• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam58
Toplam Ziyaret628166
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76855.7917
Euro6.44586.4716
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Ergenekon’un Ayak Sesleri
20/07/2013

Birçok kültürde  “sopa” sözcüğü dövmeyi, kırmayı, parçalamayı karşı tarafa zarar vermeyi, yani bir başka deyişle şiddeti çağrıştırır.

Geleneksel Kafkas-Abhaz sopası ''ALABAŞA'' ise barışı, dostluğu ve kardeşliği çağrıştırır.

Alabaşanın formatı da, işlevi de farklıdır. 1,50-1,60 cm uzunluğunda, baş kısmı çatallı, baştan 20 cm kadar aşağıda bir tutacak sapı ile ucunda metal bir yuva bulunur.

Alabaşa zaman zaman bağda bahçede çalışırken bir askı vazifesi görür, şapka ve elbise asılabilir. İihtiyaç halinde zaman zaman yaşlı bir tahmadanın nişangahı olabilir, ancak alabaşanın asıl işlevi barış ve barışa giden yolu açmaktır.

Alabaşa herkesin kullanabileceği bir sopa değildir. O sopayı kullanacak kişiyi toplumun belli bir kesimi belli kriterlere göre seçer.

Alabaşayı taşıyacak kişi ilk önce adil ve bilge olmalıdır. Sevgiye, empatiye, diyaloğa açık olmalıdır. Sabır sahibi ve paylaşımcı olmalı, belli bir yaş yanında tecrübesi de olmalıdır. Alabaşayı taşıyan kişi herkes tarafından sevilen, sayılan ve güvenilen bir kişi olmalıdır.

Problemi olan tarafları üşenmeden, bıkmadan dinlemelidir. Diyaloğa önem vermelidir.

Dargın ve küskün taraflara, sevginin, empatinin, diyaloğun önemini vurgulayarak; barış, dostluk ve kardeşliğin herkesin, her kesimin hedefi olması gerektiğini alabaşasına dayanarak yorulmadan uzun uzun anlatmalıdır.

Son yıllarda yaşadığımız diasporada, geleneksel Kafkas-Abhaz sopası ''ALABAŞA'', toplantılarda, yürüyüşlerde, mitinglerde yer almaya başladı.

Kuzey Kafkas Halklarının büyük trajedisi 21 Mayıs sürgün  eylemlerinde barış sopası alabaşa ile şu mesaj verilmeye çalışılmaktadır:

“- Biz mağdur ve mazlum bir halkız,

- Kuzey Kafkasya bizim anavatanımızdır,

- Bizim anadilimiz ve kültürümüz ulusal kimliğimizdir,

- Biz kin ve intikam peşinde değiliz,

- Biz barış, sadece barış istiyoruz.

Onurlu bir barış için de, sevgi, empati ve diyalog şart diyoruz. İşte bu isteğimizi binlerce yıldır Kafkasya’da tahmadalarımızın kullandığı ''ALABAŞA'' ile dile getiriyoruz.”

***

Kırbaç da günümüzde atlara, eşeklere, katırlara vurmak için kullanılan, daha eski yıllarda ise insanlara işkence ve ceza vermek için kullanılan bir araç. Bu hali ile kırbaç da sopa gibi şiddeti çağrıştırmaktadır.

Geleneksel Kafkas kırbaçı olan ''KAMÇI'' bir şiddeti çağrıştırmadığı gibi, onunda formatı ve işlevi farklıdır.

Kuzey Kafkasyalılar kırbaç ile ata vurmazlar, zaten o coğrafyada eşek hemen hemen hiç yoktur. Katır ise kısmen mevcut olup o da Kafkas kırbaçı kamçı ile barışıktır.

Geleneksel kafkas kırbaçı ''KAMÇI''nın formatı da değişiktir. O vurma yerine ses çıkartma özelliğine sahiptir. At, kamçıdan çıkan o yüksek veya düşük volümle gerekli komutu kendiliğinden alır zaten.

Kadim Kafkas kültürünün, sopası da, kırbaçı da hiç bir zaman şiddeti çağrıştırmaz. Kadim Kafkas kültürü, sevgi, empati, diyalog ile barışı ve sadece barışı isteyen halkların kültürüdür.

Bugün, bu barışcı Çerkes-Abhaz halkına, utanmadan sıkılmadan ben yazarım, ben gazeteciyim, ben şuyum, ben buyum deyip ''ERGENEKON”un faturasını kesmeye kalkan kişi veya kişilere bizim de bir mesajımız var:

- Bizim gündemimizde Ergenekon dün yoktu, bugün de yoktur, yarın da olmayacaktır.

Hiç kimse olayları çarpıtıp mahkemeleri yönlendirmeye, olayların içinde bir iki Çerkes var diye tüm Çerkes-Abhaz halkına geçmişte olduğu gibi fatura kesmeye kalkışmasın, boşuna “öküzün altında buzağı aramasın.”

Dünyanın her tarafında suç kişiseldir, tabii yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti’nde de. Bir yerde suç işlenmiş olsa dahi bu tüm topluma mal edilemez.

Barışsever Kuzey Kafkas halkının bugün insanlıktan, çağdaşlıktan, vatandaşlıktan kaynaklanan haklı talepleri var ve gündemimizi bu talepler  oluşturmaktadır.

- Biz asimilasyona hayır diyoruz!

- Biz anadilimizde eğitim istiyoruz!

- Biz anadilimizle tv ve radyo yayını istiyoruz!

- Biz değiştirilen köy ve kasabalarımızın eski adlarını istiyoruz!

- Biz, bize zorla verilen uyduruk soyadları değil, binlerce yıllık tarihi soyadlarımızı kullanmak istiyoruz!

“Ben demokratım” diyen hiç bir yönetim bizim haklı sesimiz ve taleplerimiz karşısında sessiz ve duyarsız kalamaz; kalmamalıdır.

Kurucusu olduğumuz, yaşadığımız ve vatandaşı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nde ne hikmetse, suçlu ve suçlulardan bir veya birkaçı Çerkes  olduğu zaman suç derhal kişisel olmaktan çıkmakta, tüm Çerkes toplumuna mal edilmektedir.

Bu tutum ne demokrasiyle, ne de insan hak ve özgürlükleri ile bağdaşır.

Bizim sorunlarımız bellidir; kimsenin de olayları saptırarak gündemimizi değiştirmeye gücü yetmez.



3212 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR! - 20/05/2019
Siz bu toprakların hep iyi gün dostu oldunuz. Biz Çerkesler ve diğer kardeş halklar ise bu toprakların hep kara gün dostuyduk ve hep öyle kalmaya devam edeceğiz.
Türkiye'de Siyaset Yapmak… - 17/04/2019
Üretmeden tüketmek nasıl uzun ömürlü olamıyorsa, iktidar koltuğunda oturup halkın iradesine dikkat etmeyen iktidarlar da uzun ömürlü olamazlar.
Yıstanbulako ve Şiş Naniy - 06/02/2019
Yerel seçimlerde devletin tüm imkanlarını çar çur ederek kullanan siyasi parti adaylarını değil, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve halklarını seven ve dikkate alan İstanbul Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Doğan Duman'a destek verelim.
Kuzey Kafkas Halkları Türkiye Diasporasının 2018 Bilançosunun Dip Notları - 01/01/2019
Asimilasyon insanlık suçu ise bütün Kemalistler suçludur. Tanrı 2019 yılında kültürleri, anadilleri Kemalistlerin şerrinden korusun.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi