• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret591005
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.72705.7500
Euro6.46976.4956
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Bağımsız Abhazya’da Özgürce Yaşamak…
31/12/2012

Bizim  bir zenci kardeşimiz vardı; adam gibi adam, Abhaz gibi Abhazdı. Şakır şakır Abhazca konuşurdu. Abhaz gelenek ve göreneklerine çok dikkat ederdi. Yaşadığı Batum’da iki Abhaz bir araya gelip Abhazca konuşmadıklarını gördüğünde kızar ve hemen araya girerdi,

 - “Utanmıyor musunuz? Sen Abaza, o Abaza. Neden Abazaca konuşmuyorsunuz?” derdi.

Bilindiği gibi Gürcüstan’a bağlı Acaristan Özerk Cumhuriyeti’nde, özellikle başkent Batum’da 1992-1993 Abhazya-Gürcüstan savaşından önce yaklaşık 2000-2500 Abhaz yaşardı.

Bu Abhazların bir kısmına Çerkes Abhaz, bir kısmına da sadece Abhaz denirdi. Acaristan’da yaşayan yaklaşık  90 Abhaz sülalesi vardı. Bizim zenci Kutelia da evliydi ve çocukları vardı.

Abhazlarla aynı coğrafyayı, aynı tarihi, aynı kültürü paylaşan Gürcüler, kendilerine ileri görüşlü, çağdaş, demokratik, insan haklarına saygılı yöneticiler seçemediler. İş başına gelen faşist yöneticiler verdikleri emirle tankları, topları ve her türlü silahları ile İngur Nehri’ni geçip Abhazya’da  savaşı başlattılar.

Savaşlar acıdır, ancak aynı coğrafyayı, aynı tarihi, aynı kültürü paylaşan halkların savaşı daha da acıdır.

Savaş, hem Abhazya’da hem de Abhazların diasporada yaşadığı  yaklaşık 41 ülkede insanlara acılar vermiştir. Abhaz diasporası içinde de en büyük acılar Abhazların azınlık olarak yaşadığı Acaristan Cumhuriyeti’nde yaşanmıştır.

Çoğunluk azınlığa kısmen düşman, kısmen ajan, kısmen şüpheli, çok az bir kesim de çapraz evlilikler nedeni ile dost gözü ile bakmıştır.

Savaş döneminde Acaristan Cumhurbaşkanı Aslan Abaşidze idi. Halkına Abhazya’daki savaşa “ne gidin, ne de gitmeyin diyorum” diyerek kısmen de Abhazlar lehine bir tavır da takındı. O  dönemde Acaristan’da yaşayan Abhazlar da devlet yönetiminde önemli pozisyonlardaydı.

 Acaristan’da yaşayan Abhaz gençler Abhazya’ya gelerek ulusal kurtuluş savaşında yer aldılar. Şehit oldular, gazi oldular, onur ve gurur sahibi oldular.

Savaş yıllarında Gagra’da çektirdiğimiz bir fotografta bu kahramanlarla aynı kareyi paylaşmıştım. İçlerinde bir Agırba genç vardı. Savaşta dahi güzel fıkralar anlatıyor, ölümle dalga geçiyordu. Şehit düştü. Öyle zannediyorum ki her Kafkasyalı gibi bu Agırba genç de güle oynaya şehit oldu.

Acaristan’daki Abhaz gençleri ata vatanları Abhazya’yı savunmak için gelmişlerdi ancak Gürcüstan’ın faşist yönetimi “Abhazya’ya gidin, orada ne bulursanız sizindir” demişti. Bu mesajı alan Acaristan Gürcülerinden bir kısmı soygun, talan ve ganimet için Abhazya’nın yolunu tutmuştu.

Gürcüstan’ın faşist yönetiminin bu söylemi ile Gürcü silahlı kuvvetlerinde hapishane kaçkını, hırsız, soyguncu, küçük büyük mafia, eroin, esrar, hap bağımlıları yer aldı. Bunlar gündüz savaşırken gece soygun yapıyorlardı, yani uykusuz 24 saat mesaileri vardı. Soydukları malların bir kısmını da Türkiye’ye getirip Karadeniz sahil vilayetlerinde kurulan pazarlarda bedava fiyatına satıyorlardı.

İşte onlardan biri  savaşmak için değil, çalmak, soymak, ganimete konmak için Abhazya’ya gider ve Abhazya’dan bir otomobil gasp ederek Batuma, baba ocağına getirir.

Abhazya’da mal çoktu. Bu savaş bahanesi ile pekala zengin de olabilirdi. Bu hırsla ikinci sefer Abhazya’nın yolunu tuttu ama bu sefer şansı yaver gitmedi. Bu kez Abhazya’dan otomobil değil, tabutun içinde geldi Batum’daki baba evine.

Batumlu gencin cenaze merasimine katılım oldukça yüksekti. Baba evi ve bahçesi tıklım tıklım insan doluydu. Baba taziyeleri kabul ediyor, bir yandan da Abhazlara lanet yağdırıyordu. Bazen bedduaların dozunu öyle bir kaçırıyordu ki…

 Taziye için cenaze evine gelen bizim zenci kardeşimiz, babanın Abhazlara karşı sergilediği bu tutumuna fazla dayanamadı. Yanına gitti, yakasından tuttu sürüklemeye başladı.

 - “Gel, gel... Gel seninle ahıra gidiyoruz. Bakalım orada ne var, bir görelim” der.

Bahçenin bir kenarında bulunan ahırın kapısını açar ve sorar,

- “Bu araba nereden, nasıl geldi? Bu makine senin ahırına gelirken Abazalar iyiydi de, şimdi oğlunun cenazesi geldiği için mi Abazalar bu kadar kötü oldu. Oğlunu  Abhazya’ya niye yolladın? Onun orada hırsızlıktan başka ne işi vardı?” der.

Cenazeye katılan herkes donup kalır. Kendi aralarında konuşmaya başlarlar:

 - “Bir zenci Abaza, Batum’da bir cenazede, üstelik Abhazya’dan savaştan gelen birisinin cenazesinde nasıl oluyor da böyle bir tepki gösterebiliyor?”

- “Bu cesareti nereden alıyor?”

Bir müddet sonra bizim zenci kardeşimizi almaya kalabalık bir polis timi gelir. Karakol, nezarethane derken epeyce bir hırpalarlar.

 Bu olaydan bir müddet sonra da bizim cesur yürekli zenci kardeşimiz dünyasını değiştirir.

O  bir Abhaz gibi yaşadı...

O her yurtsever Abhaz gibi korkusuz bir yüreğin sahibiydi ve bu yürekte dolu dolu Abhazya ve Abhaz sevdası vardı. Ama o bağımsız Abhazya’da, Abhazya vatandaşı olarak yaşama şansını bulamadı. Buna ömrü yetmedi. Öbür dünyası aydınlık olsun.

Ancak, bizim zenci kardeşimizin çocukları Acaristan’dan Abhazya’ya döndüler. Onlar şimdi bağımsız Abhazya’da, Abhazya vatandaşı olarak özgürce yaşıyorlar.

***

Savaşsız, sömürüsüz sevgi dolu bir dünyada, yeni yılın tüm halklara  yeni özgürlükler getirmesi dileklerimle…



Paylaş | | Yorum Yaz
5449 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR! - 20/05/2019
Siz bu toprakların hep iyi gün dostu oldunuz. Biz Çerkesler ve diğer kardeş halklar ise bu toprakların hep kara gün dostuyduk ve hep öyle kalmaya devam edeceğiz.
Türkiye'de Siyaset Yapmak… - 17/04/2019
Üretmeden tüketmek nasıl uzun ömürlü olamıyorsa, iktidar koltuğunda oturup halkın iradesine dikkat etmeyen iktidarlar da uzun ömürlü olamazlar.
Yıstanbulako ve Şiş Naniy - 06/02/2019
Yerel seçimlerde devletin tüm imkanlarını çar çur ederek kullanan siyasi parti adaylarını değil, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve halklarını seven ve dikkate alan İstanbul Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Doğan Duman'a destek verelim.
Kuzey Kafkas Halkları Türkiye Diasporasının 2018 Bilançosunun Dip Notları - 01/01/2019
Asimilasyon insanlık suçu ise bütün Kemalistler suçludur. Tanrı 2019 yılında kültürleri, anadilleri Kemalistlerin şerrinden korusun.
Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi