• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
21 Mayıs 1864 Tarihini Analiz Ederken…
18/05/2013

21 Mayıs 1864 Tarihini analiz edip, sebep sonuç ilişkilerine baktığımızda tabloyu açık seçik görürüz:

- Kuzey Kafkasya coğrafyasında, sınırları harita üzerinde kalemle çizilerek belirlenen küçük küçük cumhuriyetler,

- Aynı dili konuşup, aynı kültürü paylaştığı halde birbirlerinden zorla koparılmış kardeş halklar,

- Yine aynı dili konuşan ama ayrı ayrı alfabeleri olan insanlar,

- Otohton halklarından arındırılmış, yetkileri her yıl azaltılan devletçikler,

- İşsizlik nedeniyle her yıl nüfusu azalan, ekonomik yardım almadan yaşaması mümkün olmayan cumhuriyetçikler,

- Din, mezhep ayrılıkları ile siyasi ideoloji empoze edilerek esasen çok küçük olan cumhuriyetleri daha da küçültmek isteyenler,

- Emperyal güçlerin iştahını kabartan yer üstü yer altı zenginliği olan stratejik konumlu bir Kuzey Kafkasya.

- Halkların kardeşliğini gözeten değil, komşu halkların çatışması üzerinde kurulan bir politika,

- Yüzlerce devlette yaşamaya mahkum sürgün edilmiş Kuzey Kafkasya halkları,

- Dilini, kültürünü yitirmekte olan, asimile olmuş veya asimile tehdidi altında milyonlarca insan.

- Asimile olmamaya direnen binlerce yurtsever,

- Vatanı olan ama vatansız bırakılmış milyonlarca 21 Mayıs sürgünü kader mahkumu,

- Anavatanına dönmek isteyenler, dönmek isteyip dönemeyenler, dönüş yoluna set çeken politikalar,

- Anavatana dönüp adapte olamayıp, hayal kırıklığına uğrayanlar,

- Ben Çerkesim demeye utananlar, ben Çerkesim demeye korkanlar.

Sonuçları daha çok uzatabiliriz ve hepsi de meydanda olan objektif gerçekler.

***

Peki 21 Mayıs 1864 tarihinin sebepleri, sonuçları gibi açık seçik ortada mı?

Kocaman bir hayır.

- Rus-Kafkas savaşları öncesi Rus halkı feodalizmi yıkmış, uluslaşma sürecini tamamlamıştı ama Kuzey Kafkasya halkları içlerindeki feodalizmi yıkamadıkları için uluslaşamamıştı.

- Uluslaşan Rus halkının Rus Çarlığı diye bir devleti varken, uluslaşmayıp kabile düzeyinde kalan Kuzey Kafkasyalılar’ın bir devleti yoktu.

- Ruslar, Kuzey Kafkasya coğrafyasında bir devletle değil, kabile düzeyinde olan Kuzey Kafkasya halkları ile savaştılar.

- Kuzey Kafkasya halklarının bir devleti olmadığı için enformasyonları, organizasyonları, koordinasyonları yoktu; dolayısıyle stratejileri, objektif bir politikaları da olamadı.

- Savaşta bireysel başarılar zafer getirmez, kollektif başarılar ancak zafer getirir. Ancak devletleri olmayan Kuzey Kafkasyalılar kollektif hareket edemediler.

- 300 yıl direndiler, 21 Mayıs 1864 tarihinde Rus Çarlığı zaferi kutlarken, Kuzey Kafkasya halkları vatanlarından sürgün edilmeye başlandı.

- Rus Çarlığının sıcak denizlere ve Çerkessiz bir Kuzey Kafkas toprağına ihtiyacı varken, 300 yıl süren savaşta hep vaatte bulunan ama vaat ettiği hiçbir şeyi yerine getirmeyen Osmanlı Sultanı’nın da savaşacak askere, topraklarını ekip biçecek rençber insanlara ihtiyacı vardı. Rus Çarlığı da, Osmanlı Sultanı da kazandı; kaybedenler ise biz Kuzey Kafkasyalılar olduk.

- Kuzey Kafkasya coğrafyasında uluslaşmış bir halk ile bu uluslaşmış halkın bir devleti olmuş olsaydı, 21 Mayıs bizim için bir sürgün, bir acı, bir yas, bir gözyaşı günü olmazdı. 21 Mayıs bir zafer günü olur, ağlayarak değil gülerek, üzülerek değil sevinerek büyük bir çoşku ile kutlardık 21 mayısları.

Peki neden uluslaşamadık? Neden anavatanımız Kuzey Kafkasya coğrafyasında bir devlet kuramadık?

İçimizdeki feodaller yüzünden uluslaşamadık, içimizdeki feodaller yüzünden devletleşemedik.

Kuzey Kafkasya halkının devlet kurma ve yönetme yeteneği vardır. Ortadoğu coğrafyasında Mısır’da yüzlerce sene Kuzey Kafkasyalılar Memluk imparatorluğunu sevk ve idare etmişlerdir.

Bu devlet kurma ve yönetme yeteneği maalesef kendi anavatanlarında feodallerin egoları nedeniyle pratik bulamamıştır.

İnsan ticareti ile iştigal eden, saray, konak ve köşklere kadın-kız pazarlayan feodallerimiz, sosyolojik evrimlerini tamamlayamamış, lord, lordes, kont, kontes, dük, düşeş gibi ünvanlar alamadıkları gibi Kuzey Kafkasya halklarının sürgün ve soykırım trajedisine sebep olmuşlardır.

Sürgün ve soykırımın faturasının tamamını Rusya'ya kesmek kolaycılıktır, objektif değildir, hakkaniyet kurallarına uygun değildir.

Rus Çarlığı’nın, Osmanlı Sultanlığının ve içimizdeki feodallerin bu trajedide payları eşittir.

Bir Kafkasya halkı olmasına rağmen Rus Çarlığına bütün kapılarını açıp Kuzey Kafkasya halklarının mağlup olmasına sebep olan Gürcistan’ın da payı vardır bu trajedide. Gürcistan’da Saakaşvili’nin Rusya karşıtı yürüttüğü politikalar gereği Anaklia’da Çerkes Soykırım Anıtı’nın açılması, Parlementoda Çerkes Soykırımı’nın kabul edilmesi ile bu trajediyi hafifletmek mümkün değildir.

Gürcistan, bugün Rusya’dan şikayet ediyor. Kuzey Kafkasya coğrafyasını Ruslara açanın kendileri olduğunu unutmamaları gerekir, dolaysıyla şikayet etme hakları yoktur.

Kuzey Kafkasya halkının bu trajedisinde ağırlığı İngiltere’de olmak üzere Fransa’nın da payı vardır.

Biz Kuzey Kafkasyalılar için ''söz namustur'' ama her iki ülkenin sözlerine fazla güvenmekle de hata ettik.

Topraklarımızdan sürgün edildik ama kalplerimizdeki anavatan sevgisi sürgün edilemezdi, nitekim edilemedi.

Biz vatansız değiliz, vatan bizsiz.

Ama gelecekte vatan bizle yine beraber olacak.

Kuzey Kafkasya coğrafyasında gözleri olanlar size kötü bir haberimiz var: Biz diasporada gurbetteydik, şimdi SILA'ya dönmeye başladık.

Bu halk 149 yıldır bedel ödedi ama artık ödemek istemiyor.

Bu halk her engeli aşıp anavatanına dönmek istiyor.



Paylaş | | Yorum Yaz
2966 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi