• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam60
Toplam Ziyaret780736
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.72949.7684
Euro11.320411.3657
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Arnavut Alfabesi, Abhaz-Adige Alfabelerine Örnek Olabilir mi?
22/03/2012

Önce geçtiğimiz ay İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde 21 Şubat Uluslararası Anadil Günü'nü kutladık; sonra bu ay 14 Mart 2012'de de İstanbul Kafkas Kültür Derneği'nde Adige Dili Günü'nü. Dernekteki kutlama oldukça coşkuluydu. Katılım yüksekti. Organizasyonda görev yapanlar başarılı bir sunum yaptılar. Kutlamalarda Adigece söylenen şiir, şarkı ve fıkralar Adigece'nin ses zenginliğini katılanlara bir kere daha hissettirdi.

***

14 Mart 1853 tarihinde Bersey WUMAR tarafından harflere dökülen İlk Adige alfabesi Tifliste yayınlanmıştı. Wumar'ın alfabesinin üzerinden 160 yıl geçti.

14 Mart tarihi, 2000 yılından beri Adigey Cumhuriyeti'nde Adige Dili ve Yazısı Günü olarak kutlanıyor. Anavatanın kutladığı bu günü diasporada yaşayan halkımız da kutluyor.

Kutlama törenlerinde anavatan ile ses ve görüntü bağlantısı da kuruldu. Tüm olumsuzluklara rağmen dijital teknoloji anadillere destek veriyor. Bu da ümit verici. Teknoloji 'tek dil' diye feryad eden birilerini susturacak gibi görünüyor.

***

Anadil uluslaşmanın temelidir. Bu temelin ana taşıyıcı kolonu ise alfabedir. Bugün Adige dili iki ayrı alfabeye sahiptir. Aynı dili konuşan Kabartaylar'ın ayrı bir alfabesi; Adigey Cumhuriyeti'nde yaşıyan Adigeler'in de ayrı bir alfabesi vardır.

Aynı durum Abhaz/Abazalar'da da geçerli. Abhazya'da yaşıyan Apsualar'ın ayrı alfabesi, Karaçay/Çerkes Cumhuriyetinde yaşıyan Aşua/Aşharualar'ın ayrı ayrı alfabesi vardır.

Gerek Kafkasya'da, gerek diasporada yaşıyan özbe öz Adige olan Şapsığlar da ayrı alfabe istemektedir.

***

Aynı dili konuşan, aynı halkın ayrı ayrı alfabeler kullanması normal olmayıp, tek alfabede buluşmaları gerekir. Bizim gibi az nufuslu halkların yayınlanacak kitap, gazete ve dergilerinin tirajı da elbette az olacak, dolayısıyla maliyeti de yüksek olacaktır. Geniş okur sayısına ulaşmak için de tek alfabe önemlidir.

Bu konuda kaybedilecek zaman, gelecek jenerasyonlar için büyük kayıplara mal olacaktır. Adige ve Kabartay alfabeleri tek alfabeye; Abhaz ve Abaza (Abazin) alfabeleri de yine tek alfabeye dönüştürülmelidir.

***

Arnavut halkının tek alfabeye geçiş konusunda yaptığı çalışmalara bakalım. Arnavut halkı ile Çerkes halkı arasında büyük benzerlikler bulunmaktadır. Arnavut halkı da tıpkı Çerkes halkı gibi anavatanda değil, diasporada demografik olarak yoğun nufusa sahiptir.

Abhaz - Adige dilinde çok miktarda lehçe, dialekt, bölge ağzı var diyoruz. Ancak Arnavutça Abhaz - Adige dilinden çok daha fazla lehçe ve dialektlere sahip. Kafkas dağları nası bizi diller ve dialektlere ayırmışsa, Arnavutluğu ortasından ikiye ayıran Shkumbi Nehri de Arnavutlara aynı şeyi yapmıştır.

Arnavutça Hint-Avrupa dil ailesinin bağımsız SANEM bölümünü oluşturur. Eski İlirce, İtalya'da konuşulmakta olan Messapça, Makedonca, Balkan coğrafyasında eskiden konuşulan Thrakça ile benzerlik göstermektedir. Bazı etimologlar eski Yunan Pelasgları, Etrüskler ve Kafkas Albinleri ile akraba olduklarını özellikle vurgulamaktadırlar.

Şimdi bu Arnavut lehçe ve dialektlerine bakalım.

KUZEYDE: Hotlar, Kelmentler, Grudalar, Kastratlar, Şalalar, Kraysnikler, Bitüçler, Kkrumalar, Balyalar, Skreller, dukaginler, Mirtitler, Lumalar, Jumalar, Jubailer, Bışkaşlar, Matyalar, Skanderler, Cermenikler.

Bütün bu gurup mensupları üst kimlik olarak GEG diye kendilerini tanıtırlar.

GÜNEYDE: Malakastralılar, Dangililer, Lunçlar, Himaralılar, Drapullar, Laplar, Suliotlar, Çamlar.

Bütün bu grup mensupları da kendilerini üst kimlik olarak TOSK diye tanıtırlar.

Görüldüğü gibi Arnavutça bir lehçe ve dialekt denizidir. Abhazca ve Adigece bunun yanında bir göl dahi olamamaktadır.

Arnavutça'nın tam sekiz alfabesi vardı, öyle ki bu alfabeler hazırlanırken kimi dini, kimi mezhebi, kimi bölge ağzını, kimi dialekti ön planda tutmuşlardı.

Şimdi bu sekiz Arnavut alfabesine bakalım.

1- 1635 yılında latin harf temellerine dayanan eski İŞKODRA alfabesi

2- 1800 yılında kullanılmaya başlanan ELBASAN alfabesi

3- 1840 yılında kullanılmaya başlanan BYTHAKUGİ alfabesi

4- 1866 yılında Ortodoks din adamı Kostantin Kristoforidhinin hazırladığı Grek alfabesine dayanan KRİSTOFORİDHİ alfabesi

5- 1879 yılında kullanılmaya başlanan latin ve grek alfabesine dayanan FRASHERİ alfabesi

6- 1880 yılında Arap harflerine dayanan Müslüman din adamları Daut Boriçi ve Hoca Hasan Tahsin'in hazırladığı alfabe

7- 1899 yılında hazırlanan BASHKİMİ (Birlik) alfabesi

8- 1901 yılında hazırlanan AGİMİ (Şafak) alfabesi

Lehçe, dialekt, din, mezhep inancına göre tanzim edilmiş bu sekiz alfabe, dilde birliği, kültürde birliği bozduğu gibi uluslaşma sürecine de engel teşkil ediyordu. Bunu gören Arnavut aydınları 14-23 Kasım 1908 tarihinde Manastırda 23 derneğin 50 delegesi ile yaptıkları toplantıda GEG ve TOSK olmak üzere iki ana lehçeyi baz aldılar. Bu birleşmede İtalya'daki Arnavutların konuştuğu ABRES dilinden, Elbasan lehçesindende faydalanıldı, onlardan da alıntılar yapıldı. Alfabe Latin grafikası ile yeniden oluşturuldu.

Bu yeni alfabe Arnavutluk dışında diğer Arnavutların yaşadığı Kosova, Makedonya ve İtalyadaki Arnavut Abresler tarafından topluca kullanılmaya başlandı.

1972 Yılında Arnavutluk Bilimler Akademisi, Arnavut dilini sadeleştirme ve dildeki yabancı kökenli sözcükleri çıkarma çalışmalarına başladı ve bu konuda önemli mesafeler kaydetti.

***

Görüldüğü gibi Arnavut alfabesi yakın bir tarihte tek alfabeye dönüşmüştür. Sekiz Arnavut alfabesi tek alfabeye dönüştürülmüş ancak biz neden hala iki ayrı alfabeyi tek alfabeye dönüştüremiyoruz?

Arnavut kardeşlerimiz zoru başardılar.

Biz daha kolayını niye başaramıyoruz?

Birileri ellerine kalem ve pergeli alarak yurtlarımızı böldü. Birileri de alfabelerimizi böldü.

Gün bölünmek günü değildir.

Gün birleşmek birlik olmak günüdür.

ADİGE / KABARTAY ve ABHAZ / ABAZA(ABAZİN) BıRLEŞTİRİLMİŞ TEK ALFABELERİ ACİLEN HAYATA GEÇİRİLMELİDİR.



7622 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

DÜĞÜNLERİMİZ SİLAH ATILAN POLİGON DEĞİLDİR! - 26/08/2021
Köy düğünlerinde silah atan magandalar artık kentlere de ulaşmış bulunmakta, hergün yeni bir yaralanma, ölüm haberi almaktayız.
AFGANİSTAN’DA ÖLEN ABHAZLAR VE MEGRELLER - 17/08/2021
Gürcistan çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir ülke olmasına rağmen Kartvel kozunu sürekli oynayıp, homojen bir Gürcistan yaratma, diğer halkları pasifize etme peşinde.
DİASPORALARIN GÜCÜ - 01/05/2021
Abhazya'nın özgürlük ve bağımsızlık savaşında Türkiye diasporasında yaşayan 5 milyondan fazla Kuzey Kafkasyalı birlik ve beraberlik içinde hareket ettiler.
SUNİ DEVLET SINIRLARI SAVAŞ DAVETİYESİ DEĞİL Mİ? - 10/10/2020
Pergel ve cetvelle ülkelere suni sınırlar çizen emperyal devletlerin faşist yöneticileri, günümüz demokrasi ve insan hakları anlayışına göre savaş suçlusudur.
ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi