• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam93
Toplam Ziyaret680913
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84756.8750
Euro7.72547.7563
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Demokrasi ve Demografi
20/03/2014

Son aylarda Kırım yarımadasında meydana gelen olaylar demokrasi ve demografi açısından iyice analiz edilmeli, sentezi yapılarak objektif olarak yorumlanmalıdır.

Bir coğrafyada, otohton halkın varlığı demografik olarak yoğunluk kazanmamışsa o halk her türlü referandumda kaybetmeye mahkumdur.

Mahkumdur, çünkü günümüzde demokrasi anlayışı, parmak kaldırmak, parmak indirmektir veya seçim sandığından çıkan oyların çokluğudur.

Bugün 26.200 kilometre karelik Kırım yarımadasında yaklaşık 2 milyon insan yaşamakta ve bu insanlar da dili, kültürü, inancı ve ideali aynı olmayan, homojenlikten uzak bir toplum oluşturmaktadır.

Demografik dağılıma bakarsak;

% 58 Rus

% 24 Ukraynalı

% 13 Kırım Tatarı

% 2 Beyaz Rus

% 3 Diğer Tatar boyları, Ermeniler, Yahudiler, Gürcüler, Moldovlar v.s

Bu demografik tabloda görüleceği üzere Kırım'da çoğunluk Rus halkı olduğuna göre Rus halkını iradesi neticeyi tayin eder bu netice de günümüz demokrasi anlayışı ile paralellik arz eder.

16 Mart 2014 tarihinde Kırım’da yapılan referandumda, Rus nüfus toplamının çok üstünde (% 96.8 oranında) Ukrayna’dan ayrılma isteği ortaya çıkmıştır.

Bu oranı analiz edecek olursak, Ukrayna yönetiminden hoşnutsuzluğun yüksek oranda olduğu görülecektir.

Ukrayna devleti, Kırımda yaşayan insanlara iş, aş, temin edemediği gibi, milliyetçi söylemler, oranın yüksek olmasına sebebiyet vermiştir

Rusya Federasyonu’na bağlanma isteği sandıktan çıkmıştır.

Kırım önce bağımsız, sonra da Rusya Federasyonu’na özerk devlet statüsünde bağlanma isteğini dile getirmiş ve bu talep Rusyaca onaylanmıştır.

Kırım yarımadası; Kimmer, İskit, Got, Hun, Bulgar, Hazar, Bizans, Kıpçak, Peçenek, Tatar, Rus ve Ukrayna halklarına vatan olmuş, ancak bu coğrafyaya Kırım Tatarları damgasını vurmuştur ve oranın otohton halkı durumuna gelmiştir.

Kırım Tatarlarının talihsizliği Moğolların istilası ile başlamış, 1774 Küçük Kaynarca anlaşması ile devam etmiş, onu Gürcü asıllı diktatör Joseph Stalin'in Orta Asya ve Sibirya sürgünü uygulaması izlemiştir. Stalin'in ölümü ile SSCB'liğinin başına Ukrayna asıllı Kuruşçev gelmiş ve Kırım Tatarlarını affederek Kırım’a dönüşlerine izin vermiş Kırım'ı da Rusya'dan alarak Ukrayna'ya bağlamıştır.

Kırım ile Abhazya ve Güney Osetya arasında benzerlikler bulunmaktadır.

Stalin Gürcü asıllıydı. Abhazya ve Güney Osetya'yı, halkın iradesini dikkate almayarak Gürcistan’a zorla bağladı.

Kuruşçev, Ukrayna asıllıydı; halkın iradesini dikkate almayarak Kırım’ı Rusya’dan kopararak Ukraynaya zorla bağladı.

Biz Kuzey Kafkasyalılar Kırım’da gelişen bu olaylardan gereken dersi doğru ve tam olarak almalıyız.

Demokrasi için demografi gerektiğini, hep ama hep düşünmeliyiz.

Demokrasilerde , son ve kesin sözü demografyanın söylediğini unutmamalıyız.

Kuzey Kafkas coğrafyasından sürgün edilip bugün 51 ayrı ülkede diasporada yaşayan halkımız, ata vatanlarını anavatan yapmak için her zamankinden daha fazla demografyaya önem vermelidir.

Abhazya'da, Adigey'de, Karaçay-Çerkes'te, Çeçenistan’da, Osetya'da, İnguşetya'da

Dağıstan’da, Kabartay-Balkar'da, gidip dedelerimizin ocaklarını yeniden yakmalıyız.

      Ata vatanımızı, anavatan yapmak için gitmeliyiz. Diasporada yaşayıp da şu ve bu nedenle ata vatana gidemeyenler de diasporada vakıflar, kurup fonlar oluşturup, ata vatanını, anavatan yapmak için dönmek isteyenlere destek vermelidir.


2366 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi