• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam274
Toplam Ziyaret696109
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
‘Öküzün Altında Buzağı Arayanlar’ Soruyor
25/01/2016

''Öküzün altında buzağı arayanlar'' Kasım 2015 ayından beri soruyorlar; soranların bir kısmı yüzümüze direkt olarak soruyor, bir kısmı da medya ve sosyal medya aracılığı ile endirekt soruyor:

- Kimden yanasınız?

Biz iki komşu halk olan Türk-Rus halklarının ilişkilerinin düzelmesinden yanayız.

Biz en güzelinden en kolayından yanayız, yani biz barıştan yanayız.

Hani bir Türk atasözü var, ''Komşu, komşunun külüne muhtaçdır'' diye. Biz buna inanıyoruz.

Türk ekonomisi de, Rus ekonomisi de birbirine muhtaçdır. Türk insanının da Rus insanının da birbirlerini elinin tersi ile itme gibi bir lüksü olamaz, çünkü birbirlerine komşular, çünkü biri nezle olursa diğeri de aksırır.

Biz Türkiye diasporasında yaşayan, Abhazlar, Çerkesler, Kuzey Kafkasya Halkları her ne kadar Rus savaş uçağının düşürülme olayından sonra oluşan krizden sonra ''Sakal bıyık arasında'' kalmışsak da tavrımız açık ve nettir.

Biz barıştan, dostluktan, iyi komşuluktan yanayız.

Bir tarafta büyük dedelerimizin, büyük ninelerimizin topraklarında yattığı zorla sürgün edildiğimiz atavatan Kafkasyamız; bir tarafta kurucu unsurlarından olduğumuz, canımızı verdiğimiz, kanımızı akıttığımız dedelerimizin, babalarımızın, annelerimizin mezarlarının bulunduğu Türkiye Cumhuriyeti toprakları...

Her ikisinden de vazgeçmeyiz, vazgeçemeyiz.

SSCB dağılınca ''Abhaz halkı olacaktır ama Abhazya diye bir devlet olmıyacaktır'' deyip, Abhazların binlerce yıllık anavatanı Abhazya'ya Gürcistan faşist güçleri saldırınca;

-Türkiye, Gürcistandan yana tavır almasına rağmen,

-Türkiye, Gürcistana silah yardımı yapmasına rağmen,          

-Türkiye ,Gürcistan askerlerini eğitmesine rağmen,                 

-Türkiye, Gürcistana lojistik politik, diplomatik destek vermesine rağmen,

-Türkiye, Abhazya Cumhuriyetini tanımamasına rağmen,        

-Türkiye “kraldan fazla kralcı olarak’’ Abhazya Cumhuriyetine insan haklarına aykırı seyahat ambargosu uygulamasına rağmen,    

-Türkiye, 23 Nisan Egemenlik ve Çocuk bayramına Abhaz çocuklarını önce davet edip, sonra Gürcistan baskısı ile bayrama katılamazsınız hadi gidin demesine rağmen…

Biz Abhazlar, Çerkesler, Kuzey Kafkas Halkları, Türkiye Cumhuriyeti’nden vazgeçmiyoruz ve onun aleyhine tavır takınmıyoruz; çünkü biz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en önemli kurucu unsurlarından biriyiz.

Devleti, hükümetler sevk ve idare eder. Hükümetin bize karşı tavrı bu olabilir ama hükümetler gelip geçicidir. Türkiye Halkının bizi sevdiğini, bizden yana olduğunu da çok iyi biliyoruz.

Biz Türkiye diasporasında yaşayan Kuzey Kafkasya Halkları, ata toprağımız Kafkasya’da 7 Cumhuriyetimizin de Rusya Federasyonu içinde olduğunu da iyi biliyoruz.

Bağımsız Abhazya Cumhuriyeti’nin, yine bağımsız Güney Osetya Cumhuriyeti’nin Rusya Federasyonun tanıması, lojistik, politik diplomatik desteği ile var olduğunu da iyi biliyoruz.

Bizler; Türk-Rus halkının kapışmasını bekleyen emperyal güçlerin var olduğunu da iyi biliyoruz.

Biz yine biliyoruz ''Filler tepinince, karıncaların ezildiğini.''

Biz ezilmek değil, insanca yaşamak istiyoruz.

İnsanca yaşamak için de su, hava, ekmek, doğa kadar barış da gerekir diyoruz.

Barış ama onurlu bir barış diyoruz. Biz bugün de, yarın da barış demeye devam edeceğiz, çünkü barış bize, size, onlara da gerekli.

Kurucu unsurlarından olduğumuz, yaşadığımız ve vatandaşı olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti, turizm sektörüne 50 milyar dolar yatırım yapmışsa, 34 milyar dolar turizm geliri elde ediyorsa, bunun da Gayri safi milli gelirin içinde yüzde 4 üzerinde payı varsa, turizm sektöründe milyonlarca kişi istihdam ediliyorsa, Türkiye’nin 2020 yılı turizm hedefi 60 milyon turist ise devletimizin de bizim gibi barış ve dostluktan başka alternatifi olamaz ve olmamalıdır.

‘’Öküzün altında buzağı arayanlar’’ siz Abhazya’yı bırakın.

İmparatorluk kurmayı düşündüğünüz coğrafyaya şöyle bir bakın.

Irak ve Suriye halklarının gözyaşlarına bir bakın.

Yeniden Osmanlı İmparatorluğunu kurma hayalini de artık bırakın.

Güvendiğiniz dağlara kar yağmış görmüyor musunuz?

Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan aklın yolunu seçti Ruslar lehine tavır aldı anlamıyor musunuz?

Siz gelin şu büyük hayaliniz olan Büyük Turan Türk İmparatorluğundan da vazgeçin.

‘’Dost acı söyler’’ ama doğruyu söyler.

Büyük hayaller büyük mutsuzluklar getirir.



1279 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi