• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam278
Toplam Ziyaret696113
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Dünya Kadınlar Günü ve Çerkes Kadını
12/03/2012

Çerkes kadınları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü İstanbul Kafkas-Abhaz Derneği'nde büyük bir çoşku içinde kutladı. Bu kutlamalarda büyük reforumcu Kafkas-Abhazyalı Tunuslu Hayrettin Paşa ilk defa gündeme alınıp şükranla anıldı.

Kafkasya'dan, Abhazya'dan getirilip İstanbul Sultanahmet'deki esir pazarında satılan Hayrettin, şansı ve azmi ile iyi bir eğitim gördüğü ve sonra görev üstlendiği Tunus'ta büyük reformlara imza atmıştır.

Bu önemli çalışmaları gören Sultan Abdülhamit, kendisini İstanbula çağırıp sadrazamlık görevi vermiştir.

Tunuslu Hayrettin Paşa sadrazam olarak Osmanlı İmparatorluğunda önemli reforumlar yapıp ilklere imza atmıştır.

Kendisi de esir pazarına getirilip satıldığını unutmamış, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde bu utanç verici, çağdışı insan ticarerini ortadan kaldırmıştır.

Kadınları aşağılayıcı, onur kırıcı bir uygulama olan çağ dışı gayr-ı ahlaki cariyelik sistemini kaldırmıştır.

Osmanlı imparatorluğunda çalışanlara yönelik emekle ilgili ilk kanunlar ve uygulamalar bu Çerkes, bu Abhaz kökenli sadrazam zamanında yapıldı.

Bu arada objektiflik adına, doğruluk adına bir öz eleştiri de yapmamız gerekir; Tunuslu Hayrettin Paşa'nın esir ticareti ve cariyelik sisteminin kaldırılmasına en büyük tepki, Osmanlı sarayına, paşa ve bey konaklarına esir ve cariye temin eden içimizdeki feodal beylerden gelmiştir.

***

8 Mart Kadınlar Günü İstanbul Kafkas Abhaz Derneği'nde çoşkulu bir şekilde kutlandı. Kadınlarımız, Setanaylarımız bu müstesna günde onur ve gururlarını kurtaran Tunuslu Hayrettin Paşa'yı da unutmayarak vefalarını bir kez daha gösterdiler.

Her 8 Mart Dünya Kadınlar gününde, Kafkaslar, Balkanlar, Ortadoğu, Afrika ve Türkiye coğrafyasında kadınlarımızı cariyelik gibi aşağılayıcı bir uygulamadan kurtaran bu büyük insan, bu büyük Kafkasyalı, bu büyük Çerkes, bu büyük Abhaz şükranla anılmalıdır.

Kadir bilir Tunus halkı onun mezarını İstanbul Eyüp'ten alarak ülkelerine götürdü. Ona muhteşem bir anıt mezar yaptılar. Adına başkanlık sarayında bir müze inşa ettiler.

Dünya Abhaz/Abaza Halkı Kongresi Yönetim Kurulu'nun bir toplantısı da Tunus'un daveti üzerine bu ülkede yapıldı. Gelen delegasyon ve Yönetim Kurulu'na büyük misafirpervellik gösterildi. Tunus bize ahde vefa duygusunu çok güzel ortaya koydu.

***

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Mart 2012'de Tunus'a bir ziyaret gerçekleştirdi. Orada bir Kafkas kolonisi gördü. Kayseri'den yıllar evvel gelip Tunus'a yerleşmiş bir Çerkes kadınla sohbet etti. Tunus'ta Tunuslu Hayrettin Paşanın 1860'lı yıllarda yaptırdığı Galatasaray Lisesi gibi eğitim seviyesi yüksek SADIKİ Koleji'ni ziyaret etti, yetkilerinden bilgi aldı.

8 Mart Dünya kadınlar Günü'nde İstanbul Kafkas Abhaz Derneği'ndeydik. Kadınlarımız Setanaylarımız çoşkuluydu, sevinçliydi, onurlu ve gururluydu, mızıka çaldılar, dans ettiler, şarkı söylediler, kendi elleri ile yaptıkları geleneksel yemekleri ikram ettiler.

Bu özel günde, Anavatanları Abhazya Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı ALEKSANDIR ANKUAB'ın kadınlar gününü kutlayan mesajı ile duygulu anlar yaşadılar.

Bilindiği gibi Abhazya Cumhuriyeti'nde, Rusya Federasyonu'nda, bütün Kuzey Kafkas coğrafyasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü resmi tatildir.

Bir konuda kimse ayıp görmesin ama mütevazi olamıyacağım. Anadolu topraklarında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü en coşkulu kutlamaya layık kadınlar bizim Çerkes kadınlarıdır.

Çünkü bizim yazılı olmayan ama yaptırım gücü çok fazla bir anayasamız vardır. Bu anayasa, ayıp, onur, saygı, sevgi, empati üzerine inşa edilmiştir.

Adı da habzedir. Habzede kadın hep önde, hep sosyal hayatın içindedir.

İşte birkaç örnek:

- Çerkes kadını evlense de soyadı değişmez.

- Çerkesler'de protokol sırasında önde amca değil, dayı olur.

- Çerkes kadının çocuğu, annesi hangi köydense o köyde yaşayan herkese dayı der, köydekiler de ona yeğen diye hitap ederler.

- Çerkes kadını sosyal yaşantıda erkeklerle içiçedir.

- Çerkes kadını dağda, bayırda, tarlada çok az görünür. Onun asıl görevi, evi, çocuğu ve ağırlayacağı misafiridir.

- Çerkesler kız çocuklarını özellikle okula yollar, eğitim aldırırlar.

- Çerkeslerde çocuk yaşta evlilik olmadığı gibi bazı toplumlarda sık sık görülen (akraba evliliği, berdel evlilik, beşik kertmesi evlilik, kan bedeli evlilik) gibi evlilikler de, hatta komşu kızı ile evlilikler de yoktur.

- Çerkes şarkılarında, kadınları aşağılayıcı şarkılar olmaz. (Komşu kızını zapt eyle yaylalar yaylalar, emmi oğlu ele benzer, eniştem fışt dedi, baldız baldan tatlıdır v.s.)

- Çerkesler'de kadına (Köroğlu, kaşık düşmanı, eksik etek) gibi aşağılayıcı sözcükler kullanılmaz, kullanılamaz.

- Çerkesler'de karısını öldüren, karısını bıçaklayan, karısını döven erkek yoktur.

- Çerkes erkeği karısını tanıtırken çocuğu yoksa “gelininiz”, çocuğu varsa “yeğeninizin annesi” diye takdim eder,

...

Bu listeye habzemizden daha çok şey ilave edebiliriz. Özetle Anadolu coğrafyasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü en çoşkulu kutlamayı hak eden bizim kadınlar, bizim Setaneylerdir.

Kadınlarımıza, “Setaneylerimize habze dolayısıyla verdiğimiz haklar kâfi mi?” derseniz, cevabım “kâfi değil” olacaktır. Onlara yeni yeni çağın gerektirdiği hakları da vermeliyiz.

Kadınlarımıza, Setaneylerimize ne kadar yeni haklar versek de onların bizim üzerimizdeki haklarını ödeyemeyiz.

Onlar bizim anadilimizdir, onlar bizim kültürümüzdür, onlar bizim habze öğretmenimizdir. Onlar bizim gurur kaynağımız, onlar bizim yaşam pınarımızdır.



4078 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi