• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam110
Toplam Ziyaret696893
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.65167.6823
Euro8.95278.9886
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Abhazya Gazilerine Selam Olsun
22/02/2012

Dünya Abhaz / Abaza Halkları Kongresi bu yıl 20. ci kuruluş yılını Eylül 2012' de büyük bir törenle kutlayacak. Bu konuda Abhazya Devleti önderliğinde bir tertip komitesi oluşturuldu.

Abhaz halkı, savaş devam ederken tüm dünya diasporasında yaşayan insanlarını anavatanda toplamıştı. İlk kuruluş kongresini Ekim 1992'de savaştan yeni kurtardığı Pitsunda'da yapıyordu.Pitsunda'da kongre yapılacak otelin salonuna giderken Gagra'da olduğu gibi yolun sağ ve solunda toplanmamış cesetler vardı.

Sordum:

- "Cesetler yolda duruyor, niye böyle?"

Aldığım cevap çok enterasandı.

- "Bunları toplamaya vaktimiz olmadı. Ancak topladığımız cesetleri teslim alın diye haber gönderdiğimiz Gürcistan yetkilileri gelip almadı."

Bu arada şunu da söylediler:

- "Aldıkları ölülerini de helikoptere koyup, Karadeniz'in üzerinde denize atıyorlar."

- "Niye böyle yapıyorlar" diye sorduğumda,

- "Niye olacak Tiflis anaların ağlamalarını duymak istemiyor, Abhazya'da insan kaybımız yok demek için" dediler.

Savaş esnasında Tiflis yönetimin sergilediği bu tutum, ikinci dünya savaşında Hitlerin Nazi Almanyası ile ne kadar benzerlik gösteriyordu.

***

Pitsunda'da kongre salonu tıklım tıklımdı. Bırakın oturulacak yer, ayakta dikilecek yer bile yoktu. Dünyanın her her yerinden Abazalar gelmişti. Abazalar'ın yanında kardeş Kuzey Kafkas halklarından da gözlemciler vardı.

Salonda siyah renk hakimdi. Bay ve bayan izliyeciler hemen hepsi siyah matem elbiseyliydi.Kimi oğlunu, kimi yeğenini, kimi kuzenini, kimi arkadaşını, kimi sevdiğini kaybetmişti. Ama dimdik ayaktaydılar, onurlu ve ümitliydiler. Abhazya'nın düşman elinde olan diğer kısmını da ergeç kurtaracaklardı.

Açılış konuşmasını ilk cumhurbaşkanı, savaşın başkomutanı VİLADİSLAV ARZINBA yaptı. Hepimize ümit ve azim veren çoşkulu bir konuşmaydı.Halk önderlerini dakikalarca ayakta alkışlarken salonda ağlamayan yok gibiydi.

Savaşta evlatlarını kaybedenlere de söz verildi. Hemen hepsi içtenlikle “vatan sağ olsun” diyordu. Hele oğlunu birkaç gün önce savaşta kaybetmiş

Abhaz tahmadası AÇÜŞBA'nın onurlu duruşunu, veciz sözlerini hiç unutamam.

Bana, kongrenin bildirgesini hazırlıyacak redaksiyon komitesinde görev verdiler. Seçimde başkanlığa profesör Taras ŞAMBA, Genel Sekreterliğe

Arap dünyasını tanınmış yazarı, Orhan PAMUK'un eserlerini arapçaya çeviren Fadıl Cetger ARÜYTA, yönetime de ABD için İnal KAZAN, Karaçay-Çerkes için Gonava MUMİNAT, Oleg ETLİKOV, Aleks HURANOV, Abhazya için Yuri ARGUN, Oleg DEMENİA, Meri İNAPHA, Almanya için Ruhi YAŞBA, Türkiye için de Cemalettin ÜMİT ARZINBA, Recep YILMAZ AGIRBA ve ben Erol KILIÇ KUTALİA seçildik.

Dünya Abhaz/ Abaza Halkı Kongresi sonuç bildirgesi, Birleşmiş Milletler Genel sekreterine, Rusya Federasyonu devlet başkanına, Gürcistan devlet başkanına, Türkiye Cumhurbaşkanına, Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri başkanlarına iletildi. Barış için katkıları istendi.

Kongre oy birliği ile, Dünya Çerkes Birliği'ne üye olma kararını aldı. Kongre yönetim kurulu savaş ortamında gerek ikili ve çoklu temaslarla,gerek yazılı ve görsel basınla Abhazya'nın haklı durumunun her platformda savunmasını yaptı.

Bu süreç içinde kongre yönetim kurulu, Moskova, S.Petesburg, Çerkesk, Kahire, Tunus, Almanya'da muhtelif şehirlerde ve İstanbul!da toplantılar yaptı. Yapılan bu toplantılara diasporamızdan binlerce insan katılıp görüş belirtti.

Toplantılarda biz Türkiye'den gelen delegelere eskortluk, zaman zamanda tercümanlık yapan Şendoğan KAYIT AJÜNBA'da vardı. Gündüz bizimle olurken, gece silahını alıp operasyonlara katılıyordu. Şendoğan uyku nedir bilmiyordu. Sakarya'nın Hendek ilçesinden gelmiş korkusuz bir yiğitti. Anavatanı ateş altında olunca o da vatan görevi için gelmişti. Toplantı sonunda elimdeki küçük bir portatif radyoyu gördü. Ucuz bir radyoydu. İşportadan alınmıştı. Ama iş görüyordu haberleri dinlediğimi görünce,

- Erol abi bu radyoyu bana emanet verirmisin, dedi. Cephede haber dinliyemiyorum, hergün de GUDAVUTA'ya gidip savaşla ilgili haber alamıyorum dedi.

Bu ucuz ve basit radyo ile Temmuz 1992 de Abhazya Parlementosu'nun almış olduğu bağımsızlık kararını dinlemiştim Abhazya'nın karadeniz karasularında. Gagranın kurtarılmasında çok da insanımızı şehit vermiştik bu psikoloji ile Şendoğan'a şunu söyledim:

- "Şendoğan bu radyoyu sana bir şartla emanet veririm, o şartta şu, bu radyoyu sadece senin elinden almak isterim".

Birbirimize bakıştık ve

- "Tamam Erol abi" dedi.

Radyoyu Şendoğan'a verdim.

***

Aradan yıllar geçti Abhazya gazisi Şendoğan KAYIT AJÜANBA ile İstanbulda Üsküdardaki Kafkas Abhazya Kültür Derneğinde yapılan bir etkinlikte karşılaşık, yanıma geldi selamlaştık ve sözü radyoya getirdi

- "Erol abi Abhazyada bana verdiğin radyoyu geri getirdim, onu sana vereyim", dedi.

Şendoğan'ın gözünün içine bakarak cevap olarak şöyle söyledim:

- "Şendoğan, o radyoyu sana emanet vermiştim ama artık o radyo emanet değil senin" dedim.

Şendoğan aslında Abhazya'da ne demek istediğimi anlamıştı. Şimdi ise daha iyi anlamıştı.

Emanet verdiğim radyo bir şehitin elinden alınamazdı ancak bir gazinin elinden alınabilinirdi.

Abhazya kahramanı ŞENDOĞAN KAYIT AJÜANBA gazi olmuştu. Benim radyo şimdi bu gazimizde. Emanet değil, benden ona çam sakızı çoban armağanı misali bir hatıra.



3895 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi