• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
14 Ağustos'u Unutamayız!
11/08/2013

SSSB dağılmış, Kartvel milliyetçiliği zirve yapmıştı. İstanbul'da çok iyi görüştüğüm, sevdiğim ve saygı duyduğum Acaralı bir komşuma Batum'dan Acaralı bir aile misafir gelmişti. Bu Acaralı aile komşum Gülbahar teyzenin akrabalarıydı. Gülbahar teyze zaman zaman mutfakta çalışırken Gürcü şarkıları söyler, ben de onun pencereden gelen sesini zevkle dinlerdim. Ne de olsa şarkılarında Kafkas nağmeleri, Abhaz teraneleri vardı; yani bana yakın bir kültürdü.

Batum’dan gelen misafirler öğretmen bir aileydi. Bir akşam Gülbahar teyze beni çağırdı ve misafirleriyle tanıştırdı. Benim Kafkasyalı ve Abhaz olduğumu söyledi.

25 veya 26 yaş dolaylarında olan genç Batum'lu benim Abhaz kökenli olduğumu duyunca şunları söyledi:

- ''Gelecekte Gürcistan'da Abhazya olmayacak ama Abhazlar olacak...''

Bu sözlerle birlikte soğuk bir hava esti odada. Gülbahar teyze, oğlu Murat ve İsmet yüzüme baktılar. Onlar da üzülmüşlerdi bu genç misafirlerin söyledikleriyle besbelli.

Ben de bu genç Batumlu misafire şöyle söyledim:

-       “Abhazya dün vardı, bugün var, yarın da var olacak.”

Akabinde de müsaade isteyip Gülbahar teyzenin evinden ayrıldım.

***

Bu diyalogun üstünden birkaç ay geçmişti ki, 14 Ağustos'ta Gürcistan tankları, topları, silahları ile Abhazya'ya saldırıp kirli bir savaş başlattı.

Savaşın başladığını duyan Gülbahar teyze de en az benim kadar üzülmüştü.

Gürcistan sadece askerleri ve silahları ile değil, boşalttığı hapishanelerindeki hırsızları, uğursuzları, eroinmanları, küçük ve büyük mafya bozuntuları ile de Abhazya'ya saldırıyordu. Bu asker kılığındaki hırsızlar gündüzleri Abhazlarla savaşıyor, geceleri de Abhazya’daki evlere dükkanlara giriyor; yani 24 saat mesai yapıyorlardı. Çaldıkları eşyaları da Türkiye'nin Karadeniz kıyılarındaki şehirlerinde kurulan Rus ve Gürcü pazarlarında satıyorlardı.

Ama Gürcistan'ın faşist yönetimi Abhazların Kuzey Kafkasya’da yaşayan kardeşleri ve geniş bir diasporaları olduğunu gözden kaçırmıştı.

Oysa biz diaspora ve Kuzey Kafkas Halkları 23 Temmuz 1992 tarihinde Abhazya'da düzenlenen '' Birinci Dünya Abhaz-Adige Kültür Festivali''nde açık seçik, net olarak duyurmuştuk Abhazya’nın topraklarının müdafaasında yer alacağımızı; Abhazyadaki Abhazlar kadar diasporadakilerin de Abhaz olduklarını, Kuzey Kafkas halklarının da Abhazların kardeşleri olduklarını.

Gürcistan’ın faşist yönetimi bizim bu mesajımızı algılayamadı, algılamak istemedi veya blöf zannetti.

O kadar gözleri dönmüştü ki Abhazya'ya saldıran Gürcistan silahlı kuvvetleri başkomutanı Karkaraşvili gerçek niyetlerini şöu sözleriyle açığa vurmuştu: ''Abhazya’daki 97 Bin Abhaz için 100 bin Gürcüyü feda edebilirim.''

Yani resmen “Abhazlara soykırım yaparım, 100 bin Gürcü annesini de ağlatabilirim” diyordu.

Gürcistan faşist yönetimi, Abhazya’da savaşta kaybettiği askerlerin cesetlerini almıyor veya alınca da helikopterlerden Karadeniz’e atıyordu. Gürcistan’a gönderip de sonrasında Gürcü annelerin feryatlarını ve ağlamalarını duymak ve onların baskısına uğramak istemiyordu.

Halka, Abhazya’da büyük başarılar elde ettiklerini, zaferin yakın olduğu yalanını yayıyor, bol bol hayal pompalıyorlardı.

Ancak, 30 Eylül 1993’de zafer şarkılarını söyleyenler Abhazlar oldu.

Çünkü Abhazya onların anavatanıydı.

Çünkü Abhazların Kuzey Kafkasya’da kardeş halkları vardı.

Çünkü Abhazların diasporada Abhazlığını yitirmemiş yüz binlerce yurtsever soydaşı vardı.

Çünkü Abhazların, Abhazya’da yaşayan ve Abhazları davalarında haklı bulan Ermeni, Hemşinli, Tatar, Rus, Türk, Laz ve Megrel yurttaşları vardı.

Çünkü Abhazların ARDZINBA adında özgürlüğe ve bağımsızlığa inanmış büyük bir liderleri vardı.

***

Batumlu genç, ''Gelecekte Gürcistan’da Abhazya olmayacak ama Abhazlar olacak'' derken belli ki Gürcistan’da pompalanan yaygın bir kanıyı dile getiriyordu. Bu gencin sözlerini ve Gürcistan faşist yönetimi ile onun Abhazya’daki saldırgan silahlı kuvvetleri başkomutanı Karkaraşvili'nin söylediklerini bir araya getirdiğimizde bile, 30 Eylül ''AYAYRA'' zaferinin Abhazların değil de Allah korusun Gürcistan’ın olması halinde, bugün Abhazya’nın da,  Abhazların da yerinde yeller eseceğini söylemek için kâhin olmaya gerek yok herhalde.

Gerek Şewardnadze, gerek Saakaşvili ve gerek İvanişvili yönetimleri izledikleri politikalarda Abhazya’da hiçbir şey olmamış gibi hareket ediyor, kulaklarının üzerine yatıyor, 14 Ağustos'u unutmuş gibi davranmayı tercih ediyorlar. Halbuki 14 Ağustos’ta Abhazya'da, anavatan ve diasporada yaşayan Abhazlar’ın hayatlarında, psikolojilerinde, ideallerinde çok şey oldu, çok şey değişti.

Gürcistan’ın dünkü ve bugünkü yönetimleri 14 Ağustos'u ne kadar unutturmaya çalışırlarsa çalışsınlar unutmayız. Bu öyle derin bir yara ki unutmak istesek dahi unutamayız.



Paylaş | | Yorum Yaz
3886 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi