• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam108
Toplam Ziyaret696891
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.65167.6823
Euro8.95278.9886
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Türkiye'de Siyaset Yapmak…
17/04/2019

Türkiye'de siyaset yapmak dün çok zordu; bugün ise dijital teknolojinin gelişmesi, basın, yayın organlarının çoğalmasına rağmen siyaset yapmak daha da zorlaştı.

Birileri hala anlamak istemiyor veya anlamamak işlerine geliyor.

Tüm dünya suçun kişiselliğini kabul etmiş olmasına rağmen, bunlar yine aynı senaryolarına devam ediyor.

İstiklal savaşımızın önderlerinden Çerkes Ethem'le başlatılan bu tavrı en son 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı bir isme uygularlarken gördük.

Suç kişiseldir ve genelde de ortada bir suç yoktur. Ama birilerinin suç ve suçlu üretmekte üstlerine yoktur. Hatta o kadar ileri giderler ki, kendilerinin iktidarda olduklarını dahi unuturlar.

Türkiye'de  tek parti yönetimlerinin askeri ve sivil darbe girişimleri ile siyaset zaten kirlenmişti; şimdi ise bu kirlenen siyasetin daha da kirlendiğini görüyoruz.

Bir tarafta devletin, belediyelerin, vakıfların, cemaatlerin, tekel oluşturulup yandaş yapılan basın yayın organlarının tüm imkânlarını sınırsız kullananlar;

Öbür tarafta fikirlerini, plan ve projelerini halka açıklamak için gerekli ortam ve imkânı bulamayan partiler ve bağımsız adaylar...

Ülkemizde siyasilerin profilleri hiç değişmiyor, hep aynı profiller. Mesleğe giriş için hiçbir şart ve kuralın olmadığı müteaahitler partilerde siyaset yapan ve aday olan en kalabalık meslek grubu. Dünyada en çok müteaahiti olan ülkeyiz, bu böyle giderse birinciliği hiçbir ülkeye de kaptırmayacağız.

Bazı ülkelerde lise mezunu olmayanlar bırakın aday olmayı, seçmen dahi olamıyor. Ülkemizde ise eğitim seviyesi yükselmiş olmasına rağmen hala 3 sınıflı, 5 sınıflı ilkokul mezunları belediye başkanlıklarına, belediye meclis üyeliklerine aday olabiliyor.

Belediyeler ve muhtarlıklar hiçbir hobileri olmayan emekli olmuş 75 ve üstü yaşların vakit geçirdikleri kurumlar haline gelmiş durumda.

Ülkemizin, genç ve eğitimli bir nüfus potansiyeli olmasına rağmen yönetimlerin ilk ve son kademelerinde hep yaşlıları görüyoruz.

Ölene kadar belediye başkanı, belediye meclis azası, il genel meclisi üyesi, muhtar. Buna artık bir son verme zamanı gelmiş, geçmektedir.

Yerel seçimler sadece yerel yöneticilerin belirlendiği seçimler değildir. Yerel seçimler o yörede yaşayan insanların sosyolojik, demografik, kültürel parametrelerini ortaya koyan seçimlerdir.

Yerel seçim neticelerini vermekle görevli kurum ve kuruluşlar sadece birinci ve ikinci sıradaki adaya odaklanıp kalmamalı, diğer partileri ve bağımsız adayları da dikkate almalıdır. Haber ile yorumları birbirine karıştırmamalı, objektif davranmalıdırlar.

Üretmeden tüketmek nasıl uzun ömürlü olamıyorsa, iktidar koltuğunda oturup halkın iradesine dikkat etmeyen iktidarlar da uzun ömürlü olamazlar.



506 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi