• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Suriyeli Kardeşim Sen Sen Ol!
15/07/2016

Biz Kuzey Kafkas Halkları anavatanımız Kafkasya’dan sürgün edildik. Türkiye'ye değil, Osmanlı İmparatorluğu'na geldik.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasında aktif rol aldık, öncü olduk; çünkü vatandan sürgün edilip vatansız olmanın ne olduğunu biliyorduk.

Türkiye’nin ulusal kurtuluş savaşının ilk ayağı Amasya mülakatıdır. Bu görüşme sultan Vahdettin'in talimatı ile Istanbul hükümeti ile Ankara’daki Heyet-i Temsiliye arasında ilk uzlaşı toplantısıdır ve bu toplantı Amasya’da bir Çerkes olan General Cemil Cahit Toydemir'in evinde yapılmıştır.

Toplantıya dört kişi katılmış üçü Çerkes kökenlidir bunlar Rauf Orbay, Bekir Sami Paşa, Salih Karzeg Paşadır; diğeri de Mustafa Kemal'dir.

Türkiye’nin ulusal kurtuluş savaşının ikinci ayağı Sivas kongresidir. Ankara hükümeti adına heyet-i temsiliyeden 7 kişi katılmıştır. Bu 7 kişiden 4'ü Çerkes kökenlidir. Bunlar Rauf Orbay, Bekir Sami Kunduk, Hakkı Behiç, Ömer Mümtaz Tambi'dir.

Biz Kuzey Kafkas Halkları, Osmanlı-Rus savaşında, Allahü Ekber dağlarında, Balkan savaşında, Çanakkale Savaşlarında İstiklal Savaşı’nda, Kıbrıs savaşında can verdik şehit verdik; bugün de Doğu ve Güney Doğuda can vermeye devam ediyoruz.

Biz bunca fedakarlığımıza rağmen halen bu ülkeye çöreklenmiş Kemalistlere yaranamadık.

Suriyeli kardeşim, sen de benim gibi Osmanlı bakiyesisin. Çanakkale’de senin Şam ve Halep şehrinden gelmiş savaşmış şehit olmuş binlerce mezarın varken bu Kemalistler seni de benim gibi görmezlikten gelecektir.

12 Eylül askeri darbesini yapanlar Türkiye’nin ulusal kurtuluş savaşında büyük hizmetleri olmuş kişileri bir araya getirmek için Ankara’da devlet şeref mezarlığını kurdular. Bugün devlet şeref mezarlığında 61 mezar bulunmakta bunun 9'u Çerkes kökenli kahramanlara aittir.

Türkiye nüfusun yaklaşık % 5'i Çerkes kökenlidir; Ankara devlet şeref mezarlığında yatan kahramanların % 15'i Çerkes kökenlidir.

Bu arada bir parantez açmak isterim. Kemalistlerin faşist uygulamaları nedeni ile küs olup mezarlarını Ankara şeref mezarlığına naklini istemeyen onlarca Çerkes ailesini de sayabiliriz mesela Rauf Orbay, Ali Fuat Çebesoy gibi.

Biz Çerkes halkı; dün, dünkü Kemalistlerce istiklal savaşının büyük önderi Çerkes Ethem şahsında  hepimiz hain ilan edildik.

Bugün de, bugünkü Kemalistlerce Türkiye vatandaşı olmayan Almanya vatandaşı olan ve Almanya Parlementosu’nda milletvekili olan Çerkes kökenli Cem Özdemir şahsında hepimiz hain ilan edilmek istendik.

Kemalistler demografik ayak oyunlarını ve asimilasyon politikalarını çok iyi bilirler bu konuda uzmandırlar.

- Tevhidi Tedrisat Kanunu

- Soyadı Kanunu

- Şapka Kanunu

- İskan kanunları   .... gibi görünmiyen silahları vardır.

Suriyeli kardeşim,                                                 

Seni en iyi ben anlarım, çünkü ben senin gördüklerini ve yaşadıklarını yaşadım. Senin acın benim acımın aynısıdır. Acın acımdır.

Senin vatanın Suriye’de parlamento ve hükümet kabinesinde her ses, her kültür, her renk, her inaç var. Esed rejimi ırkçı da değil, faşist de değil, dinci ve mezhepçi de değil.

Baba Hafız Esed zamanında SSCB Suriye’ye savaş pilotu yetiştirmek üzere 12 kişilik bir kontenjan ayırdı. Bu 12 kişilik savaş pilotu kontenjanı tamamı Abazalardan oluşturulmuştu. Bunlar Arap da değildi, Alevi de değildi, sadece Suriye vatandaşlarıydı.

SSCB'liğindeki savaş pilotu eğitimi sonrası bunlar Suriyeye döndü ve Suriye Ordusunda en üst kademelerinde görev aldılar.

1992-1993 Abhazya’nın kurtuluş savaşında Suriye vatandaşı Abaza ve Çerkesler de yer almıştı. Oğul Beşer Esed 'de bunların atavatanlarına gitmelerine mani olmamıştı. Bu kahramanların bir kısmı bugün özgür ve tanınmış kutsal Abhazya topraklarında şehit olmuş yatıyor.

Suriye’de bugün emperyal güçlerle illegal güçlerin birbirlerini test eden savaşı devam ediyor. Çerkes gençleri de yaşadıkları ve vatandaşı oldukları Suriye topraklarını savunuyorlar.

Suriyeli kardeşim,                                                            

Sevgiden, saygıdan, empatiden, paylaşımdan uzak, insan görüntüsünde olup insanlıktan nasip almamış bazı kişiler ve sözüm ona demokrat devletler, iyi eğitim almış, mesleki formasyon sahibi mühendis, mimar, doktor, avukat, müşavir, finansçı gibi kişilerle sermaye birikimi olan Suriyeli kişilere vatandaşlık verip Suriyenin geleceğini çalmak istiyorlar. Bu hırsızlara karşı kapını kapalı tut. Onların beğenmediği işlerde çalışıp onlardan daha az para kazanacaksın ve sen bir ömür ''Savaştan kaçtı, ülkesini sattı'' imajından kurtulamayacak, vatandaşı olacağın her ülkede güvenilmez kişi olarak kalacaksın.

Suriyeli kardeşim,  

Kemalistler; Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, Bulgaristan

Yunanistan, Makedonya’daki Türkler için istediklerini sen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olunca istersen hemen hain ve bölücü olursun.

Türkiye Cumhuriyeti Devletini çok zamanda Türklerin yönetmediğini de dikkate almalısın.

Suriyeli kardeşim,

Sen, sen olabilmen için Suriye’de olmalısın. Kendi anadilini, kültürünü, halk bilimini ancak orada yaşatabilirsin.

Sizleri seviyoruz ve sevmeye devam edeceğiz.

Suriyeli kardeşim,                                                                

Senin başkentin Şam için biz Abhazların bir deyişi var.Yüzlerce yıldan beri söylenen, bunu sana söyleyip yazımı noktalamak istiyorum.

''DASU YIPSADGİL ŞAM EYPŞ YIBOYT''

Herkes vatanını Şam gibi görür.

 



Paylaş | | Yorum Yaz
1386 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi