• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam115
Toplam Ziyaret696694
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.61987.6503
Euro8.94908.9849
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Bağımsız Abhazya’da Özgürce Yaşamak…
31/12/2012

Bizim  bir zenci kardeşimiz vardı; adam gibi adam, Abhaz gibi Abhazdı. Şakır şakır Abhazca konuşurdu. Abhaz gelenek ve göreneklerine çok dikkat ederdi. Yaşadığı Batum’da iki Abhaz bir araya gelip Abhazca konuşmadıklarını gördüğünde kızar ve hemen araya girerdi,

 - “Utanmıyor musunuz? Sen Abaza, o Abaza. Neden Abazaca konuşmuyorsunuz?” derdi.

Bilindiği gibi Gürcüstan’a bağlı Acaristan Özerk Cumhuriyeti’nde, özellikle başkent Batum’da 1992-1993 Abhazya-Gürcüstan savaşından önce yaklaşık 2000-2500 Abhaz yaşardı.

Bu Abhazların bir kısmına Çerkes Abhaz, bir kısmına da sadece Abhaz denirdi. Acaristan’da yaşayan yaklaşık  90 Abhaz sülalesi vardı. Bizim zenci Kutelia da evliydi ve çocukları vardı.

Abhazlarla aynı coğrafyayı, aynı tarihi, aynı kültürü paylaşan Gürcüler, kendilerine ileri görüşlü, çağdaş, demokratik, insan haklarına saygılı yöneticiler seçemediler. İş başına gelen faşist yöneticiler verdikleri emirle tankları, topları ve her türlü silahları ile İngur Nehri’ni geçip Abhazya’da  savaşı başlattılar.

Savaşlar acıdır, ancak aynı coğrafyayı, aynı tarihi, aynı kültürü paylaşan halkların savaşı daha da acıdır.

Savaş, hem Abhazya’da hem de Abhazların diasporada yaşadığı  yaklaşık 41 ülkede insanlara acılar vermiştir. Abhaz diasporası içinde de en büyük acılar Abhazların azınlık olarak yaşadığı Acaristan Cumhuriyeti’nde yaşanmıştır.

Çoğunluk azınlığa kısmen düşman, kısmen ajan, kısmen şüpheli, çok az bir kesim de çapraz evlilikler nedeni ile dost gözü ile bakmıştır.

Savaş döneminde Acaristan Cumhurbaşkanı Aslan Abaşidze idi. Halkına Abhazya’daki savaşa “ne gidin, ne de gitmeyin diyorum” diyerek kısmen de Abhazlar lehine bir tavır da takındı. O  dönemde Acaristan’da yaşayan Abhazlar da devlet yönetiminde önemli pozisyonlardaydı.

 Acaristan’da yaşayan Abhaz gençler Abhazya’ya gelerek ulusal kurtuluş savaşında yer aldılar. Şehit oldular, gazi oldular, onur ve gurur sahibi oldular.

Savaş yıllarında Gagra’da çektirdiğimiz bir fotografta bu kahramanlarla aynı kareyi paylaşmıştım. İçlerinde bir Agırba genç vardı. Savaşta dahi güzel fıkralar anlatıyor, ölümle dalga geçiyordu. Şehit düştü. Öyle zannediyorum ki her Kafkasyalı gibi bu Agırba genç de güle oynaya şehit oldu.

Acaristan’daki Abhaz gençleri ata vatanları Abhazya’yı savunmak için gelmişlerdi ancak Gürcüstan’ın faşist yönetimi “Abhazya’ya gidin, orada ne bulursanız sizindir” demişti. Bu mesajı alan Acaristan Gürcülerinden bir kısmı soygun, talan ve ganimet için Abhazya’nın yolunu tutmuştu.

Gürcüstan’ın faşist yönetiminin bu söylemi ile Gürcü silahlı kuvvetlerinde hapishane kaçkını, hırsız, soyguncu, küçük büyük mafia, eroin, esrar, hap bağımlıları yer aldı. Bunlar gündüz savaşırken gece soygun yapıyorlardı, yani uykusuz 24 saat mesaileri vardı. Soydukları malların bir kısmını da Türkiye’ye getirip Karadeniz sahil vilayetlerinde kurulan pazarlarda bedava fiyatına satıyorlardı.

İşte onlardan biri  savaşmak için değil, çalmak, soymak, ganimete konmak için Abhazya’ya gider ve Abhazya’dan bir otomobil gasp ederek Batuma, baba ocağına getirir.

Abhazya’da mal çoktu. Bu savaş bahanesi ile pekala zengin de olabilirdi. Bu hırsla ikinci sefer Abhazya’nın yolunu tuttu ama bu sefer şansı yaver gitmedi. Bu kez Abhazya’dan otomobil değil, tabutun içinde geldi Batum’daki baba evine.

Batumlu gencin cenaze merasimine katılım oldukça yüksekti. Baba evi ve bahçesi tıklım tıklım insan doluydu. Baba taziyeleri kabul ediyor, bir yandan da Abhazlara lanet yağdırıyordu. Bazen bedduaların dozunu öyle bir kaçırıyordu ki…

 Taziye için cenaze evine gelen bizim zenci kardeşimiz, babanın Abhazlara karşı sergilediği bu tutumuna fazla dayanamadı. Yanına gitti, yakasından tuttu sürüklemeye başladı.

 - “Gel, gel... Gel seninle ahıra gidiyoruz. Bakalım orada ne var, bir görelim” der.

Bahçenin bir kenarında bulunan ahırın kapısını açar ve sorar,

- “Bu araba nereden, nasıl geldi? Bu makine senin ahırına gelirken Abazalar iyiydi de, şimdi oğlunun cenazesi geldiği için mi Abazalar bu kadar kötü oldu. Oğlunu  Abhazya’ya niye yolladın? Onun orada hırsızlıktan başka ne işi vardı?” der.

Cenazeye katılan herkes donup kalır. Kendi aralarında konuşmaya başlarlar:

 - “Bir zenci Abaza, Batum’da bir cenazede, üstelik Abhazya’dan savaştan gelen birisinin cenazesinde nasıl oluyor da böyle bir tepki gösterebiliyor?”

- “Bu cesareti nereden alıyor?”

Bir müddet sonra bizim zenci kardeşimizi almaya kalabalık bir polis timi gelir. Karakol, nezarethane derken epeyce bir hırpalarlar.

 Bu olaydan bir müddet sonra da bizim cesur yürekli zenci kardeşimiz dünyasını değiştirir.

O  bir Abhaz gibi yaşadı...

O her yurtsever Abhaz gibi korkusuz bir yüreğin sahibiydi ve bu yürekte dolu dolu Abhazya ve Abhaz sevdası vardı. Ama o bağımsız Abhazya’da, Abhazya vatandaşı olarak yaşama şansını bulamadı. Buna ömrü yetmedi. Öbür dünyası aydınlık olsun.

Ancak, bizim zenci kardeşimizin çocukları Acaristan’dan Abhazya’ya döndüler. Onlar şimdi bağımsız Abhazya’da, Abhazya vatandaşı olarak özgürce yaşıyorlar.

***

Savaşsız, sömürüsüz sevgi dolu bir dünyada, yeni yılın tüm halklara  yeni özgürlükler getirmesi dileklerimle…



5923 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi