• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret559635
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Çerkesler Ve Seçimler
15/02/2015

Türkiye’de yaşayan Kuzey Kafkas halkları 1923 yılından başlayarak siyaset ve bürokrasi dünyasından tasfiye edilmeye başlandı.

Kurtuluş savaşının öncü ve planlayıcılarını tasfiye edebilmek için Türk kurtuluş savaşının kahramanlarından Çerkes Ethem'i vatan haini ilan ettiler.

Yunanistan ve özellikle Selanik’ten gelen Sabetaist gruplar, Anadolu topraklarında kendilerine Çerkesleri rakip gördüler.

Çerkesler eğitimli bir halktı. Ulusal kurtuluş savaşına katkıları fazlaydı. Çabuk organize olabilme gibi bir özellikleri vardı. Bir de bunun yanında Osmanlı Sultanı ile yakın ilişkileri vardı.

Kurtuluş savaşının sembol ismi Ethem bey, Çerkes Ethem yapılıp hain damgası vurulacak, askeri okullarda öğrenim gören Çerkes kökenli öğrenciler atılacak, tarihi soyadları unutturulacak, köy adları değiştirilecek, kurtuluş savaşının sembolü dahi olsa Kafkas kalpağı yasaklanacak, Çerkes kimliği tanınmayarak pasifleştirilip siyasetten ve bürokrasiden uzak tutulacaktı. Maalesef bu faşist uygulamalar ulusalcılık adına pratiğe geçirilip, başarıya ulaşacaktı.

Bugün, Türkiye diasporasında ülke nüfusunun % 10'na tekabül eden yaklaşık 7 milyon Kuzey Kafkasyalı halk yaşamaktadır. Bu halkın demografik bir ağırlığı olmasına rağmen bir çoğrafyası yoktur. Birkaç il dışında yoğun bir nüfusa sahip değildir çünkü demografik ayak oyunları ile Çerkes halkı etnik ve sosyal problemi olan bölgelere dağıtılmış 150 haneden fazla Çerkes köylerinin oluşmasına mani olunmuştur.

Türkiye milletvekilliği bir türlü yürürlüğe giremediği için az nüfuslu halklar ile toplu olarak değil de dağınık yaşayan halklar TBMM’ne girip temsil edilemiyorlar.

550 milletvekilli TBMM'inde Kuzey Kafkas halkının sayısına paralel 55 milletvekilimiz olması gerekirken vekil sayımız üçü beşi geçmiyor.

Bu üç beş milletvekilin sadece birkaçı dışında ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Çeçenim, ben Osetim, ben Dağıstanlıyım, ben Karaçayım, ben Balkarım diyen yok.

1992-1993 Abhazya Gürcistan savaşında TBMM'sinde üç beş milletvekili değil de Kuzey Kafkas kökenli bırakın 55 milletvekili 10 veya 15 milletvekilimiz olsaydı savaş 13 ay sürmez, bu kadar insan ölmez Abhazya'da 12 milyar dolarlık bir savaş zararı oluşmazdı.

TBMM'inde yeteri kadar vekilimiz olsa demokrasi ve insan hakları ile bağdaşmayan Türkiye'nin Abhazya'ya seyahat ambargosu devam edemezdi.

Abhazya Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abhazya vatandaşlarının oy vermeleri için kurulan İstanbul’daki seçim sandığına Sakarya milletvekilimiz Abhaz kökenli Engin ÖZKOÇ sahip çıkmasaydı, bu seçime katılabilir miydik, tercihimizi ortaya koyabilir miydik?

Abhazya’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gözlemci olarak katılmayı, Türkiye’de bunca siyasi parti olmasına rağmen, sadece ve sadece Halkların Demokrasi Partisi (HDP) olumlu yaklaşmıştır.

Abhazya Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Sakarya milletvekili sayın Engin Özkoç önderliğinde muhtelif partilerden oluşan bir heyet Abhazya'yı ziyaret etmiştir. Engin Özkoç gibi bir insanımız olmasaydı bu ziyaret gerçekleşebilir miydi?

Abhazya’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarılı çıkan Raul Hacımbayı yazı ile ilk kutlıyan Kuzey Kafkas halklarının kurduğu ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ olmuştur.

Dünden bugüne Türkiye’nin siyaset sahnesindeki partiler Çerkes halkını seçimlerde bir garnitür olarak görmüştür. Parti içi demokrasinin olmadığı bir genel başkan dikdatoryasında Çerkes halkının oyunu almak için seçim listelerinde seçilemeyecek sırada Çerkes kökenli adayları göstermişlerdir.

Birileri; ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ'nin kurulmasından rahatsız.

- Kraldan fazla kralcılar

- Devşirmeler

- Biatçı olup insan ve vatandaşlık hakkından yoksun olmak isteyenler

- Halklardan, kültürlerden, anadillerden rahatsız olanlar,

- Asimilasyoncular, asimilasyon sevdalıları

- Etnik kimliğinden utananlar

- Onursuz ve kimliksizler

Sizi rahatsız etmek için ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ'ni kurduk.

Bulgaristan’da, Kosova'da kurulan Türk Partilerinin kurucuları ve kadroları ne kadar onurlu ise biz de o kadar onurluyuz.

Türkiye diasporasında yaşayan tüm Kuzey Kafkas halkları;

Bulgaristan, Kosova, Yunanistan diasporasında yaşayan Türk halkının yaptığı gibi yapınız. Kendinize oy verin. Kendi partiniz ÇDP'nin bağımsız adaylarına veya seçilebilecek bir sırada ise diğer partilerden aday gösterilen kendi insanınıza oy verin. Aman dikkat! seçilebilecek bir sıradaysa oyunuzu verin, oyunuz geçmiş seçimlerde olduğu gibi başka birilerinin seçilmesi için yem olmasın.

Bizim insanın problemlerini en iyi bizim insanlar bilir.

Çifte standartları, ambargoları ancak bizim insanlarla ortadan kaldırabiliriz.

TBMM’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi olabilmesi için o mecliste her kültürün, her inaçın, her dilin her rengin orada olması gerekir.

Türk, Ermeni, Rum, Yahudi, Arap, Alevi, Laz, Gürcü, Zaza, Kürt, Pomak, Arnavut, Boşnak, Çingene, Hemşinli, Abhaz, Çerkes, Süryani, Keldani renklerinin biri eksikse güzel bir mozaik de, güzel bir ebru da olamayız.



Paylaş | | Yorum Yaz
1684 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi