• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Parasını Ödedik, Anadilimizde Radyo- TV Yayını İstiyoruz
27/02/2012
Çerkes Hakları İnisiyatifi öncülüğünde ,25-26 Şubat 2012 Tarihinde Kocaeli Kartepe ilçesi Derbent'te, Kocaeli Turizm  ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu, Uygulama Otelinde birinci Çerkes Çalıştayı yapıldı.

Çalıştaya, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar ve ülkemizin her yanından gelen kanaat önderleri ile diğer kardeş halkların kanaat önderleri katıldı.

Birinci Çerkes Çalıştayı, ülkemizin demokratik açılım paketine paralel yapılan Kürt, Alevi, Roman çalıştaylarından farklıydı. Çerkes halkı sıra kendisine gelecek diye bekledi ama gelmedi, çünkü onlar bu ülkenin sesi olmayan vatandaşı veya yok kabul edilen bir halkıydı.

Gerçi devletin finanse  ve organize ettiği çalıştaylardan da bir şey çıkmadı. Çerkesler, devletin kendileri için yapmadığı veya yapmak istemediği çalıştayı kendi finansmanları ile kendileri organize etti.

Biz bu ülkede yaşıyan Çerkesler her zaman devletin yanında olduk, devleti savunduk. Ama devlet yapsın diye beklemedik. Yaşadığımız köylerde okulumuzu, camimizi, sağlık ocağımızı, yolumuzu yaptık, suyumuzu hatta bazı yörelerde elektriğimizi biz ürettik. Yani biz her şeyi devletten bekleyen bedavacı bir halk değiliz.

Çalıştayımızı da kendimiz yaptık. Bu çalıştayda öne çıkan taleplerden biri de, 7 gün 24 saat kesintisiz çerkes dillerinde yayın yapan bir radyo ve televizyon kanalı isteğimizdi.

Bunu; anadilimizi unutmamak için, kültürümüz için, asimile olmamak için istiyoruz. Biz bu topraklarda bir anadilimizi UBUH'çayı yitirdik, diğerlerini de yitirmek istemiyoruz. Hem bu talebimiz demokratik insan haklarına uygun bir taleptir. Biz önce insan, sonra halk, sonra bu ülkenin kuruluşunda aktif rol almış  vatandaşlarız. Bir başka deyişle bizim insan olarak haklarımız, vatandaş olarak haklarımız var.

Birinci Çerkes Çalıştayına katılan BDP milletvekili sayın Sırrı Süreyya ÖNDER yaptığı konuşmada, “Benim Çerkeslere tavsiyem aman televizyonu
devletten istemeyin, o televizyon ''UCUBE''ye döner” dedi.

Tabiî program içeriğini dikkate alırsak sayın ÖNDER'in dediklerine hak vermemek elde değil. Ancak bu radyo ve televizyon talebimizin bir de görünmiyen, bilinmeyen veya az bilinen bir yüzü var. İzninizle, şimdi bunu biraz açmak istiyorum.

Bir bankada görev yaptım. Görev yaptığım bu bankanın ANKARA/KIZILAY şubesinde TRT kurumunun hesabı vardı. Hani hepimizin 20 yıldan daha fazla ödediğimiz elektrik paralarından kesilen % 2 TRT payları bu hesapta toplanıyordu.

Ben, TRT kurumunun bu hesapta biriken % 2 TRT paylarının hangi trilyonlara ulaştığını gözlerimle gördüm, biliyorum.

Şimdi şöyle düşünüyorum, Türkiyenin demokrafik yapısında kuzey kafkas halklarının % 10 payı vardır ve bu 7 milyon kişiye tekabül etmektedir.
7 milyon  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kuzey Kafkasyalı her ay elektrik faturası ödüyor ve her ay bu faturaların % 2'si TRT payı olarak kuruma gidiyor. Bu uygulama 20 yıldan beri devam ediyor. 20 yılda biz Çerkes halkı ödediğimiz % 2 TRT payları ile değil bir radyo -televiyon kanalı, üç beş radyo televizyon kanalı kurulur.

Yani biz çerkesler anadilimizde radyo ve televizyon kanalı isterken bunu bedava istemiyoruz. Biz bunun bedelini fazlası ile ödedik. Çerkes halkı alacaklı, devlet borçludur.

İşte biz Çerkesler, 25-26 Şubat 2012 tarihinde Kocaeli Derbent'te yapılan Birinci Çerkes Çalıştayı'nda, anadilimizde radyo ve televizyon kanalı istemekle devletimize borcunu ödemesi için davetiye çıkardık.

Bu konuda vatandaşı olduğumuz  devletimiz, sakın temerrüde düşmeyi  düşünmesin. Çünkü biz dilimizle kültürümüzle, kimliğimizle, insanca yaşamak istiyoruz.

Ha birde şunu söylemeliyim, biz Çerkesler istemekten utanan, istemeyi ayıplıyan bir halkız. Bedavacı bir halk değiliz. TRT kurumunun hangi ülkelere, hangi radyo ve televizyon kanallarına finans, teknik eleman, teknoloji yardımını yaptığını çok iyi biliyoruz.  Bu yardımları niye yaptınız demiyoruz. Yapmayın da demiyoruz. Ancak bizim haklı isteğimizi dikkate alın diyoruz. Önce borcunuzu ödemeniz, sonra yardımları yapmanız daha iyi  olurdu diyoruz.

Bizim sizden alacağımız var. Evet bu yardım değil, alacağımızdır. Biz alacağımızı istiyoruz. Çünkü biz çocuklarımıza Çerkesçe ninniler söylemek istiyoruz, çünkü biz çocuklarımıza Çerkesçe masallar söylemek istiyoruz. Çünkü biz Çerkesçe “seni seviyorum” demek istiyoruz.

Anadilimizde kesintisiz 7 gün 24 saat yayın yapacak bir radyo ve televizyon kanalı istiyoruz ve istemeye de devam edeceğiz. Çünkü bu bizim hakkımız, çünkü biz asimile olmak istemiyoruz.
Biz, barış, dostluk, kardeşlik ve sevgi dolu bir Türkiye'de kendi renklerimizle yaşamak istiyoruz.


Paylaş | | Yorum Yaz
3053 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi