• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam280
Toplam Ziyaret696115
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Abhazya Cumhuriyeti Egemen Bir Devlet Ama...
09/11/2013

Abhazya Cumhuriyeti’nin 20. Zafer Yıldönümü Kutlamaları’na katılmak için başkent  Suhum’daydık.

Özgür Abhazya’nın cadde ve sokaklarında özgürce dolaştık. Sokaktaki insanların  seslerini, konuşmalarını yerinde dinledik.

Çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı Abhazya'da her halk sokaklarda kendi anadili ile konuşuyordu ve bu durum Abhazya’daki demokrasi ve insan hakları için iyi bir göstergeydi.

1915 yılındaki tehcirle denizin karşı yakasındaki Abhazya'ya gelmek zorunda bırakılan Hemşinliler kendi diyalektleriyle, Ermeniler kendi dilleri ile konuşuyorlardı.

Abhazya'da yaşıyan ''lom'' çingeleri de kendi dilleri ile konuşuyor, hatta pazardaki satıcı kadınlar kendi aralarındaki ''ağız kavgaları''nı da kendi dilleri yapıyorlardı.

Türkiye diasporasından gelen Abhazlar sokaklarda bir araya gelince Türkçe; Suriye diasporasından gelen Abhazlar ise sokaklarda Arapça konuşuyorlardı.

Türkiye'den gelenler, kendi kahvehanelerini ve restaurantlarını kurmuşlar, buraların bir buluşma, dertleşme ve Türkçe sohbet mekanı haline geldiğini gördük. Keza aynı durum Suriye diasporasından gelenler için de geçerli, onlar da kendi kahvehane ve restaurantlarını açmışlar orada da hakim dil Arapçaydı.

Abhazya'da yaşayan Abhazların da cadde ve sokalarda Abhazça yerine genelde Rusçayı tercih ettiklerine şahit olduk.

Ticari işletmelerde, otel ve restaurantlarda, devlet kurum ve kuruluşlarında Abhaz dilini bilen ve konuşanların sayısının çok az olduğunu gözledik.

Abhazya’da ticari hayatta da, kültürel ve sosyal hayatta da Abhazça’nın olması gereken yeri almadığını saptadık.

Abhazya’da Abhazlar halkların anadillerine saygılıydı ama kendi anadillerine gereken saygıyı göstermediklerini tespit ettik.

Bugün Abhazya Cumhuriyeti’nde biri özel iki televizyon kanalı var her iki kanalda da Abhaz dili ile yayın çok az. Yayınlar genellikle Rusça.

Kitapçılara gidip Abhazça günlük gazete istediğin zaman satıcı yüzüne  ''Bu adam ne diyor'' diye bakıyor. Ama aynı gazetecide Abhazya ile ilgili Rusça günlük gazeteler bulmak mümkün.

Abhazya’da üretilen ürünlerin tanıtım etiketlerinde Abhazça bir veya iki kelime yer alırken ağırlıklı dil yine Rusça.

Cadde ve sokaklardaki tabelalarda da Abhazça’yı değil Rusça’yı görmekteyiz.

Gezimizde Abhaz öğretmen ve öğrencileri ile birebir görüştük onlara şu soruyu yöneltik:

- Abhazça dersi okullarda haftada kaç saat okutuluyor?

Aldığımız cevap hiç iç açıçı değildi. Haftada Abhazça dersi topu topuna üç saatti.

Haftada üç saat Abhazça dersi ile Abhazça öğretilemez, hatta çocuk evine dönüp evinde anne ve babası Abhazça konuşmuyor veya konuşamıyorsa hiç öğretilemez.

Tarih ve coğrafya gibi sosyal derslerin de Abhazça değil, Rusça okutulduğunu öğrendik, bu da Abhazça için bir handikap. Sosyal derslerin biran evvel Abhazça verilmesine geçilmelidir,  geçilmelidir ki Abhazça öğrenimine katkısı olsun.

Bu aşamada matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi fen ağırlıklı derslerin Rusça verilmesi ama bu konuda da tedrici olarak ''B'' planlarının oluşturulması gerekir kanaatine vardık.

Unutmayalım, bir halkın uluslaşma sürecinin tamamlanması için, o halkın anadilinin sadece edebiyatı değil, günümüz bilim ve teknolojisine de cevap verecek bir dil olması gerekir.

Şimdi yaşadığımız ve vatandaşı olduğumuz Türkiye’den iki örnek vermek isterim.

1- 2923 Sayılı Yabancı dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk vatandaşlarının farklı dil ve lehçelerinin öğrenilmesi hakkında kanun kapsamında ''Yaşayan diller ve lehçeler'' seçmeli dersleri haftada iki saat verilmektedir.

2- Türkiye'de Türkçe dersi ilk 2 yıl haftada 10 saat, 3. ve 4. sınıflarda haftada 8 saat, 5. ve 6. sınıflarda haftada 6 saat, 7. ve 8. sınıflarda haftada 5 saat okutulmaktadır.

Abhazya Cumhuriyeti’nde okullarda Abhazça haftada üç saat ve tüm sosyal bilgiler dersleri de Rusça.

Abhazça, Abhazya’da bir anadil değil, adeta bir yabancı dil görümündedir.

Abhazya Cumhuriyeti egemen bir devlettir ama, Abhazça Abhazya'da henüz egemen bir dil değil.



3009 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi