• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam250
Toplam Ziyaret584821
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.03586.0600
Euro6.73446.7614
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Yıstanbulako ve Şiş Naniy
06/02/2019

“Yıstanbulako” ve “Şiş naniy”i bilir misiniz?

“Yıstanbulako” ve “şiş naniy” iki ayrı ağıttır.

Aynı dil kökeninden gelen Adige ve Abhaz dillerinde yıllardır söylenen, aynı konuyu işleyen trajik ağıtlar.

YİSTANBULAKO                             İSTANBULAKO

wo yistambıl ğueguşşe ari          Ey İstanbul’un uzun yolu                               

wue wui naşe-khaşi                     Ne dolambaçlısın sen

Jilem khıdesnawua                      Benim güzel sevgilimi de

Wo wo wo ri ra                             Wo wo wo ri ra

Yistambılım daşe mığori de        İstanbul’a götürüyorlar bizi.

 

ŞİŞ NANİY                                             ŞİŞ NANİ

Şiş naniy, şiş naniy                       Ninni yavrum ninni

Wıçüa wa naniy                            Uyu yavrum ninni                                           

Rıynü yıgam wabiy waniy             Ananın babanın evinde değilsin

Amşıneykua wamamiy                  Karadenizin koynundasın       

Zıguı ştıtswa açürkupakua            Kabaran dalgalar

Wa wırtsıswa wırımamiy               Seni sallayıp duruyor.

 

Kuzey Kafkas çoğrafyasında yaşayan literatürü oluşmuş tüm anadillerin yazarları, şairleri, hikayelerinde, romanlarında, şiirlerinde hep aynı temayı işlerler; tıpkı İstanbulako ve Şiş nanide olduğu gibi.

Biz Çerkesler, Abhazlar ve tüm Kuzey Kafkas Halkları İstanbul'a turistik seyahat amacı ile gelmedik.

Biz  bazılarının söylediği gibi Türkiye'ye gelmedik. Biz çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı Osmanlı İmparatorluğuna sürgünle geldik.

Biz Anadolu topraklarına gelirken Osmanlı İmparatorluğu ile Rus Çarlığı arasında yapılan bir anlaşma olduğunu da birileri bilmek istemiyor ama arşivlerde o trajedinin belgeleri mevcuttur.

Yurtlarımızdan sürgün edilip koparıldık ama yurt sevgimizi hiçbir güç kalplerimizden söküp atamadı.

Türkiye Cumhuriyeti kurulurken biz Çerkesler en ön saflarda yer aldık.

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı İmparatorluğunun mirasını kabul etti ancak Osmanlının çok dilini, çok kültürünü, çok inancını kabul etmedi. Bir miras babadan oğula külliyen intikal eder. Ben babamın malını, alacaklarını kabul ediyorum ama borçlarını kabul edemem diyemez. Kemalist yönetimler dilleri, kültürleri, inançları kabul etmeyerek insanın doğal yapısına, demokrasiye ve insan haklarına uygun olmayan tek tipi savundu. Bizim sesleri, bizim renkleri yok saydı.

Türkiye Cumhuriyeti kurulur kurulmaz Kemalistler, Çerkes okullarını, Çerkes derneklerini kapattılar. İstiklal savaşının sembol şapkası Kafkas kalpağını şapka kanunu çıkartarak yasakladılar ve şapka kanununu reform olarak lanse ettiler. İstiklal savaşının sembolü Kafkas kalpağını giyen insanlarımız hapse atıldı. Askeri okullardan  Çerkes kökenlileri attılar. “Vatandaş Türkçe konuş, konuşmayanları ikaz et” diye uygulamalarda bulundular. Okullarda aramızda Çerkesçe konuşunça öğretmenlerimizden dayaklar yedik .

Şimdiye kadar kurulan tüm siyasi partiler, bu ülkenin üçüncü demografik yoğunluğu olan Kafkas halkının oyunu almak için Çerkes kökenlileri seçilme şansı olmayan sıralara koyarak onları garnitür olarak kullandılar. Halbuki Türkiye’nin ÇOĞULCULUĞA ihtiyacı var.

ÇOĞULCULUK , toplumsal yaşamda her düşüncenin, eğilimin, gerçekliğin var olmasını, eşitlik ve özgürlüğü savunan görüştür.

İşte bu çağdaş demokratik, insancıl görüşleri savunan, yok kabul edilen anadillerin, kültürlerin, kimliklerin, inançların, renklerin artık bir partisi var: ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ.

Dünyada Çerkes halkının en yoğun yaşadığı kent İstanbuldur. Bu kentin renklerinden biri de yok kabul edilen halklar içindeki Çerkeslerdir.

Çerkesler gibi yok kabul edilen halklar, kimlikler, anadiller, kültürler işte size İstanbul Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Avukat DOĞAN DUMAN!

Doğan DUMAN  bizim, sizin, hepimizin sesidir. Ona tüm gücümüzle ses verelim. Dünyanın en büyük metropol kentlerinden biri olan İstanbulda bizim de var olduğumuzu birilerinin bilme zamanı gelmiştir.

Yıstanbulako ve şiş naniyi bilenler ve bilmeyenler ben İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için oyumu Avukat DOĞAN DUMAN'a, dolayısıyla kendime veriyorum.

Yerel seçimlerde devletin tüm imkanlarını çar çur ederek kullanan siyasi parti adaylarını değil, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve halklarını seven ve dikkate alan İstanbul Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Doğan Duman'a  destek verelim.

Biz AĞRI dağı kadar Türkiyeliz.

Biz ELBURUZ dağı kadar Kafkasyalıyız.

Biz TÜRKİYE halklarındanız.

 



Paylaş | | Yorum Yaz
360 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR! - 20/05/2019
Siz bu toprakların hep iyi gün dostu oldunuz. Biz Çerkesler ve diğer kardeş halklar ise bu toprakların hep kara gün dostuyduk ve hep öyle kalmaya devam edeceğiz.
Türkiye'de Siyaset Yapmak… - 17/04/2019
Üretmeden tüketmek nasıl uzun ömürlü olamıyorsa, iktidar koltuğunda oturup halkın iradesine dikkat etmeyen iktidarlar da uzun ömürlü olamazlar.
Kuzey Kafkas Halkları Türkiye Diasporasının 2018 Bilançosunun Dip Notları - 01/01/2019
Asimilasyon insanlık suçu ise bütün Kemalistler suçludur. Tanrı 2019 yılında kültürleri, anadilleri Kemalistlerin şerrinden korusun.
Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi