• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam96
Toplam Ziyaret686822
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.26107.2901
Euro8.58788.6223
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK
08/07/2020
Sosyolog ve demografyacıların tanımlamalarına göre diaspora, “Bir halkın veya inanç gruplarının anayurtlarından zorla koparılarak başka bir ülkede azınlık olarak yaşamak zorunda bırakılanları” ifade eder.
Bugün Gürcistan coğrafyasında diasporik olarak yaşayan halk hemen hemen hiç yoktur.
Karma evlilikler nedeni ile bir ülkede olan yabancı kişiler ve kültürler diasporik tanımlaya dahil değildir.
Diasporik yaşayan halklar faşist Stalin tarafından Orta Asya ülkelerine veya Sibirya'ya sürgün edilenlerdir.
Sürgün edilen bu halklar Grekler, Ermeniler, Ezidi Kürtlerdir.
Bunun yanında kendi öz topraklarında yaşayan Abhazlar, Osetler, Megrel/Lazlar, Azeriler ve Ahıska Türkleri de tarihin birçok döneminde Sibirya ve Orta Asya'ya sürgün edilen halklardır.
Gürcistan; tarihin çok eski zamanlarından beri, çok dilli, çok kültürlü, çok halk bilimli (folklör) çok inançlı, bir coğrafya olmasına rağmen, aşırı milliyetçilik dozunu kaçırıp ırkçılık moduna giren hakim kartvel halkı homojen bir Gürcistan hayalini hala ısrarla  devam ettirmek istemektedirler.
Bir zamanlar İstanbul'da yaşayan bir Sülün Osman vardı. Kendisinin olmadığı İstanbul'un tarihi Galata kulesini, Galata köprüsünü satardı.
İşte bunun gibi halkların, anadillerin kültürlerin, demokrasi ve insan haklarının düşmanı faşist Stalin Abhazya'nın devlet statüsünü indirerek özerk Cumhuriyet izni ile Gürcistana bağladı. Aynı uygulamayı Güney Osetya'ya yaptı ve Güney Osetya da Özerk bölge satatüsü ile Gürcistana bağlandı.
Tarihi Abhazya ve Güney Osetya ve bu topraklarda yaşayan otohton Abhaz ve Oset halkının hür iradesini Stalin dikkate almadı,  referandum yapmadan bu işlemi oldu bittiye götürdü.
SSCB dağılınca Gürcistan'nın yeni faşist yönetimleri faşist Stalinden daha faşist bir görüntü sergilediler.
Stalin dahi Abhazya ve Güney Osetya'yı özerk izinle Gürcistana bağladığı halde yeni Gürcistan faşistleri şöyle diyorlardı:
- Gürcistan'da Abhazlar ve Osetler olacak ama artık Abhazya ve Güney Osetya diye bir yer olmayacak.
Abhazya ve Güney Osetya halkları ve bunların 50 ülkede yaşamak zorunda bırakılan diasporaları ile kardeş Kuzey Kafkas halkları hep barışı savundular ama Gürcistan ben dört milyon nüfuslu bir ülkeyim birkaç yüz binlik Abhazya ve Güney Osetya'yı bir haftada ezer geçerim diye düşündü.
14 Ağustos 1992 tarihinde faşistlerin silahlı kuvvetleri ve hapishane kaçkınları Abhazya demiryollarını kontrol bahanesi ile Abhazya'ya saldırarak savaşı başlattı.
Dünyanın hangi ülkesi demiryollarının kontrolünü tanklarla, zırhlı araçlarla, top ve obüslerle binlerce asker ve bunların yanında hapishane kaçkını hırsız, soyguncu, katillerle kontrol etmeye kalktı?
Dünya Abhaz ve Adige Halkı Kültür Festivali Karaçay / Çerkes Cumhuriyetinin başkenti Çerkesk'te yapılacaktı ancak Kardeş Kuzey Kafkas halkları, Gürcistan faşist yönetiminin bir bahane ile Abhazya'ya saldıracağını görerek festivalinin yapılacağı yeri Çerkesk yerine Abhazya Cumhuriyetinin başkenti Suhum'a aldı.
18-25 TEMMUZ 1992 tarihleri arasında yapılan bu festivale; bütün Kuzey Kafkas Cumhuriyetlerinden, Abhazlar ve Çerkeslerin diasporik olarak yaşadığı bütün ülkelerden yoğun olarak katılım sağlandı.
Kuzey Kafkasya’dan gelen delegeler, “Abhazlar bizim kardeşlerimizdir. Abhazya’nın haklı davasında kardeşlerimizin yanında olmamız kadar doğal ne olabilir” dediler.
Türkiye diasporasından gelen delegeler de “biz Abhazyada yaşıyan Abhazlar gibi Abhazız. Abhazyanın savunmasında biz de varız, bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur, kimseye verecek bir karış toprağımız da yoktur” dediler.
Gürcistan faşist yönetimi, Abhaz-Adige Kültür festivalinde verilen bu mesajları algılayamadı veya blöf zannetti.
Tüm kardeş Kuzey Kafkas Cumhuriyetlerinden gönüllüler, Abhaz ve Çerkes diasporasından gönüllüler Abhazya’nın savunmasında yer aldılar. Abhazya’nın savunmasında sadece erkekler değil, kadın ve kız gönüllüler Setenaylar, Gundalar yer aldı.
Kimi şehit, kimi gazi oldu ama Abhazya'yı onur ve gururla savundular.
Biz Abhaz ve Osetler, Kuzey Kafkas Halkları ve tüm dünya diasporalarımız savaş öncesi de barış diyorduk, şimdi savaş sonrası da yine barış diyoruz.
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli.
Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin!
Halkların kardeşliğinden korkmayın!
Kafkasya size de bize de yeter.
Emperyal ülkeler gelirler, mefaatleri ve işleri bitince giderler, çünkü onların gidecek ülkeleri var.
Bizim Kafkasya dışında gidecek ülkemiz yok.
Abhazya ve Güney Osetya dün de Gürcistan’ın değildi, bugün de, yarın da olmayacak!
Barışa evet de ve saldırmazlık anlaşmasını imzala!
Bağımsız Abhazya ve bağımsız Güney Osetya gerçeğini dikkate al ve bundan korkma!
Komşu kardeşten daha ötedir.
Komşunun, komşunun külüne ihtiyacı vardır.
Annelerin  ağlamaması için, çocukların yetim kalmaması için Kafkasyamıza ve tüm dünyamıza barış gerekli.
Barış savaştan daha kolaydır.
Barış daha insancıl, daha sevecendir.


211 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi