• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam63
Toplam Ziyaret680522
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84196.8693
Euro7.73027.7611
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Parasını Ödedik, Anadilimizde Radyo- TV Yayını İstiyoruz
27/02/2012
Çerkes Hakları İnisiyatifi öncülüğünde ,25-26 Şubat 2012 Tarihinde Kocaeli Kartepe ilçesi Derbent'te, Kocaeli Turizm  ve Otelcilik Meslek Yüksek Okulu, Uygulama Otelinde birinci Çerkes Çalıştayı yapıldı.

Çalıştaya, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar ve ülkemizin her yanından gelen kanaat önderleri ile diğer kardeş halkların kanaat önderleri katıldı.

Birinci Çerkes Çalıştayı, ülkemizin demokratik açılım paketine paralel yapılan Kürt, Alevi, Roman çalıştaylarından farklıydı. Çerkes halkı sıra kendisine gelecek diye bekledi ama gelmedi, çünkü onlar bu ülkenin sesi olmayan vatandaşı veya yok kabul edilen bir halkıydı.

Gerçi devletin finanse  ve organize ettiği çalıştaylardan da bir şey çıkmadı. Çerkesler, devletin kendileri için yapmadığı veya yapmak istemediği çalıştayı kendi finansmanları ile kendileri organize etti.

Biz bu ülkede yaşıyan Çerkesler her zaman devletin yanında olduk, devleti savunduk. Ama devlet yapsın diye beklemedik. Yaşadığımız köylerde okulumuzu, camimizi, sağlık ocağımızı, yolumuzu yaptık, suyumuzu hatta bazı yörelerde elektriğimizi biz ürettik. Yani biz her şeyi devletten bekleyen bedavacı bir halk değiliz.

Çalıştayımızı da kendimiz yaptık. Bu çalıştayda öne çıkan taleplerden biri de, 7 gün 24 saat kesintisiz çerkes dillerinde yayın yapan bir radyo ve televizyon kanalı isteğimizdi.

Bunu; anadilimizi unutmamak için, kültürümüz için, asimile olmamak için istiyoruz. Biz bu topraklarda bir anadilimizi UBUH'çayı yitirdik, diğerlerini de yitirmek istemiyoruz. Hem bu talebimiz demokratik insan haklarına uygun bir taleptir. Biz önce insan, sonra halk, sonra bu ülkenin kuruluşunda aktif rol almış  vatandaşlarız. Bir başka deyişle bizim insan olarak haklarımız, vatandaş olarak haklarımız var.

Birinci Çerkes Çalıştayına katılan BDP milletvekili sayın Sırrı Süreyya ÖNDER yaptığı konuşmada, “Benim Çerkeslere tavsiyem aman televizyonu
devletten istemeyin, o televizyon ''UCUBE''ye döner” dedi.

Tabiî program içeriğini dikkate alırsak sayın ÖNDER'in dediklerine hak vermemek elde değil. Ancak bu radyo ve televizyon talebimizin bir de görünmiyen, bilinmeyen veya az bilinen bir yüzü var. İzninizle, şimdi bunu biraz açmak istiyorum.

Bir bankada görev yaptım. Görev yaptığım bu bankanın ANKARA/KIZILAY şubesinde TRT kurumunun hesabı vardı. Hani hepimizin 20 yıldan daha fazla ödediğimiz elektrik paralarından kesilen % 2 TRT payları bu hesapta toplanıyordu.

Ben, TRT kurumunun bu hesapta biriken % 2 TRT paylarının hangi trilyonlara ulaştığını gözlerimle gördüm, biliyorum.

Şimdi şöyle düşünüyorum, Türkiyenin demokrafik yapısında kuzey kafkas halklarının % 10 payı vardır ve bu 7 milyon kişiye tekabül etmektedir.
7 milyon  Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kuzey Kafkasyalı her ay elektrik faturası ödüyor ve her ay bu faturaların % 2'si TRT payı olarak kuruma gidiyor. Bu uygulama 20 yıldan beri devam ediyor. 20 yılda biz Çerkes halkı ödediğimiz % 2 TRT payları ile değil bir radyo -televiyon kanalı, üç beş radyo televizyon kanalı kurulur.

Yani biz çerkesler anadilimizde radyo ve televizyon kanalı isterken bunu bedava istemiyoruz. Biz bunun bedelini fazlası ile ödedik. Çerkes halkı alacaklı, devlet borçludur.

İşte biz Çerkesler, 25-26 Şubat 2012 tarihinde Kocaeli Derbent'te yapılan Birinci Çerkes Çalıştayı'nda, anadilimizde radyo ve televizyon kanalı istemekle devletimize borcunu ödemesi için davetiye çıkardık.

Bu konuda vatandaşı olduğumuz  devletimiz, sakın temerrüde düşmeyi  düşünmesin. Çünkü biz dilimizle kültürümüzle, kimliğimizle, insanca yaşamak istiyoruz.

Ha birde şunu söylemeliyim, biz Çerkesler istemekten utanan, istemeyi ayıplıyan bir halkız. Bedavacı bir halk değiliz. TRT kurumunun hangi ülkelere, hangi radyo ve televizyon kanallarına finans, teknik eleman, teknoloji yardımını yaptığını çok iyi biliyoruz.  Bu yardımları niye yaptınız demiyoruz. Yapmayın da demiyoruz. Ancak bizim haklı isteğimizi dikkate alın diyoruz. Önce borcunuzu ödemeniz, sonra yardımları yapmanız daha iyi  olurdu diyoruz.

Bizim sizden alacağımız var. Evet bu yardım değil, alacağımızdır. Biz alacağımızı istiyoruz. Çünkü biz çocuklarımıza Çerkesçe ninniler söylemek istiyoruz, çünkü biz çocuklarımıza Çerkesçe masallar söylemek istiyoruz. Çünkü biz Çerkesçe “seni seviyorum” demek istiyoruz.

Anadilimizde kesintisiz 7 gün 24 saat yayın yapacak bir radyo ve televizyon kanalı istiyoruz ve istemeye de devam edeceğiz. Çünkü bu bizim hakkımız, çünkü biz asimile olmak istemiyoruz.
Biz, barış, dostluk, kardeşlik ve sevgi dolu bir Türkiye'de kendi renklerimizle yaşamak istiyoruz.


3238 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR! - 20/05/2019
Siz bu toprakların hep iyi gün dostu oldunuz. Biz Çerkesler ve diğer kardeş halklar ise bu toprakların hep kara gün dostuyduk ve hep öyle kalmaya devam edeceğiz.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi