• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret779700
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.27809.3151
Euro10.816110.8594
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER
19/09/2019

Osmanlı Sultanı 2. Abdülhamit'in basına uyguladığı sansürü her zaman her ortamda dile getiren, bunu acımasızca eleştiren Kemalistler, 4 Mart 1925 tarihinde ilan edilen Takrir-i Sükûn Kanunu’nu hiç dikkate almazlar.

Bu riyakarlığın, iki yüzlülüğün ta kendisidir. Riyakarlığın, iki yüzlülüğün önde bayrak tutanları Kemalistler Takri-ri Sükûn Kanunu’nu yok görürler.

İstiklal Savaşı’nın  destekcileri  önce basını susturdular. Tevhid-i Efkar, İstiklal, Aydınlık, Son Telgraf, Sebil-u Reşat, Orak Çekiç, Tanin, Vatan, Sada-yı Hak, Sayha, İstikbal gibi gazeteleri kapatıp Türkiye'de basın hayatında tekel oluşturdular. Kitap ve gazete kağıtlarının satışlarını dahi kendi imtiyazlarına aldılar.

Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.

Kendilerine muhalif, kendileri gibi düşünmeyenlerin yurtiçinde yayınladıkları gazete, mecmua, dergileri kapattılar, kitapları toplattılar.

Yine kendi tektipci politikalarına uymayan, asimilasyoncu metodları eleştiren gazete, mecmua, kitap ve dergilerin Türkiye'ye girmesini yasakladılar.

Türkiye'ye girmesi yasaklanan gazete, dergi, mecmua ve kitaplardan, Kafkasya coğrafyasına, Kafkas kültürüne, Kafkas halklarına yönelik yazılı basın da nasibini aldı.

Özetle Kafkas coğrafyasına, Kafkas Kültürüne, Kafkas halkına yönelik yayın yapıp bu anti-demokratik kanununa takılan mevküteleri şöyle sıralıyabiliriz.

- Fransada yayınlanan “Kafkas Eli” mecmuası

- Polonyada yayınlanan “Yedi Yıldız” gazetesi

- Fransada ingilizçe yayınlanan “Quarterly” gazetesi

- İstanbulda yayınlanan “Kafkas Almanağı”

- Fransada yayınlanan “Zarya Kafkas” dergisi

- Fransada yayınlanan “Yeni Kafkas” mecmuası

- Yunanistanda yayınlanan “Yarın” gazetesi

- Yunanistanda yayınlanan “Müdafai İslam” gazetesi

- Bulgaristanda yayınlanan “Koca Balkan” gazetesi

- Gürcistanda lazça yayınlanan “Mçita Murutsi” dergisi

- Abhazyada yayınlanan “Apsnı Kapş” gazetesi

- Suriyede latin harfleri ile yayınlanan  “Çerkes Alfabesi”

- İngilterede yayınlanan “The İslamic Review” mecmuası

- Fransada  fransızça ve rusça yayınlanan “Kavkaz- le Causase” dergileri

Bu listeyi dahada uzatabiliriz.

İnsan oğlunda EMPATİ duygusu en kutsal duygularından biridir.

Empati duygusunu Kemalistler’de aramak, şeytanda iman aramaya benzer.

Takrir-i Sükûn Kanunu, dijital teknolojinin geliştiği, internetin yaygınlaşıp hızlanması ve kolaylaşması ile günümüzde uygulanması pratik görmesi mümkün değildi.

Sosyal medya ortamında bilgiye, habere ulaşmak artık çok kolaylaştı.

Kemalistler artık teknolojiye ve anadilim, kültürüm, halk bilimim (folklör) kimliğim diyen halklara ve bu halkların çile çeken, eziyet gören kanaat önderlerine mağlup oldu.

Kemalist ve Sebetaistlerin Türkiye coğrafyasında basın-yayın organları üzerindeki tekelleri ve imtiyazları dijital teknoloji ile sona erdi.

Günümüzde insanlık; bitkilerin ve hayvanların genleri ile oynamayı, onları değiştirmeyi suç olarak görmektedir; hatta insanlıktan nasibini almış günümüz insanları sirklerde gösteri yaptırılan hayvanlara eziyet yapılıyor diye tepki göstermekte, sirklerin kapatılması için kampanyalar düzenlemektedir.

Takrir-i Sükûn Kanunu ile Kemalistler Anadolu toprakları üzerinde yaşayan halkların anadillerini, kültürlerini işlemelerine mani oldular.

Takrir-i Sükûn Kanunu, Şapka Kanunu, Soyadı Kanunu gibi Anadolu topraklarında yaşayan halkların anadillerine, kültürlerine, halk bilimlerine, kimliklerine yönelik asimilasyon amaçlıydı.

   ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR.


1045 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜĞÜNLERİMİZ SİLAH ATILAN POLİGON DEĞİLDİR! - 26/08/2021
Köy düğünlerinde silah atan magandalar artık kentlere de ulaşmış bulunmakta, hergün yeni bir yaralanma, ölüm haberi almaktayız.
AFGANİSTAN’DA ÖLEN ABHAZLAR VE MEGRELLER - 17/08/2021
Gürcistan çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir ülke olmasına rağmen Kartvel kozunu sürekli oynayıp, homojen bir Gürcistan yaratma, diğer halkları pasifize etme peşinde.
DİASPORALARIN GÜCÜ - 01/05/2021
Abhazya'nın özgürlük ve bağımsızlık savaşında Türkiye diasporasında yaşayan 5 milyondan fazla Kuzey Kafkasyalı birlik ve beraberlik içinde hareket ettiler.
SUNİ DEVLET SINIRLARI SAVAŞ DAVETİYESİ DEĞİL Mİ? - 10/10/2020
Pergel ve cetvelle ülkelere suni sınırlar çizen emperyal devletlerin faşist yöneticileri, günümüz demokrasi ve insan hakları anlayışına göre savaş suçlusudur.
ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi