• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Sadece Çerkes Kimliği Yetmez!
02/07/2015

İttihat ve Terakki, Osmanlı İmparatorluğunun mirasını kabul etmiştir.

İmparatorluğun batı devletlerine olan borcuna ödeme garantisi vererek kabul etmiştir.(Duyunu Umumiye)

Batının emperyal devletleri bu garantiyi aldıktan sonra Osmanlı İmparatorluğunu yıkacak olan İttihak Terakki’ye destek vermiştir.

İmparatorluk yıkıldıktan sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni de zaman kaybetmeden hemen tanımışlardır.

Bir miras babadan oğula kül olarak (Aktif ve Pasifi ile) intikal eder. ‘Ben babamın parasını, malını, mülkünü, alacaklarını kabul ediyorum ancak hiç bir borcunu kabul etmiyorum’ denilemez.

Miras bırakan Osmanlı İmparatorluğu çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir devletti. Osmanlının mirasını kabul eden yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tek dil, tek kültür, tek inanç hatta tek mezhep programını uygulamaya koymuştur. Bu antidemokratik uygulama Osmanlının maddi olmayan borçlarını ret anlamını taşımaktadır, ki miras devir ilkelerine uygun değildir.

Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde asimilasyon politikalarının uygulanmasına öncelikle Doğu Karadeniz bölgesinde başlanmıştır; çünkü Doğu Karadeniz bölgesinde yoğun olarak dil, kültür ve inanç farklılıkları vardı.

Asimilasyon politikası yıllarca artan oranla tüm ülke geneline yayılarak acımasızca devam etti.

Soyadı kanunu, köy ve kasaba adlarının değiştirilmesi, vatandaş Türkçe konuş kampanyaları, askeri okullardan kimlikler nedeni çıkartılmalar, zorla yerleşim yerleri değişiklikleri bu asimilasyon politikalarının uygulama metodlarından bazılarıdır.

***

7 Haziran 2015 Genel seçimlerinin gerçek galibi Turkiye'de yaşayan halklar, kültürler, anadillerdir.

TBMM’inin yeni döneminde, kısmen de olsa, Türkiye coğrafyasında yaşayan tüm renkler temsil edilecektir.

7 Haziran 2015 Genel seçimlerinin gerçek mağlubu ise İttihat ve Terakki’nin ırkçı, asimilasyoncu, tek taraflı politikalarını ısrarla devam ettirmek isteyen ulusalcılar/kemalistlerdir.

2014 Ağustos ayı gibi yakın bir tarihte kurulan henüz bir yıllık dahi olmayan Çoğulcu Demokrasi  Partisi “ÇDP”  hiçbir il, ilçe ve beldede teşkilatlanmadığı halde seçimlere bağımsız adaylarla katılmış, kuruluş tarihleri onlarca yıla dayanan il, ilçe, belde teşkilatlarını hatta mahalle temsilciliklerini açmış çok partiden daha fazla oy almıştır.

Bir yazımızda “Siyaset Bilmiyen Bir Halk/Çerkesler” başlığını kullanmıştık.

Evet, biz Çerkesler siyaset bilmiyoruz ama siyaseti öğrenmek zorundayız.

Siyaset sadece seçimden seçime yapılacak bir çalışma değildir.

Siyaset uzun bir maratondur. Tüm yıla hatta yıllara yaymak gerek.

Şunu unutmayalım Türkiye’de spor kulüplerinin kuruluş tarihleri siyasi partilerin kuruluş tarihinden daha eskidir.

Parti olmak dünden bugüne değil, yarın ve yarınlara yönelik bir oluşumdur.

TBMM'ne giren parti ve etnik köken gözetmeksizin tüm milletvekillerimizden taleplerimiz dün neyse bugün de aynıdır:

- Anasal vatandaşlık,

- Anadilde eğitim,

- Anadilde kesintisiz televizyon-radyo yayını,

- Soyadı kanunu ile değiştirilen tarihi soyadlarımızın verilmesi,

- Değiştirilen köy,kasabalarımızın eski adlarının iadesi,

- Çifte standartların kaldırılması,

- Savaş değil barış,… istiyoruz.

Bu isteklerimiz, hem insan haklarımızdan, hem vatandaşlık haklarımızdan, hem de günümüz demokrasi anlayışından kaynaklanmaktadır.

2015 Haziran Genel seçimlerinden sonra  Türkiye’de yaşayan her kimlik  kısmen de olsa uzun yıllar sonra TBMM'nde yer almaktadır.

Ermeni, Roman, Ezidi kimliklerinden utanmayan ve korkmayan insanlarımız da uzunca bir yıl sonra mecliste yer almışlardır.

TBMM'inde dördü Abhaz kimlikli onlarca Kuzey Kafkas kökenli Çerkes de yer almıştır.

Ancak sadece Çerkes kimliği yetmez;

- Türkiye ile Kafkasya arasında barışa, dostluğa, kardeşliğe kültürlere köprü olmalısınız.

- Türkiye ile Kuzey Kafkas Cumhuriyetleri arasında  sosyal ve ekonomik ilişkilerinin  artmasına katkı vermelisiniz.

- Bugün Birleşmiş Milletler teşkilatına dahil altı ülke bağımsız Abhazya Cumhuriyetini tanımıştır, ki buna BM Güvenlik Komitesi Daimi Üyesi komşu Rusya Federasyonu da dahildir.

Abhazya Cumhuriyeti tarihi ve doğal gerçektir. Türkiye Cumhuriyeti Cezayir örneğinde olduğu gibi Abhazya Cumhuriyetini tanımada gecikmemelidir.

Türkiye ve Abhazya aynı coğrafyada komşu iki ülkedir, ilişkileri uzun yıllara dayanır. Türkiye’de yaşayan abhazların sayısı da Abhazya’da yaşayan Abhazlardan kat ve kat fazladır. Bu insanların anavatanlarına seyahat hürriyetleri ambargolar nedeni ile kısıtlıdır.

Gerçek Çerkes kimliğine sahip olmanın bir diğer ölçüsü de, Türkiye’nin bu antidemokratik ambargo uygulamasına dur diyebilmektir.



Paylaş | | Yorum Yaz
1728 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi