• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Bize, Size, Onlara Barış Gerek Barış!
05/12/2015

Tarihin her döneminde hiç savaşmaması gereken Türk ve Rus halkı hep savaştılar hep didiştiler. Bundan sadece Türk ve Rus halkı değil, biz Kuzey Kafkasya halkları da zarar  gördü.

Sadece onyedi saniye Türkiye topraklarını ihlal eden Rus savaş uçağı düşürülmemesi gerekirken düşürüldü; yine biz Kuzey Kafkas Halkları bundan zarar gördük ve görüyoruz.

Atavatan yurtlarımıza gidemiyoruz; gidenler de sınır kapılarında çeşitli bahanelerle eziyet görmeye başladı.

Seyahat hürriyeti en doğal insan haklarındandır. Türkiye Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü bahane ederek Abhazya Cumhuriyeti’ne ambargo uygulamakta; Türkiye’de yaşayan 500 binden fazla Abhaz kökenli insan direkt bir yolla komşu Abhazya'ya gidememektedir.

Tarihin hiçbir döneminde Abhazya Gürcistan toprağı olmamıştır. Tarihi vatanımız Abhazya’da Gürcü nüfusu hakim olsaydı, bizim dedelerimiz Gürcüce (Kartvelçe) bilmiş olurdu ama Anadolu topraklarına gelmek zorunda bırakılan hiçbir dedemiz Gürcüce bilmiyordu.

Diktatör Stalin Abhaz halkının hür iradesini dikkate almayarak Abhazya'yı Gürcistan'a  özerk Cumhuriyet statüsü ile bağladı ve aynı işlemi kardeş Güney Osetya halkına da uyguladı.

SSCB dağılınca milliyetçilik dozunu kaçıran yeni Gürcistan yönetimi “Abhaz halkı ve Oset halkı Gürcistan’da olabilir ama Özerk Abhazya ve Güney Osetya Cumhuriyetleri olamaz” diyerek bu halkların tarihi ulusal topraklarına saldırdı. Abhaz ve Asetin halkı da topraklarını korudu; çünkü o topraklar onların binlerce yıllık vatanıydı.

Gürcistan’dan geçen petrol ve doğal gaz hatları nedeni ile Türkiye hala Gürcistan’ın olmayan toprak bütünlüğünden bahsetmekte, bu ülkelere ambargo uygulamakta. Bağımsız Devletler Topluluğu bu iki ülkeye koydukları ambargoları kaldırdığı halde Türkiye kraldan fazla kralcı olarak ambargoyu devam ettirmektedir.

SSCB döneminde halkların düşmanı diktatör Stalin Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı isteyince Türkiye NATO'ya girmek zorunda kaldı ve NATO'nun jandarması rolünü üstlendi.

Diktatör Stalin Kars ve Ardahan’ı kimin için istedi?

Rusya için değil. Çünkü Rusya’nın  Türkiye ile kara sınırı yoktur. Stalin kendisi Gürcü’ydü bu vilayetleri de Türkiye ile kara sınırı olan Gürcistan için istedi.

Türklük ve insanlık düşmanı Stalin homojen bir Gürcistan yaratmak için Ahıska Türklerini, Karapapak Türklerini, Terekeme Türklerini, Rum Halkını, Ermeni-Hemşin Halkını, Laz halkını ve müslüman Acara halkını topraklarından sürgün etti.

Tarihten ders almak gerekir. Tarihten gerekli dersi almazsak, Türk -Rus çatışması Türk -Rus krizi sadece Ruslara, sadece Anadolu Türklerine zarar vermez; Rusya Federasyonu’nda yaşayan Türk kökenli Tatar halkına, Çuvaş Halkına, Başkırt Halkına, Karaçay Halkına, Balkar Halkına, Nogay Halkına, Kumuk Halkına, Ahıska Halkına, Karapapak ve Terekeme halkına ve Rusya Federasyonu vatandaşı Kazak, Özbek, Türkmen, Kırgız halkına da zarar verir.

''Kurunun yanında yaş da yanar'' misali biz Abhaz ve Çerkes halkı, Çeçen-İnguş halkı, Oset halkı, Dağıstan halkları, hatta Ermeni ve Gürcü halkı da zarar görür tıpkı dün olduğu gibi.

Rus ve Türk halkları paylaştıkları coğrafya itibariyle barışa dostluğa, kardeşliğe, iyi komşuluğa mahkumdur. Bu barış, dostluk, kardeşlik iyi komşuluk ilişkisi Rus ve Türk kökenli olmayan onlarca halk için de elzemdir.

Birileri Türkler ve Ruslar arasında kriz olsun, hatta çatışma olsun diye beklemekte.

Bugün dünya küçülmüştür ve yapılan her olumlu  ve olumsuz hareket kamera kayıtlarındadır. Bazı şeyleri inkar etmek artık iyice zorlaşmıştır.

Petrolü terör örgütlerinden almak, sınırlarından terörist militanların girip çıkmasına göz yummak teröre destek vermektir.

Bazıları sazı eline almış çalıyor. Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu'yu fethedip büyük Osmanlı İmparatorluğunun yeniden kurma peşinde.

Şimdi adama sorarlar: Sen 980 kilometrelik Suriye sınırını koruyamıyorsun, Orta Asya, Ortadoğu, Anadolu, Trakya, Kafkasya çoğrafyasını nasıl koruyacaksın?

Türkiye ve Rusya Federasyonu ile ilişkiler sadece ekonomik, sadece siyasi, sadece kültür, sanat ve spor alanlarını kapsamıyor, bunun bir de insani ve demografik boyutu var.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde on bir üniversitede Rus dili ve Edebiyatı bölümü var. Bazı üniversitelerimizde Kafkas Dilleri ve Edebiyetları bölümü var. Bu üniversitelerde bu krizden etkilendi.

Rusya Federasyonu’ndan spor kulüpleri ülkemizdeki müsabakalara gelmedi, gelemediler.

İstanbul Taksim Atatürk anıtına dikkatli bakmamız ve bundan da bir ders almamız gerekir. O anıtta sadece Mustafa Kemal’i, sadece İsmet İnönü’yü, sadece Mareşal Fevzi Çakmak’ı değil; bir Rus kökenli mareşal ve yine bir Rus kökenli diplomatı da görüyoruz.

Lenin'in talimatı ile Rusya halkları, Kafkas halkları Türkiye’nin ulusal kurtuluş savaşına siyasi ve lojistik destek verdikleri için, o mareşal ve o diplomat o anıtta yer aldılar.

...Ve o lojistik malzemeler ile Rus ve Kafkas halklarının nakdi yardımları, Abhazya devrimcileri Nestor Lakoba ve Efrahim Yaşba tarafından Anadolu topraklarına ulaştırıldı.

Dünya Abhaz/Abaza Halkı Daimi Kongresi Genel Kurulu Abhazya Cumhuriyeti Başkentı Sohum'da 11-13 Aralık 2015  tarihinde yapılacaktı. Türkiye Cumhuriyeti diasporasından seçilen 45 delege Abhazya'ya gidecekti gidemediler kongre tehir edildi. Abhazya’dan daha fazla Abhaz’ın yaşadığı Türkiye delegelerinin seyahat zorluğu Rusya'dan transit geçme zorluğu dikkate alındı ve kongre ertelendi. Türkiye’den seçilen delegelerin büyük çoğunluğu Türkiye Pasaportunu taşımaktaydı. Şayet bunların Türkiye Pasaportları yanında Abhazya Cumhuriyeti pasaportları da olsaydı bu problem olmayacak, kongre ertelenmeyecekti.

Bugün; Türk ve Rus kökenli binlerce gelinimiz, damadımız ve yeğenlerimiz var. Onlar da bizim gibi barış, dostluk, kardeşlik ve iyi komşuluk istiyor ve istemeye devam edecekler.

İçimizdeki kraldan fazla kralcılar, devşirmeler, mikserler, savaş tamtamcıları şu sıralar biraz susun.

BİZE, SİZE , ONLARA SADECE VE SADECE BARIŞ GEREK BARIŞ!



Paylaş | | Yorum Yaz
1412 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi