• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam111
Toplam Ziyaret681624
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84666.8741
Euro7.72557.7564
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Bağımsız Abhazya'nın, Bağımsız Abhazya Kilisesi Problemi
12/01/2012

Abhazya bağımsız bir ülke olup, bu bağımsızlığı Birleşmiş Milletler'e üye olan ve olmayan ülkelerce de tanınmıştır.

Hattâ, Rusya Federasyonu gibi BM Güvenlik Konseyi Daimi Üyesi bir ülke de buna dahildir.
Abhazya çok dinli bir ülkedir.

Hıristiyanlık 4. yüzyıldan beri mevcuttur.

Abhazlar İslam'la ise 1555'de Osmanlılar vasıtası ile tanışmıştır.
Tüm Kafkaslar'da olduğu gibi, gerek Hıristiyanlık, gerek Müslümanlık veya bir başka deyişle din sosyal yaşamda hep ikinci sırada yer almış, ilk sırada daima habze olmuştur.

***

Abhazya Hıristiyanları'nın dini ritüelleri Grek ritüelleri gibidir, yani İstanbul'daki Fener Rum Patrikhanesi örnek alınmıştır.
1992-1993 Abhazya - Gürcüstan savaşından sonra Abhazya Ortodoks Kilisesi de facto olarak bağımsız kalmıştır.

Başlangıçta bağımsız olan Abhazya Kilisesi sonradan halkın iradesi dışında Gürcüstan'a bağlanmıştır.

Bugün Rusya Patriği 2. Aleksey, patrikhaneler arasında bir problem çıkmasın diye Abhazya Kilisesi'nin kendileri ile irtibatlı olmasını istemiyor.

Zaten Abhazlar da buna karşı; çünkü ibadet, tür ve şekilleri Grek motifleri taşıyor.

Ancak öte yandan Fener Ortodoks Patriği Bartholomeos da Gürcüstan Patriği 2. İliya ile arasının açılmasını istemediğinden Abhaz kilisesinin taleplerini duymazlıktan geliyor.

***

Şimdi bir anımı paylaşmak istiyorum izninizle...
Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi yönetiminde bulunduğum yıllarda, savaşın hemen akabinde Abhazya'dan bir dini heyet geldi ve patrik Bartholomeos'la görüşmek istedi.
Ben de Kurtuluş'taki bir Hıristiyan arkadaşım vasıtası ile randevu aldım. Heyette bir Rus asıllı papaz ve şimdiki Abhazya Episkoposu Plia bulunmaktaydı. Bu misafirlerimiz Yunanistan'da kutsal Aynoroz Adası'na gidip orada ibadet etmek için patrikten izin almak istiyorlardı. Randevu günü patrikhaneye gittik ancak patrik hazretleri randevumuz olmasına rağmen bizi kabul etmedi. Kabul etmedi çünkü Gürcüstan'dan patrikhaneye bizim papazların Abhazya'dan izinsiz çıktıklarına dair ihbar gelmiş. Yani onlar Türkiye'ye gelen gemiye binerlerken ispiyoncular da ihbarda bulunmuşlar.
Ruhban Plia muhatabına sordu:
- "Peki biz kimden izin alacaktık?"
Patrihanedeki görevliler kara kaplı büyük bir defteri açtılar ve
- "Sizin 2. David'den izin almanız lazımdı buraya gelirken" dediler.
Bizim Abhaz papaz Plia onlara şöyle cevap verdi:
- "2. David savaş çıkmadan Abhazya'yı ve cemaatini terk etti. Çünkü O Gürcüstan'ın Abhazya'ya saldıracağını biliyordu. Şimdi ise Tiflis'te. Ben böyle birinden izin alacak kadar küçülemem."

Patrikhane, Yunanistan'daki Aynoroz Adası'na gitmelerine de izin vermedi. Bizim iki papaz misafirimiz ise patrikhanedeki kilisede dua edip ayrıldılar.

Ben de çok üzüntü duydum, onlar da çok üzüldü. Söyleyecek kelime bulamıyorduk, kelimeler boğazımızda düğümleniyordu.

***

Eminönü'ne geldik Üsküdar vapuruna bindik, Üsküdar'da kaldıkları otele geldik.

Plia,
-"Erol üzülme, biz bunun peşini bırakmıyacağız. Buradan Yunanistan'a nasıl gideriz sen bize onu söyle" dedi.
- "O kolay, ben hallederim" diye cevap verdim.
Yunanistan'a telefon açtı. Sovyetler dağılınca Abhazya'dan Yunanistan'a giden Grek arkadaşları ile görüştü, onlar "siz gelin, biz sizi karşılarız" dediler.
Ertesi günün akşamı iki papaz misafirimizi Sirkeci Tren İstasyonu'ndan Atina'ya yolcu ettik. Abhazya sevgisi ile dolu Grekler bizim ruhbanları karşıladılar, onları misafir ettiler ve lüks özel bir yatla gerekli izinleri de alarak kutsal Aynoroz Adası'na yolcu ettiler.
İşte dostlar yurtseverlik bu.
Abhazyalı Grek yurtseverleri bunu gösterdiler.
Ha şunu da söyleyelim, Abhazya'nın özgürlük savaşında Grek kardeşlerimiz de yanımızda yer aldı. Hele bir baba ve 16 yaşındaki oğlu var ki hiç unutamam. Bu baba ve oğulu daha sonra geniş bir şekilde kaleme almak istiyorum.

***
Bugünlerde İstanbul Ortodoks Patrikhanesi'ne Abhaz Ortodoksları'nın dini temsilcilerinden Dbar başkanlığında bir heyet geldi ve sayın Bartholomeos ile görüşmelerde bulundu.
Bu vesile ile Ortodoks dünyasının ruhani liderine biz de buradan sesleniyoruz:
Sayın Bartholomeos,
Biz de sizin gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız.
Sayımız 500 binin üzerinde.
Müslümanız ancak Abhaz Ortodoks Kilisesi'nin de Abhazya Cumhuriyeti gibi bağımsız olmasını istiyoruz.
Ve bir dini lider olarak sizin Ortodoks Hıristiyan kardeşlerimizin dinsel problemlerini de özgürce düşünmenizi rica ediyoruz.


4114 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi