• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
21 Mayıs 1864 Tarihli Fatura Kime Kesilmeli?
15/05/2012

Kimine göre muhaceret, kimine göre göç, kimine göre zorunlu göç, kimine göre sürgün, kimine göre de soykırım…

İsimlendirme şahıs ve gruplara göre değişiyor ama değişmeyen bir gerçek var, o da bugün Kuzey Kafkasya halklarının dünyanın 50'den fazla ülkesinde yaşıyor ve yaşamak zorunda olduğudur.

Bu 50'den fazla ülkede yaşayan Kuzey Kafkasyalılar’ın sayısı anavatanında yaşayanlardan kat kat fazla. Aradan 148 yıl geçmesine rağmen vatan ve özgürlük sevdalarından bir şey yitirmiş değiller.

***

12 Mayıs 1864'de Kbaada toprakları üzerinde gerçekleşen son direniş başarısız olunca, Ruslar zafer gözyaşları dökerken, o toprakların gerçek sahipleri Çerkesler ise hüzün gözyaşı döküyorlardı.

Şimdi 2014 Kış Olimpiyatları Soçi’de KBAADA 'da yapılacak. 2014 de, yenenler, galip gelenler zafer göz yaşı dökerken, yenilenler, mağlup olanlar yine hüzün göz yaşı dökecekler; tıpkı biz ABHAZ - UBUH -  ADİGE'ler gibi.

Bir Abhaz atasözü şöyledir ''GÖZÜN BİRİ AĞLARKEN, DİĞERİ GÜLEMEZ''. Anavatan Kuzey Kafkasya’da kalan Çerkesler de gülemediler. Çünkü kardeşleri bu toprakları ağlayarak terk etmişlerdi ve nüfusları da artık iyice azalmıştı.

Diasporada yaşam zordu ama anavatanda kalanlar için de yaşam zordu. Kendi topraklarında artık ev sahibi değil, misafirdiler. Ruslar kolay yönetmek için küçük küçük bölgelere ayırdılar. Yapay sınırlar çizdiler. Bir araya gelmemeleri için her şeyi yaptılar. Hatta o kadar ileri gidildi ki aynı dili konuşanlara ayrı ayrı alfabeler empoze edildi.

***

Diasporadakilerin bir araya gelmemeleri için Osmanlı sultanı da aynı şeyi yaptı. Anadolu topraklarındaki Çerkesleri dağıttı. 150 haneden fazla Çerkesin bir yerde oturmasına müsade etmedi. Uyduruk Türkçe soyadları empoze edilerek aynı soyadını taşıyanlar bölünmek istendi.

Osmanlı sultanına savaşacak asker lazımdı; Rus Çarları’na da Karadeniz sahilindeki topraklar. İkisi de istediklerini aldılar.

***

Kafkas halkları Çarlık Rusyası ile vatanları için savaşırken, bir başka Kafkas halkı Gürcüler 1801'de 2. İrakli  zamanında Ruslar’a sınırlarını açıp, Çerkes halkının arkadan kuşatılmasını sağladı. Gerekçesini de “İran ve islam tehlikesi” ile izah etmeye kalktılar.

Rusları Kafkasya’ya davet eden Gürcüler şimdi Ruslar’ı Kafkasya’da istemiyor. Ama tarihten pek ders almışa benzemiyorlar, ki şimdi de Amerikaya kucak açarak Kafkasya’ya davet ediyorlar. Amerika Kafkasya’da emperyal amaçları için bir alan oluşturduğunda herhalde İran da onlara “ne iyi yaptınız” demeyecektir.

***

1800'lü yıllarda batı sadece İngiltere ve Fransaydı; bugün ise buna başta Amerika olmak üzere NATO’ya dahil diğer ülkeler de eklendi. 1800'lü yıllarda İngiltere ve Fransa emperyal amaçları için Kuzey Kafkas halklarına hiçbir zaman yerine getirmedikleri büyük vaatlerde bulundu.

***

Ya bizler…

Ya içimizde yaşayan, aristokrat geçinen, insan ticareti ile iştigal eden, Kafkasya’dan getirdikleri insanları İstanbul Tophane’de Kafkas odalarında yatırıp her cuma günü Sultanahmet pazarına satışa götürenler?

Bunların hiç suçu yok mu?

Şimdi Rus akademisyenler uluslararası konferans ve panellerde bize, “Biz Ruslar, Kuzey Kafkasya’da bir devletle savaşmadık” diyorlar.

Dedikleri doğru, bu feodal beyler içimizde öyle çoktu ki, bizim uluslaşmamızı istemedi, mani oldular. Onlar için devlet değil, derebeylikler daha önemliydi. Birlikten, bir olmaktan korktular ve bu da yenilgiyi getirdi.

Çarlık Rusyası’nda insan ticareti 1861’de yasaklanınca kendilerine yeni bir pazar lazım oldu ve bu sefer insan ticareti devam eden Osmanlı’ya döndüler. Osmanlı’daki insan ticaretinde rol aldılar. Doğru düzgün Türkçeleri olmamasına rağmen iyi pazarlamacı oldular. Kendi kızlarını dahi sultana, paşalara, beylere pazarladılar. Bu pazarlamalarda zaman zaman Müslümanlığı da malzeme yaptılar. Kendileri de aslında yarı müslüman kişilerdi. Bu feodaller, hem Osmanlı sultanını, hem de Kafkas halkını etkileyerek Kafkasya’dan daha fazla insanın Osmanlı’ya gelmesine sebep oldular.

***

Bütün bu açıklamalardan sonra 21 Mayıs 1864 tarihli faturayı sadece Çarlık Rusyası’na kesmek hakkaniyet kurallarına uymaz ve objektif de olmaz. Bu faturayı, benim değer yargılarıma ve ölçme-değerlendirme tekniğime göre yaparsak, TOTAL 100 birimlik bu faturayı aşağıdaki aktörlere şöyle taksim ederim:

25 BİRİM ÇARLIK RUSYASI

25 BİRİM OSMANLI İMPARATORLUĞU

25 BİRİM İÇİMİZDEKİ FEODAL BEYLER

15 BİRİM GÜRCÜSTAN

05 BİRİM İNGİLTERE

05 BİRİM FRANSA

 

21 MAYIS 1864-21 MAYIS 2012 DÖNEMİ BİLANÇOSU

Dönem bilançosunu analiz edip yorumlarsak;

Diasporada yaşayan Kuzey Kafkasyalılar anadillerini yitiriyor, kimliklerini kaybediyorlar.

Diasporada yaşayanlar seslerini duyuramıyor, yok kabul ediliyorlar.

Kuzey Kafkasya’da yaşayanlar işsizlik ile baş başa, ekonomik sıkıntıları üst düzeyde.

Kuzey Kafkasya’da adam kayırma, adam kaçırma olayları devam ediyor.

Kuzey Kafkasya’da hukuk bir türlü egemen olamıyor.

Kafkasya yine emperyal ülkelerin iştahını kabartıyor.

Gürcüstan yine emperyalizme çanak tutuyor.

Bugün Kafkasya’da eneji için çatışma hazırlıkları var.

Yarın Kafkasya’da temiz hava, temiz su, temiz toprak için çatışmalar çıkabilir.

Barış mı?

O şimdilik uzaklarda.

Ama gelmeli. Barış tek seçenek.

Bu barışı da Kafkasya’ya ancak Kafkas kardeşliği getirebilir.



Paylaş | | Yorum Yaz
4201 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi