• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret560165
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.35745.3789
Euro6.09556.1199
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Ergenekon’un Ayak Sesleri
20/07/2013

Birçok kültürde  “sopa” sözcüğü dövmeyi, kırmayı, parçalamayı karşı tarafa zarar vermeyi, yani bir başka deyişle şiddeti çağrıştırır.

Geleneksel Kafkas-Abhaz sopası ''ALABAŞA'' ise barışı, dostluğu ve kardeşliği çağrıştırır.

Alabaşanın formatı da, işlevi de farklıdır. 1,50-1,60 cm uzunluğunda, baş kısmı çatallı, baştan 20 cm kadar aşağıda bir tutacak sapı ile ucunda metal bir yuva bulunur.

Alabaşa zaman zaman bağda bahçede çalışırken bir askı vazifesi görür, şapka ve elbise asılabilir. İihtiyaç halinde zaman zaman yaşlı bir tahmadanın nişangahı olabilir, ancak alabaşanın asıl işlevi barış ve barışa giden yolu açmaktır.

Alabaşa herkesin kullanabileceği bir sopa değildir. O sopayı kullanacak kişiyi toplumun belli bir kesimi belli kriterlere göre seçer.

Alabaşayı taşıyacak kişi ilk önce adil ve bilge olmalıdır. Sevgiye, empatiye, diyaloğa açık olmalıdır. Sabır sahibi ve paylaşımcı olmalı, belli bir yaş yanında tecrübesi de olmalıdır. Alabaşayı taşıyan kişi herkes tarafından sevilen, sayılan ve güvenilen bir kişi olmalıdır.

Problemi olan tarafları üşenmeden, bıkmadan dinlemelidir. Diyaloğa önem vermelidir.

Dargın ve küskün taraflara, sevginin, empatinin, diyaloğun önemini vurgulayarak; barış, dostluk ve kardeşliğin herkesin, her kesimin hedefi olması gerektiğini alabaşasına dayanarak yorulmadan uzun uzun anlatmalıdır.

Son yıllarda yaşadığımız diasporada, geleneksel Kafkas-Abhaz sopası ''ALABAŞA'', toplantılarda, yürüyüşlerde, mitinglerde yer almaya başladı.

Kuzey Kafkas Halklarının büyük trajedisi 21 Mayıs sürgün  eylemlerinde barış sopası alabaşa ile şu mesaj verilmeye çalışılmaktadır:

“- Biz mağdur ve mazlum bir halkız,

- Kuzey Kafkasya bizim anavatanımızdır,

- Bizim anadilimiz ve kültürümüz ulusal kimliğimizdir,

- Biz kin ve intikam peşinde değiliz,

- Biz barış, sadece barış istiyoruz.

Onurlu bir barış için de, sevgi, empati ve diyalog şart diyoruz. İşte bu isteğimizi binlerce yıldır Kafkasya’da tahmadalarımızın kullandığı ''ALABAŞA'' ile dile getiriyoruz.”

***

Kırbaç da günümüzde atlara, eşeklere, katırlara vurmak için kullanılan, daha eski yıllarda ise insanlara işkence ve ceza vermek için kullanılan bir araç. Bu hali ile kırbaç da sopa gibi şiddeti çağrıştırmaktadır.

Geleneksel Kafkas kırbaçı olan ''KAMÇI'' bir şiddeti çağrıştırmadığı gibi, onunda formatı ve işlevi farklıdır.

Kuzey Kafkasyalılar kırbaç ile ata vurmazlar, zaten o coğrafyada eşek hemen hemen hiç yoktur. Katır ise kısmen mevcut olup o da Kafkas kırbaçı kamçı ile barışıktır.

Geleneksel kafkas kırbaçı ''KAMÇI''nın formatı da değişiktir. O vurma yerine ses çıkartma özelliğine sahiptir. At, kamçıdan çıkan o yüksek veya düşük volümle gerekli komutu kendiliğinden alır zaten.

Kadim Kafkas kültürünün, sopası da, kırbaçı da hiç bir zaman şiddeti çağrıştırmaz. Kadim Kafkas kültürü, sevgi, empati, diyalog ile barışı ve sadece barışı isteyen halkların kültürüdür.

Bugün, bu barışcı Çerkes-Abhaz halkına, utanmadan sıkılmadan ben yazarım, ben gazeteciyim, ben şuyum, ben buyum deyip ''ERGENEKON”un faturasını kesmeye kalkan kişi veya kişilere bizim de bir mesajımız var:

- Bizim gündemimizde Ergenekon dün yoktu, bugün de yoktur, yarın da olmayacaktır.

Hiç kimse olayları çarpıtıp mahkemeleri yönlendirmeye, olayların içinde bir iki Çerkes var diye tüm Çerkes-Abhaz halkına geçmişte olduğu gibi fatura kesmeye kalkışmasın, boşuna “öküzün altında buzağı aramasın.”

Dünyanın her tarafında suç kişiseldir, tabii yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti’nde de. Bir yerde suç işlenmiş olsa dahi bu tüm topluma mal edilemez.

Barışsever Kuzey Kafkas halkının bugün insanlıktan, çağdaşlıktan, vatandaşlıktan kaynaklanan haklı talepleri var ve gündemimizi bu talepler  oluşturmaktadır.

- Biz asimilasyona hayır diyoruz!

- Biz anadilimizde eğitim istiyoruz!

- Biz anadilimizle tv ve radyo yayını istiyoruz!

- Biz değiştirilen köy ve kasabalarımızın eski adlarını istiyoruz!

- Biz, bize zorla verilen uyduruk soyadları değil, binlerce yıllık tarihi soyadlarımızı kullanmak istiyoruz!

“Ben demokratım” diyen hiç bir yönetim bizim haklı sesimiz ve taleplerimiz karşısında sessiz ve duyarsız kalamaz; kalmamalıdır.

Kurucusu olduğumuz, yaşadığımız ve vatandaşı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nde ne hikmetse, suçlu ve suçlulardan bir veya birkaçı Çerkes  olduğu zaman suç derhal kişisel olmaktan çıkmakta, tüm Çerkes toplumuna mal edilmektedir.

Bu tutum ne demokrasiyle, ne de insan hak ve özgürlükleri ile bağdaşır.

Bizim sorunlarımız bellidir; kimsenin de olayları saptırarak gündemimizi değiştirmeye gücü yetmez.



Paylaş | | Yorum Yaz
3151 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
Gürcistan Türk Yatırımcılardan Korkmaya Başladı - 14/07/2017
Hıristiyan misyonerlerin kol gezdiği özerk cumhuriyette, iş ve para karşılığı Müslüman gençler vaftiz edilerek dinleri değiştirilmekte, din değiştiren bu gençler de boyunlarına taktıkları haçlı kolyelerle kendilerini medeni biri olarak algılamaktadır
Acarlar da En Az Bizim Kadar Yurtseverdir - 12/06/2017
Türkiye’de yaşayan Acar kardeşlerimiz gerçek milliyetcidir. Kartveller gibi milliyetciliğin dozunu kaçırıp ırkçı ve kafatasçı çağ dışı olanlardan değildir.
…Ve Artık Gerçek Gündemimize Dönme Zamanı - 17/04/2017
Artık gerçek gündemimize dönme zamanı geldi. Barış içinde, kardeşçe ve her halk gibi bizim de biz olarak yaşama zamanımız geldi.
Geldiler ve Gittiler - 20/02/2017
Abhazya'yı sadece ve sadece silahlı kuvvetlerin gücü ile koruyamayız. Onun yanında başka şeyler de gerekli.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi