• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam180
Toplam Ziyaret680022
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.83746.8648
Euro7.68057.7113
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Çerkesler Ve Seçimler
15/02/2015

Türkiye’de yaşayan Kuzey Kafkas halkları 1923 yılından başlayarak siyaset ve bürokrasi dünyasından tasfiye edilmeye başlandı.

Kurtuluş savaşının öncü ve planlayıcılarını tasfiye edebilmek için Türk kurtuluş savaşının kahramanlarından Çerkes Ethem'i vatan haini ilan ettiler.

Yunanistan ve özellikle Selanik’ten gelen Sabetaist gruplar, Anadolu topraklarında kendilerine Çerkesleri rakip gördüler.

Çerkesler eğitimli bir halktı. Ulusal kurtuluş savaşına katkıları fazlaydı. Çabuk organize olabilme gibi bir özellikleri vardı. Bir de bunun yanında Osmanlı Sultanı ile yakın ilişkileri vardı.

Kurtuluş savaşının sembol ismi Ethem bey, Çerkes Ethem yapılıp hain damgası vurulacak, askeri okullarda öğrenim gören Çerkes kökenli öğrenciler atılacak, tarihi soyadları unutturulacak, köy adları değiştirilecek, kurtuluş savaşının sembolü dahi olsa Kafkas kalpağı yasaklanacak, Çerkes kimliği tanınmayarak pasifleştirilip siyasetten ve bürokrasiden uzak tutulacaktı. Maalesef bu faşist uygulamalar ulusalcılık adına pratiğe geçirilip, başarıya ulaşacaktı.

Bugün, Türkiye diasporasında ülke nüfusunun % 10'na tekabül eden yaklaşık 7 milyon Kuzey Kafkasyalı halk yaşamaktadır. Bu halkın demografik bir ağırlığı olmasına rağmen bir çoğrafyası yoktur. Birkaç il dışında yoğun bir nüfusa sahip değildir çünkü demografik ayak oyunları ile Çerkes halkı etnik ve sosyal problemi olan bölgelere dağıtılmış 150 haneden fazla Çerkes köylerinin oluşmasına mani olunmuştur.

Türkiye milletvekilliği bir türlü yürürlüğe giremediği için az nüfuslu halklar ile toplu olarak değil de dağınık yaşayan halklar TBMM’ne girip temsil edilemiyorlar.

550 milletvekilli TBMM'inde Kuzey Kafkas halkının sayısına paralel 55 milletvekilimiz olması gerekirken vekil sayımız üçü beşi geçmiyor.

Bu üç beş milletvekilin sadece birkaçı dışında ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Çeçenim, ben Osetim, ben Dağıstanlıyım, ben Karaçayım, ben Balkarım diyen yok.

1992-1993 Abhazya Gürcistan savaşında TBMM'sinde üç beş milletvekili değil de Kuzey Kafkas kökenli bırakın 55 milletvekili 10 veya 15 milletvekilimiz olsaydı savaş 13 ay sürmez, bu kadar insan ölmez Abhazya'da 12 milyar dolarlık bir savaş zararı oluşmazdı.

TBMM'inde yeteri kadar vekilimiz olsa demokrasi ve insan hakları ile bağdaşmayan Türkiye'nin Abhazya'ya seyahat ambargosu devam edemezdi.

Abhazya Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı seçiminde Abhazya vatandaşlarının oy vermeleri için kurulan İstanbul’daki seçim sandığına Sakarya milletvekilimiz Abhaz kökenli Engin ÖZKOÇ sahip çıkmasaydı, bu seçime katılabilir miydik, tercihimizi ortaya koyabilir miydik?

Abhazya’daki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine gözlemci olarak katılmayı, Türkiye’de bunca siyasi parti olmasına rağmen, sadece ve sadece Halkların Demokrasi Partisi (HDP) olumlu yaklaşmıştır.

Abhazya Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Sakarya milletvekili sayın Engin Özkoç önderliğinde muhtelif partilerden oluşan bir heyet Abhazya'yı ziyaret etmiştir. Engin Özkoç gibi bir insanımız olmasaydı bu ziyaret gerçekleşebilir miydi?

Abhazya’daki Cumhurbaşkanlığı seçiminde başarılı çıkan Raul Hacımbayı yazı ile ilk kutlıyan Kuzey Kafkas halklarının kurduğu ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ olmuştur.

Dünden bugüne Türkiye’nin siyaset sahnesindeki partiler Çerkes halkını seçimlerde bir garnitür olarak görmüştür. Parti içi demokrasinin olmadığı bir genel başkan dikdatoryasında Çerkes halkının oyunu almak için seçim listelerinde seçilemeyecek sırada Çerkes kökenli adayları göstermişlerdir.

Birileri; ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ'nin kurulmasından rahatsız.

- Kraldan fazla kralcılar

- Devşirmeler

- Biatçı olup insan ve vatandaşlık hakkından yoksun olmak isteyenler

- Halklardan, kültürlerden, anadillerden rahatsız olanlar,

- Asimilasyoncular, asimilasyon sevdalıları

- Etnik kimliğinden utananlar

- Onursuz ve kimliksizler

Sizi rahatsız etmek için ÇOĞULCU DEMOKRASİ PARTİSİ'ni kurduk.

Bulgaristan’da, Kosova'da kurulan Türk Partilerinin kurucuları ve kadroları ne kadar onurlu ise biz de o kadar onurluyuz.

Türkiye diasporasında yaşayan tüm Kuzey Kafkas halkları;

Bulgaristan, Kosova, Yunanistan diasporasında yaşayan Türk halkının yaptığı gibi yapınız. Kendinize oy verin. Kendi partiniz ÇDP'nin bağımsız adaylarına veya seçilebilecek bir sırada ise diğer partilerden aday gösterilen kendi insanınıza oy verin. Aman dikkat! seçilebilecek bir sıradaysa oyunuzu verin, oyunuz geçmiş seçimlerde olduğu gibi başka birilerinin seçilmesi için yem olmasın.

Bizim insanın problemlerini en iyi bizim insanlar bilir.

Çifte standartları, ambargoları ancak bizim insanlarla ortadan kaldırabiliriz.

TBMM’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi olabilmesi için o mecliste her kültürün, her inaçın, her dilin her rengin orada olması gerekir.

Türk, Ermeni, Rum, Yahudi, Arap, Alevi, Laz, Gürcü, Zaza, Kürt, Pomak, Arnavut, Boşnak, Çingene, Hemşinli, Abhaz, Çerkes, Süryani, Keldani renklerinin biri eksikse güzel bir mozaik de, güzel bir ebru da olamayız.



1789 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR! - 20/05/2019
Siz bu toprakların hep iyi gün dostu oldunuz. Biz Çerkesler ve diğer kardeş halklar ise bu toprakların hep kara gün dostuyduk ve hep öyle kalmaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi