• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam51
Toplam Ziyaret695886
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.52927.5593
Euro8.92328.9590
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Türkiye Diasporasındaki Kuzey Kafkas Halklarının 2016 Yıl Sonu Bilançosu
22/12/2016

Türkiye ve Türkiye halkları gibi Türkiye diasporasında yaşayan Kuzey Kafkas halkları için de 2016 hiç iyi geçmedi.

Güne başlarken birbirimize ''GÜNAYDIN'' demek yerine hep “BAŞSAĞLIĞI” diledik.

Bunda Türkiye’nin izlediği dış politika yanlışlığı yanında Türkiye’nin büyüyüp gelişmesini istemeyen emperyal güçlerin de payı var.

Gerek yurtiçi çatışmalar gerek yurtdışı çatışmaları dikkate alıp, biz Kuzey Kafkas Halkları Çerkes ve Abhazlar bir takım insan hakları taleplerimizi, bir takım vatandaşlık hakları taleplerimizi ve çağdaş demokrasi hakları taleplerimizi dondurduk.

Evet, insan hakları, vatandaşlık hakları, çağdaş demokratik hakları taleplerimizi ülkemizin içinde bulunduğu bu kaos ortamını dikkate alarak dondurduk ama bunlardan vazgeçmiş değiliz.

İnsan haklarımızı, vatandaşlık haklarımızı, çağdaş demokratik haklarımızı istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya Kosova'da yaşayan Türk halkı için ne istiyorsa, biz de aynı hakları, asimile olmamak için, ulusal kimliğimizi yitirmemek için, kültürümüz için, anadillerimizin yaşayabilmesi için istiyoruz.

Biz, birilerinin dediği gibi Türkiye'ye gelmedik. 1864 yılında anavatanımız Kuzey Kafkas Coğrafyasından zorla sürgün edilip Osmanlı imparatorluğuna geldik.

Aynı Osmanlı 1555 yılında Kafkasya'ya geldi ve 300 yıl bu coğrafyada kaldı.

Anadolu topraklarına gelişimizde de Osmanlı Sultanı ile Rus Çarının karşılıklı anlaşması var.

Biz Türkiye Cumhuriyetinin en önemli kurucu unsuruyuz.

Bu topraklar için her devirde can verdik.

Osmanlı çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir imparatorluktu ve yine birilerin dediği gibi Türk etnisitesine dayanan bir devlet değildi, hanedan bir devletiydi.

Osmanlı İmparatorluğu üzerinde kurulan, Osmanlı’nın mirasını kabul eden Türkiye bu durumu istese de istemese de kabul etmek zorundadır.

Anadolu topraklarında var olan her anadilin her kültürün yaşama hakkı vardır.

Halkımız için sosyal ve kültürel olarak kötü geçen 2016 yılının ardından, 2017 yılı için beklentilerimiz var. Bu beklentilerimizin hepsi insan haklarından, vatandaşlık haklarından, çağdaş demokrasi haklarından kaynaklanmaktadır.

- Seçmeli anadil eğitimi 10 kişilik barajla engellenmemelidir.

- Kuzey Kafkas Halklarının çifte vatandaşlık talepleri dikkate alınmalıdır.

- Seyahat hürriyeti en doğal insan haklarındandır. Abhaz halkının Türkiye’den Abhazya Cumhuriyeti’ne direkt seyahat etme hakkı engellenmemelidir.

- Çifte standartlar terk edilmelidir. Kosova adında bir halk ve Kosova diye geçmişte bir devlet yokken Türkiye Cumhuriyeti Kosova’nın bağımsızlığını tanımıştır. Kosova yapay bir devletken binlerce yıllık devlet geleneği olan Abhazların, Abhazya’nın doğal sınırları içinde kurduğu bağımsız devleti görmemek Abhazya’ya ambargo uygulamak objektiflikle bağdaşmaz.

- 1934 yılında yürürlüğe giren asimilasyon amaçlı  soyadı kanunu yeniden gözden geçirilmeli, çağımız demokrasilerine uygun şekilde yeniden düzenlenmelidir. Halkımız tarihi soyadlarını korkmadan ve kolayca alabilmelidir. Bu da mahkemelerde sürünerek değil, Nüfus Müdürlüklerine verilen bir dilekçe ile olabilmelidir.

Biz Ağrı dağı kadar Türkiyeliyiz.

Elbruz dağı kadar Kafkasyalıyız.

Dombay-Ülken dağı kadar Abhazyalıyız.

Ne Türkiye’den, ne Kafkasya’dan, ne Abhazya’dan vazgeçmeyiz, vazgeçemeyiz.

2016 yılına güle güle derken,

2017 yılına hoş geldin diyoruz.

Gelirken “sevgiyi, saygıyı, empatiyi, barışı, kardeşliği, dostluğu özledik, onları da getir” diyoruz.

 



1231 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi