• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam109
Toplam Ziyaret681622
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84666.8741
Euro7.72557.7564
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Suriyede Ağıtların Dili
03/08/2012

Suriye’de her geçen gün maalesef barışa değil savaşa yaklaşıyoruz. Bu savaş halkların savaşı değil, emperyal güçlerin amaçları doğrultusunda planlanan sömürüye endeksli bir savaştır.

Savaşın halk bazında galibi de olmayacaktır. Ancak bu savaş;  diğer savaşlarda olduğu gibi silah imal ve satıcıların cirolarını yükseltecek, kârlarını arttıracaktır. Bu arada Ortadoğu’daki krallar, sultanlar, emirler, şeyhler, şıhlar, aşiret reisleri gibi monarşist ve feodallerin sosyal statülerinin devamı için gerekli ortam yaratılmış olacak, sömürü sistemin devamı sağlanacaktır.

Nitekim bazı krallık, sultanlık ve emirliklerin gerek lojistik, gerek finansal destekleri bu amaca yöneliktir. Ancak şu bilinmelidir ki, Suriye’de savaşın ardından annelerin ağıtları büyük çoğunluğu Arapça olacak, ancak Kürtçe,  Ermenice, Türkmence, Abhazca, Adigece, Çeçence, Osetçe de ağıtlar yakılacaktır.

Zafer şarkıları mı?

Evet o şarkılar sadece İngiliz ve İbrani (ivrit) dillerinde olacaktır.

Bugün Suriye’de tarafsız olmak en büyük risktir. Tarafsız kalmak iki ateş arasında kalmak, iki düşman sahibi olmaktır. Suriye’de yaşayan Kuzey Kafkasya halkları tercihe zorlanmaktadır. Biz Kafkas halkları tarihimizde hep tercihe zorlandık şimdi olduğu gibi.

Suriye’den savaş nedeni ile gelenler için Türkiye’de açılan kamplarda Kafkas halkından insanları görmemekteyiz. Çünkü onlar için ''savaştan kaçtılar'' sözcüğü büyük onursuzluktur.

Adigey, Kabartay - Balkar, Abhazya Cumhuriyetleri ile Ermenistan’a Suriye’den gelen grupların sayısı çok azdır. Karaçay - Çerkes Cumhuriyeti’ne ve Kuzey Osetya'ya gelmek için müracaat eden insanlarımız da bulunmaktadır. Ancak dedenin, babanın, annenin, kardeşinin mezarlarının bulunduğu toprakları terk edip anavatana dönmek dahi zordur. Çünkü mezarlar bir çimento gibi bağlayıcıdır. İnsanları o topraklarda tutar.

Suriye’de şu anki savaş bir iç savaş olup, dramatiktir. Bu dramatik savaşta Suriye’de yaşayan Kafkas insanı da büyük trajediler yaşamaktadır.

Biz de diasporada yaşayanlar bir şey yapamamanın ezikliği içindeyiz. Ama birşeyler yapmalıyız, açılan yardım kampanyalarına destek vermeliyiz.

Gün 24 saat, biz de 24 saat barış demeliyiz. Barıştan kardeşlikten yana olmalıyız. Savaşa hayır demeliyiz.

Suriye’de devam eden bu iç savaş daha büyük bir boyut kazanıp Türkiye ve İsrail de savaşa katılırsa bu trajedi daha da artacaktır. Kardeşler birbirlerine silah çekme durumunda kalacaktır.

Bizim halkımız geçmişte bunu yaşamıştır.

1877 / 1878 yıllarında, Osmanlı - Rus savaşında Abhazya'ya çıkartma yapan Osmanlı Ordusu’nda gönüllü Çerkes ve Abhazlarla anavatan Abhazya’da yaşayan Abhazlar;

1914 yılında birinci dünya savaşında Sarıkamış kuşatmasında Osmanlı ordusunda görev yapan gönüllü Kafkas askerleri ile Rus çarlık kuvvetlerinde askerlik yapan Kafkasyalılar;

1967 ve 1973 yıllarında Arap-İsrail savaşlarında Mısır, Ürdün, Suriye’de yaşayan Kafkasyalılar, Arap ordularında askerlik görevi yaparken, İsrail ordusunda görev yapan İsrail’de yaşayan Kafkasyalılar karşı karşıya geldiler.

1877 / 1878 Osmanlı  - Rus savaşında Abhazya'ya çıkartma yapan Osmanlı ordusundaki Kafkasyalılar, karşılarında kardeşleri Abhazları görünce silahlarını bırakıp savaş alanını terk etmişlerdi.

1914 yılında Sarıkamış kuşatmasında Osmanlı ordusundaki Kafkasyalılar, Rus çarlığı ordusundaki Kafkasyalılara Adigeçe, Abhazca, Osetçe, Çeçence, Dağıstan dilleri ile yüksek sesle bağırıyorlardı,

-  İçinizde Çerkes var mı?

 

-  İçinizde Kafkasyalı var mı?

 

Çünkü kardeş kardeşi vurmak istemiyordu.

 

1967 ve 1973 yıllarındaki Arap-İsrail savaşlarında Arap ve İsrail ordusundaki Kafkasyalıların yakın mesafeden birbirlerine silah atmamak için buldukları formül çok ilginçti.

Başlarına giydikleri kepleri sol omuzlarındaki apoletlere sıkıştırmışlardı. Oradan birbirlerini tanımaya çalışıyorlardı.

Suriye’deki iç savaş ne biz Çerkeslerin,  ne de Arapların, Kürtlerin, Türklerin savaşı da değildir. Bu savaş emperyalizmin savaşıdır.

Bu iç savaş çağımızın insanlık ayıbıdır. Bu insanlık ayıbında biz Çerkes halkı yokuz. Çünkü bizim yazılı olmayan ama yaptırım gücü çok yüksek olan bir anayasamız vardır. Bu anayasamızın adı HABZE'dir. Habzenin temeli ise ''ayıp'' ve ''onur''dur.

Tanrı hiç kimseyi, hiç bir halkı onursuz kılmasın, ayıbı ile yaşatmasın.



4470 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi