• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam99
Toplam Ziyaret681612
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84666.8741
Euro7.72557.7564
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı
17/04/2017

16 Nisan 2017 anayasasının referandumu yapıldı.

Referandum sürecinde dondurduğumuz;

- İnsan haklarımızı

- Vatandaşlık haklarımızı

- Çağdaş demokrasi haklarımızı

Talep etme ve bu konuda hep beraber çalışma zamanımız geldi.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) 16 Nisan Anayasa Referandumu ile ilgili olarak yapılan kampanyalarda EVET-HAYIR eşitsizliğini raporunda dikkate aldı.

Yine aynı raporda, YSK'nun Kasım 2016 seçimlerine katılan 19 partinin referandum kampanyası yapmasına izin verilmediğini, Temmuz 2016 darbe girişiminden sonraki süreçte  1583 sivil toplum örgütünün tasfiye edildiğini, bir takım siyasi liderlerinin ve siyasi düşünce adamların cezaevlerinde tutulduğunu, binlerce kişinin de çeşitli bahanelerle yine cezaevlerinde tutuklu olduğunu belirtti.

Geçmişteki askeri darbelerin ardından yapılan anayasa referandumları gibi bu referandum da  ''OHAL'' kapsamında yapıldı.

İktidar, devletin tüm imkanlarını “EVET” lehine kullanmış olmasına rağmen referandumda her iki kişiden biri ‘’EVET’’, diğeri ‘’HAYIR’’ tercihini kullandı. Bütün bunlar Türkiye’de demokrasinin ne kadar zayıf olduğuna dair birer göstergedir.

Referandum sürecinde üretim, istihdam, inkisam ihmal edildiği gibi anadiller, kültürler, sanatsal ve toplumsal faaliyetler de ihmal edildi.

Anayasa çok şeydir ancak yeryüzünde anayasası olmadan idare edilecek halklar da vardır. Bu halklarda gelenekler kanun haline gelmiştir. Yazılı olmayan bu kanunların yaptırım gücü yazılı anayasalardan çok daha fazladır.

Bu halklara örnek olarak Çerkes/Abhazlar başta olmak üzere tüm Kuzey Kafkas Halklarını, Bask halkını, Kelt halkını, Ezidi halkını, Malakan halkını gösterebiliriz.

Bugün insan haklarına saygılı en demokratik anayasa monarşik bir rejimle idare edilen İsveç Anayası’dır.

İsveç Anayasasını Afganistan, Yemen, Irak, Somali ve Suriye’ye uygulamaya kalkarsak kan gölü olan bu ülkeler kan denizine dönüşür.

Anayasaların pratik görmesi için bunun eğitim, sosyolojik ve ekonomik yönü vardır.

Referandum sürecinde siyasi faaliyetler ekonomik faaliyetlerin üzerinde yer aldı. Esasen açık veren ülkemizin cari açıkları daha da arttı.

Ülkemizin iç borç ve dış borç stoku yüksek rakamlara ulaştı. Günlük gazetelerde boy boy sayfalarca icra ilanları yer almakta.

Üretmeden tüketmek uzun ömürlü olmaz. Tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçmemiz lazım.

Bu referandum sürecinden, Anadolu’da var olma mücadelesi verip yaşamaya çalışan anadiller ve kültürler de bundan nasibini aldı.

Çerkes anadilinin ve kültürünün yaşaması için hayati öneme haiz TRT ÇERKES TV talebimizi artık tekrar gündeme getirmemizin zamanı geldi.

Bu ülkede yaşayan ve nüfusu beş milyonu aşan Çerkes/Abhaz halkı onlarca yıldan beri harcadığı elektrik üzerinden % 2 TRT payı ödüyor ve ödemeye devam ediyor.

TRT bir kuruş pay almadığı Balkan, Orta Asya ve Afrika çoğrafyasındaki anadiller için yayın yaparken bu ülkenin vatandaşı ve vergi mükellefi beş milyondan fazla Çerkes için Çerkesce yayın yapmaması hakkaniyet kuralına uygun olmadığı gibi çifte standarttır.

1934 tarihli soyadı kanunu ile büyük erozyona uğratılan tarihi Çerkes/Abhaz soyadlarımızı geriye almalıyız.

Aynı sülaleden gelip aynı dedenin torunları bugün onlarca birbirinden farklı Türkçe soyadı taşıyor.

Soyadlarıyla oynamak asimilasyon metodlarından bir tanesidir. Asimilasyon insanlık suçu ise işlenen bu insanlık suçu devam etmemelidir.

Tarihi soyadlarımızı tekrar geriye almak için mahkeme mahkeme sürünmemiz gerekir. Bu işlemler için Nüfus Müdürlüklerine vereceğimiz bir dilekçe ile bu insanlık ayıbından kurtulmalıyız.

Bitkilerin, hayvanların genleri ile oynanmasına nasıl ''Hayır'' diyorsak asimilasyona da ''Hayır'' demeliyiz.

Asimilasyon, halkların genleri ile oynamaktır ve insanlık suçudur. Anadolu diasporasında yaşayan her halk gibi Çerkes/Abhaz halkı da anadili, kültürü ve sanatıyla insan olarak, vatandaş olarak, Çerkes olarak yaşamak istiyor ve bunları istemeye de devam edecek.

Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi.

Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.


889 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi