• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Suriye Kafkas Diasporasının Bitmeyen Sürgünü
08/02/2012

Rus - Kafkas savaşları 1864 yılında sona erdiğinde, sürgünlerden bir grup Çerkes Tekirdağ'ın Karaağaç köyüne yerleştirilir. Bu yerleşimden sonra bölge Çerkesköy adıyla anılmaya başlar.

Ancak bazı Kafkas feodalleri, buraya yerleşen Abhaz ve Adigeleri sürekli rahatsız etmeye başladı. Amaçları, onları oradan söküp Anadolu'da kendilerinin yerleştiği topraklara götürmek, onların emeklerinden yararlanmaktı. Ancak Çerkesköy yerleşenleri buna karşı geldiler; artık herkes kendisi için çalışacaktı. Köylüler ve eski feodal kalıntılar arasında bu konuda büyük sürtüşmeler yaşandı. Padişah da bu sürtüşmelerden bıkmıştı.

***

Bu dönemde Bulgaristan'da müslüman nüfus azınlığa düşmüştü. 1864'de sürgün yaşıyan bu insanlar yeni bir göç ile karşı karşıya kaldılar. 1900'lü yılların başında Osmanlı, bu Kuzey Kafkas kolonisini müslüman kimlik kartı ile demografik amaçlarla Varna ve Burgaz kentlerine yerleştirdi.

Osmanlı Sultanı da kayınbiraderlerine, “Çerkesköy'den insanlarınız yanınıza gelmek istemediler, isterseniz şimdi siz onların yanına gidin” dedi ve üretmeden tüketmeye alışan bir takım Çerkes beyleri de Varna ve Burgaz'ın yolunu tuttular.

Öyle ya, koskoca Osmanlı Sultanı enişteleriydi.

Ama Akşehir gölü maya tutmadı, daha yerleşip ev-bark sahibi olmadan bu sefer Balkan savaşı patladı. Osmanlı bu savaşta mağlup oldu(1912).

Bulgarların ilk talepleri de Varna ve Burgaz'ı müslümanlaştırmak maksadıyla buraya yerleştirilen tüm Çerkesler'in bölgeyi terk etmesini istemek oldu.

Böylece Varna ve Burgaz limanlarından tıpkı 1864' de olduğu gibi üçüncü sürgün veya göç başladı. Eski ve çürük gemilere balık istifi doldurulan zavalı halkımız Karadeniz'den yol alıp, Ege ve Akdeniz'e vardıklarında, Balkan Savaşı'nda kaybedilen insanlarımızdan daha fazlasını açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan, deniz kazaları ile kaybetti.

Çürük gemiler kapasitelerin üzerinde insan taşıyor ve Akdeniz'in dalgaları ile baş edemiyor, teker teker parçalanıyordu.

Nitekim bugün Kıbrıs'da küçük bir Kafkas kolonisi varsa, onlar gemileri Akdeniz sularında parçalanıp canlarını Kıbrıs'a çıkarak kurtarmış olanların torunlarıdır.

***

Bulgaristan'dan gelen Çerkesleri taşıyan gemilerden Suriye'ye ulaşabilenler Lazkiye limanına indiler.

Ancak Lazkiye'de tutulmadılar, orada yaşamaları birileri tarafından istenmedi.

Osmanlı Sultanı da artık pek etkili değildi. Suriye pastası paylaşılacaktı, tıpkı şimdi olduğu gibi.

Sultan Çerkes halkını bekçi, koruyucu, asker olarak kullandı. Yerleştirildikleri Golan tepelerine tarımı onlar getirdiler. Bedeviler tarımı bilmiyordu. Ekilen biçilen ürünleri kendi hayvanlarının gıdası olarak görüyor, sürekli Çerkeslerle sürtüşüyorlardı. Kuneytra'yı tırnakları ile kazıyarak modern bir yerleşim bölgesi haline getirdiler.

Bölgede Osmanlı'dan sonra en etkin güç Fransa idi.

Halkımız bugün olduğu gibi o gün de sakal ve bıyık arasında kalmıştı; bir taraftan Fransa, bir taraftan Osmanlı, diğer taraftan da diğer etnik grupların baskısı...

Az çekmediler.

Suriye bağımsız bir ülke olunca “oh” dediler ama arkasından yine savaş...

***

1967 Suriye-İsrail savaşında Golan tepelerini aylarca yiğitçe korudular, can verdiler, sakat kaldılar.

Araplar cepheye destek vermeyip, üstüne üstlük terk edince, Golan tepeleri de İsrail'in eline geçmiş oldu.

Ve tekrar bir göç yaşamak zorunda kaldılar, Kuneytra ve Golan'dan Şam'ın El muhacirin bölgesine...

Amerika, Golan tepelerini yiğitçe savunan bu kişilerin tekrar İsrail ile karşılaşmamaları için, isteyene ABD vatandaşlığı verdi.

Çok az kişi de buna “evet” dedi.

***

1992 / 1993 Abhaz - Gürcü savaşında, bizzat savaşı yaşamış Suriye'deki diasporamızdan gelen, savaş tecrübesi olan Nartların çocukları da vardı.

Abhazya'nın özgürlüğü için kahramanca savaştılar.

AHMAT KUÇBA, GASAN ÇARKAS, ZİVAR ÇIÇBA, FARİD ARÜTA vatanları ABHAZYA'YI tekrar vatan yaptılar.

Suriye diasporası mensubu tüm Kuzey Kafkas kökenli kardeşlerimiz,

- Siz vatansız değilsiniz, vatan sizsiz.

- Abhazyanız da, Kuzey Kafkasyanız da sizi kucaklayabilmenin heyecanı içinde.

- Yeter artık yaşadığınız göç, yeter artık çektiğiniz acı, yeter artık her defasında bilinçli bir şekilde tercihler arasında bırakıldığınız.

- Tek yol, tek tercih anavatandır. Kafkasyanıza dönerek sürgüne, göçe, acıya son verin.

Bizler artık emperyal ülkelerin Büyük Orta Doğu Projeleri'nde PİYON DA, ŞAH DA olmak istemiyoruz.



Paylaş | | Yorum Yaz
2832 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi