• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam47
Toplam Ziyaret613475
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Dünya Kadınlar Günü ve Çerkes Kadını
12/03/2012

Çerkes kadınları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü İstanbul Kafkas-Abhaz Derneği'nde büyük bir çoşku içinde kutladı. Bu kutlamalarda büyük reforumcu Kafkas-Abhazyalı Tunuslu Hayrettin Paşa ilk defa gündeme alınıp şükranla anıldı.

Kafkasya'dan, Abhazya'dan getirilip İstanbul Sultanahmet'deki esir pazarında satılan Hayrettin, şansı ve azmi ile iyi bir eğitim gördüğü ve sonra görev üstlendiği Tunus'ta büyük reformlara imza atmıştır.

Bu önemli çalışmaları gören Sultan Abdülhamit, kendisini İstanbula çağırıp sadrazamlık görevi vermiştir.

Tunuslu Hayrettin Paşa sadrazam olarak Osmanlı İmparatorluğunda önemli reforumlar yapıp ilklere imza atmıştır.

Kendisi de esir pazarına getirilip satıldığını unutmamış, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde bu utanç verici, çağdışı insan ticarerini ortadan kaldırmıştır.

Kadınları aşağılayıcı, onur kırıcı bir uygulama olan çağ dışı gayr-ı ahlaki cariyelik sistemini kaldırmıştır.

Osmanlı imparatorluğunda çalışanlara yönelik emekle ilgili ilk kanunlar ve uygulamalar bu Çerkes, bu Abhaz kökenli sadrazam zamanında yapıldı.

Bu arada objektiflik adına, doğruluk adına bir öz eleştiri de yapmamız gerekir; Tunuslu Hayrettin Paşa'nın esir ticareti ve cariyelik sisteminin kaldırılmasına en büyük tepki, Osmanlı sarayına, paşa ve bey konaklarına esir ve cariye temin eden içimizdeki feodal beylerden gelmiştir.

***

8 Mart Kadınlar Günü İstanbul Kafkas Abhaz Derneği'nde çoşkulu bir şekilde kutlandı. Kadınlarımız, Setanaylarımız bu müstesna günde onur ve gururlarını kurtaran Tunuslu Hayrettin Paşa'yı da unutmayarak vefalarını bir kez daha gösterdiler.

Her 8 Mart Dünya Kadınlar gününde, Kafkaslar, Balkanlar, Ortadoğu, Afrika ve Türkiye coğrafyasında kadınlarımızı cariyelik gibi aşağılayıcı bir uygulamadan kurtaran bu büyük insan, bu büyük Kafkasyalı, bu büyük Çerkes, bu büyük Abhaz şükranla anılmalıdır.

Kadir bilir Tunus halkı onun mezarını İstanbul Eyüp'ten alarak ülkelerine götürdü. Ona muhteşem bir anıt mezar yaptılar. Adına başkanlık sarayında bir müze inşa ettiler.

Dünya Abhaz/Abaza Halkı Kongresi Yönetim Kurulu'nun bir toplantısı da Tunus'un daveti üzerine bu ülkede yapıldı. Gelen delegasyon ve Yönetim Kurulu'na büyük misafirpervellik gösterildi. Tunus bize ahde vefa duygusunu çok güzel ortaya koydu.

***

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Mart 2012'de Tunus'a bir ziyaret gerçekleştirdi. Orada bir Kafkas kolonisi gördü. Kayseri'den yıllar evvel gelip Tunus'a yerleşmiş bir Çerkes kadınla sohbet etti. Tunus'ta Tunuslu Hayrettin Paşanın 1860'lı yıllarda yaptırdığı Galatasaray Lisesi gibi eğitim seviyesi yüksek SADIKİ Koleji'ni ziyaret etti, yetkilerinden bilgi aldı.

8 Mart Dünya kadınlar Günü'nde İstanbul Kafkas Abhaz Derneği'ndeydik. Kadınlarımız Setanaylarımız çoşkuluydu, sevinçliydi, onurlu ve gururluydu, mızıka çaldılar, dans ettiler, şarkı söylediler, kendi elleri ile yaptıkları geleneksel yemekleri ikram ettiler.

Bu özel günde, Anavatanları Abhazya Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı ALEKSANDIR ANKUAB'ın kadınlar gününü kutlayan mesajı ile duygulu anlar yaşadılar.

Bilindiği gibi Abhazya Cumhuriyeti'nde, Rusya Federasyonu'nda, bütün Kuzey Kafkas coğrafyasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü resmi tatildir.

Bir konuda kimse ayıp görmesin ama mütevazi olamıyacağım. Anadolu topraklarında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü en coşkulu kutlamaya layık kadınlar bizim Çerkes kadınlarıdır.

Çünkü bizim yazılı olmayan ama yaptırım gücü çok fazla bir anayasamız vardır. Bu anayasa, ayıp, onur, saygı, sevgi, empati üzerine inşa edilmiştir.

Adı da habzedir. Habzede kadın hep önde, hep sosyal hayatın içindedir.

İşte birkaç örnek:

- Çerkes kadını evlense de soyadı değişmez.

- Çerkesler'de protokol sırasında önde amca değil, dayı olur.

- Çerkes kadının çocuğu, annesi hangi köydense o köyde yaşayan herkese dayı der, köydekiler de ona yeğen diye hitap ederler.

- Çerkes kadını sosyal yaşantıda erkeklerle içiçedir.

- Çerkes kadını dağda, bayırda, tarlada çok az görünür. Onun asıl görevi, evi, çocuğu ve ağırlayacağı misafiridir.

- Çerkesler kız çocuklarını özellikle okula yollar, eğitim aldırırlar.

- Çerkeslerde çocuk yaşta evlilik olmadığı gibi bazı toplumlarda sık sık görülen (akraba evliliği, berdel evlilik, beşik kertmesi evlilik, kan bedeli evlilik) gibi evlilikler de, hatta komşu kızı ile evlilikler de yoktur.

- Çerkes şarkılarında, kadınları aşağılayıcı şarkılar olmaz. (Komşu kızını zapt eyle yaylalar yaylalar, emmi oğlu ele benzer, eniştem fışt dedi, baldız baldan tatlıdır v.s.)

- Çerkesler'de kadına (Köroğlu, kaşık düşmanı, eksik etek) gibi aşağılayıcı sözcükler kullanılmaz, kullanılamaz.

- Çerkesler'de karısını öldüren, karısını bıçaklayan, karısını döven erkek yoktur.

- Çerkes erkeği karısını tanıtırken çocuğu yoksa “gelininiz”, çocuğu varsa “yeğeninizin annesi” diye takdim eder,

...

Bu listeye habzemizden daha çok şey ilave edebiliriz. Özetle Anadolu coğrafyasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü en çoşkulu kutlamayı hak eden bizim kadınlar, bizim Setaneylerdir.

Kadınlarımıza, “Setaneylerimize habze dolayısıyla verdiğimiz haklar kâfi mi?” derseniz, cevabım “kâfi değil” olacaktır. Onlara yeni yeni çağın gerektirdiği hakları da vermeliyiz.

Kadınlarımıza, Setaneylerimize ne kadar yeni haklar versek de onların bizim üzerimizdeki haklarını ödeyemeyiz.

Onlar bizim anadilimizdir, onlar bizim kültürümüzdür, onlar bizim habze öğretmenimizdir. Onlar bizim gurur kaynağımız, onlar bizim yaşam pınarımızdır.



3730 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR! - 20/05/2019
Siz bu toprakların hep iyi gün dostu oldunuz. Biz Çerkesler ve diğer kardeş halklar ise bu toprakların hep kara gün dostuyduk ve hep öyle kalmaya devam edeceğiz.
Türkiye'de Siyaset Yapmak… - 17/04/2019
Üretmeden tüketmek nasıl uzun ömürlü olamıyorsa, iktidar koltuğunda oturup halkın iradesine dikkat etmeyen iktidarlar da uzun ömürlü olamazlar.
Yıstanbulako ve Şiş Naniy - 06/02/2019
Yerel seçimlerde devletin tüm imkanlarını çar çur ederek kullanan siyasi parti adaylarını değil, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve halklarını seven ve dikkate alan İstanbul Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Doğan Duman'a destek verelim.
Kuzey Kafkas Halkları Türkiye Diasporasının 2018 Bilançosunun Dip Notları - 01/01/2019
Asimilasyon insanlık suçu ise bütün Kemalistler suçludur. Tanrı 2019 yılında kültürleri, anadilleri Kemalistlerin şerrinden korusun.
Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi