• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam78
Toplam Ziyaret695722
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Geldik, Geliyoruz, Geleceğiz…
16/09/2013

Dış güçlerin de acımasızca müdahil olduğu Suriye’deki iç savaş nedeni ile tarafsız kalıp sonra da tarihi toprakları Abhazya Cumhuriyeti’ne  dönen Abhazlara yönelik Gürcistan'nın yazılı, görsel ve sanal medyasında birkaç aydır hep aynı başlıkları görüyoruz:

''Suriye'den Abhazya'ya gelenlere, Gürcülerin evleri veriliyor!''

Önce şunu belirtmek gerekir, Abhazya Cumhuriyeti Anayasası’na göre tüm topraklar Abhazya Devleti’ne aittir. Dolayısıyla Gürcistan’ın saldırısı ile başlayan Abhaz - Gürcü savaşı nedeni ile Abhazya topraklarını terk eden veya terk etmek zorunda kalan insanların bir kısmının Abhazya’da sadece evleri vardır, toprakları yoktur.

Abhazya gibi birçok ülkede de anayasaları gereği topraklar kişilerin değil devletindir. Böyle yüzlerce devlet var. Bu devletleri, Avrupa, Amerika, Afrika, Asya ve Uzak Doğu bölgelerinde görebilmekteyiz.

Şimdi sormak gerekir: Biz Abhazlar  Gürcistan’ın Tiflis, Rustaveli, Poti, Gori, Zugdidi, Kutaisi şehirlerindeki mevcut topraklara, yani onların babalarının, dedelerinin toprakları üzerine gelip ev yaparsak bu topraklar bizim olabilir mi?

Aynı şey 1864 ve 1878 yıllarında oldu. O yıllarda zorla sürgün edildiğimiz o ata topraklarımız işgal edildi ve sizler demografik yapıyı değiştirmek amacıyla kolonize edildiniz.

Bizim bırakmak zorunda kaldığımız evlerde yaşadınız ama biz sizden ev de, ahır da, kümes de istemedik.

Abhaz -Gürcü savaşında çok kişi mağdur oldu ancak en çok mağdur olanlar da sizin “bunlar Gürcüdür'' diye asimilasyon politikalarını üzerlerinde acımasızca uyguladığınız Megreller oldu.

Gerek Suriye'den, gerek Türkiye'den, gerek diğer Orta Doğu coğrafyasından gelen Abhazlar, Megrel halkının yaşadığı Gal bölgesine, bir başka deyişle tarihi Samurzakan topraklarına yerleştirilmedi, yerleştirilmiyor.

Çünkü Abhazya Cumhuriyeti çağdaş demokratik bir ülkedir; bu ülkede çağdışı bir politika olan “asimilasyona” yer yoktur.

Yeryüzünde, sıcak savaş ortamından çıkmış, ardından 60 binin üzerinde insanı ülkesine tekrar kabul etmiş Abhazya gibi bir başka ülke gösteremezsiniz.

Abhazya 60 bin üzerinde Megrel’i kabul etti, çünkü Megrelleri kardeş halk olarak gördü, görüyor ve gelecekte de görecek...

Şunu herkesin bilmesini istiyoruz:

Bugün Abhazlar, diasporada 50'den fazla ülkede yaşıyor. Kuşlar nasıl yuvalarına dönüyorsa, sular nasıl mecralarında akıyorsa, biz de atavatanımız Abhazya'ya dönüyoruz.

Kutsal ata topraklarımıza geldik, geliyoruz, geleceğiz...

Öç ve intikam almak için değil; ata topraklarımız olduğu için geliyoruz.

Çünkü o topraklarda tarihimiz var,

Kültürümüz var,

Dilimiz var ve o topraklarda dedelerimizin mezarları var.

Geldik, geliyoruz ve geleceğiz…

Çünkü Abhaz olarak var olmak istiyoruz.

Ulusal kimliğimizi koruyup “APSUA” gibi “APSUVARA” ile yaşamak istiyoruz.



2993 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi