• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Abhazya Cumhuriyetinde Toprak Mülkiyeti Tartışılırken
04/02/2016

Abhazya’nın kurtuluş savaşı lideri, ilk Cumhurbaşkanı V. ARZINBA Türkiye'ye yaptığı seyahatte, İstanbul Üsküdar’daki Kafkas-Abhazya Kültür Derneği ziyaretinde yaptığı konuşma sonunda soru almaya başlayınca, kendilerine şu soruyu yönelttim:

-Sayın Cumhurbaşkanım, Abhazya Cumhuriyetinde toprak mülkiyet nasıl olacaktır?

Verdiği cevap net ve açıktı:

-Abhazya Cumhuriyeti devletinde toprak halkındır ve ben var oldukça da bu böyle devam edecektir.

Bugünlerde Abhazya Parlementosu’nda toprak mülkiyetinin tartışılması gündeme gelmektedir.

Abhazya Cumhuriyeti Anayasasına göre Abhazya toprakları halkın ortak malıdır.

Ancak görülüyor ki bir takım baskılarla, Abhazya topraklarının gerçek kişilerin ve tüzel kişilerin mülkiyetine geçirilmesi talebi ile karşı karşıyayız.

Karşımızda somut Filistin örneği duruyor. Topraklarını İsraillere satan Filistin halkı bugün vatan peşinde. Filistin topraklarını satın alan İsrail devletinde toprak mülkiyetinin % 80'i devlete aittir. İsrail devletinde bırakın yabancılara toprak satışını, İsrail vatandaşlarına dahi toprak satışı yasaktır.

Dünya ülkelerine bakacak olursak:

İSVİÇRE-Yabancılara toprak satışı yasaktır.

İNGİLTERE-Toprakların satışı yasak ancak kullanma hakkı verir.

İSVEÇ-Yabancıların tarım arazilerinde mülk edinme hakları yoktur.

YUNANİSTAN-Yabancıların sınırda ve sınıra yakın bölgelerde toprak satın alma hakları yoktur.

FRANSA-Yabancıların nihai alıcısı açık ve net olarak saptanmadan toprak satışı yapılmaz.

BULGARİSTAN-Yabancılar tarım arazisi satın alamaz.

HIRVATİSTAN-UKRAYNA-RUSYA-Toprak satışına izin yoktur.

 Dünya nüfusu artmakta, iklim koşulları değişmekte, tarım arazileri her geçen gün değer kazanmakta.

Zengin ülkeler halklarının besin ihtiyacını karşılamak için fakir ülkelerde toprak safarisine çıkmış bulunmaktadır.

Bu kapitalist ülkeler toprak avında sahip oldukları bankaları da silah olarak kullanmaktalar.

Bankalar ipotek karşılığı verdikleri kredilerle fakir ülke vatandaşlarının topraklarına el koymaktalar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılından 2003 yılına kadar 80 yılda sadece 425 kişiye 11 milyon metre kare toprak yabancı ülke vatandaşlarına satılmıştır.

2003 yılından 2013 yılına kadar olan 10 yıllık devrede Türkiye’den toprak alan yabancı ülke vatandaşlarının sayısı 112.000'e çıkmış, satılan toprak miktari 136 milyon metre kareye ulaşmıştır.

780.000 kilometre karelik Türkiye Cumhuriyeti’nde yabancıların aldığı toprak miktarı, ülkenin aydın kesimi tarafından ciddi bir reaksiyonla karşılanmaktadır.

Küçük bir ülke olan 8.600 kilometre karelik genç Abhazya Cumhuriyeti’nde yabancıların toprak almaları Abhazya'nın bağımsızlığına ve özgürlüğüne büyük bir zarar verebileceği dikkate alınmalıdır.

Şimdi şöyle bir sanal muhasebe yapalım;

- ABHAZYA'da toprak halkın değil de şahısların olmuş olsaydı:

- İstilacı faşist Gürcistanla işbirliği yapan Abhazya’da yaşayan kişiler kitleler halinde ihanet ettikleri topraklara geri dönmez miydi?

- Bu durum Abhazya’da sıkıntılar yaratmaz mıydı?

- Abhazya'da demografik dengeler bozulmaz mıydı?

Abhazya'ya ihanet etmeyenler, tarafsız kalanlar döndüler ve Abhazya’da yaşamlarına devam ediyorlar.

Abhazya'ya ihanet edip dönmeyenlerin Abhazya topraklarında sadece evleri var ama toprakları yok.

Ya evlerin yanında toprakları da olsaydı?

İşte burada durup düşünmeliyiz.

Biz ne yapıyoruz?



Paylaş | | Yorum Yaz
1178 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi