassa Birleşmiş Milletler) makes bulacağı kanaatindeyim.
CORONA VE EĞİTİM - 29/03/2020
Geldiğimiz noktada 65 yaş üstü oda hapsindedir ve diğer yaştakiler dışarıya mecbur kalmadıkça çıkmamaktadır. Bu durumun, ilgili kardeşlerimizin dilimizi öğrenmesine ve kaybolmamasına katkıda bulunacağı şüphesizdir.
BİR YAZI, BİR ANI - 02/12/2019
Temennim odur ki bu hemşerimizin, sahip olduğu altın damlatan kalemini Musa’nın asası gibi kullanması ve çıkartacağı harika yazılarla bizleri mahcup etmesidir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi