• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam87
Toplam Ziyaret680907
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.84756.8750
Euro7.72547.7563
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Demografya ve Satranç
25/06/2013

Bazı ülkeler, yürüttükleri demografik ayak oyunlarında satranç oyununun kurallarını uygularlar.  Bu konuda Gürcistan’nın dünden bugüne devam ede gelen engin bir tecrübesi vardır.

İngur Nehri’nden Rion Nehri’ne kadar tarihsel topraklar Megrelya adını taşır. Megrel ve Lazlar’ı birleştiren Guriya bölgesiydi. Zan halkını ikiye bölmek, aynı kökenden gelen Megrel ve Laz halkının münasebetlerini kesmek için doğudan Kartvel halkını getirip bu aradaki bölgeye yerleştirdiler. Böylelikle dillerinde deniz sözcüğü olmayan Kartveller’i deniz sahiline indirdiler.

Gürcistan, bu demografik ayak oyunlarını oynarken, etnik, dini, zaman zaman mezhep faktörü, coğrafik ve stratejik konumları dikkate alır.

Büyük Kafkas sürgününden sonra Megrelya’daki Megrel nüfusunu azaltmak, Abhazya’da Abhaz nüfusu azınlığa düşürmek için binlerce Megrel’i zorla Abhaz topraklarına iskân ettiler.

Gürcistan topraklarında yaşayan Grek halkından binlercesini de Orta Asya’ya sürgün ettiler.

Batum civarında Güneyde yaşayan Müslüman Hemşinliler’le yine Müslüman Kürtleri Kazakistan ve Kırgızıstan’a sürdüler.

Ahıska bölgesinde yaşayan Türk kökenli Ahıskalılar’ı etnik ve dini inanç gerekçesi ile Orta Asya’ya sürdüler. Halen Ahıskalılar’ın bu trajedisi devam etmekte. Gürcistan devleti, uluslararası taahhütte bulunmasına rağmen Ahıskalılar’ın Gürcistan’ın Ahıska bölgesine dönüp yerleşmeleri için hiçbir somut uygulamada bulunmamakta, Ahıskalılar’ın trajedileri devam etmektedir.

Bugün Türkiye’de yaşayan Acara halkı da sırf Müslüman oldukları için Acaristan’dan sürülmüşlerdir. Bu sürgünü Ruslara mal ettikleri görülüyorsa da Rusların bu konuda direkt bir payı yoktur. Çünkü sürgün öncesi Rusya ve Gürcistan arasında bir savaş olmamıştır.

Bugün yine Türkiye’de bir Gürcü Musevi kolonisi yaşamaktadır. Bunlar da İstanbul’a dini bir gerekçe ile sürgün edilmişlerdir.

İstanbul’da bir de Gürcü Katolik cemaati vardır. Bunlar da Hıristiyan ama Katolik inancını taşıdığı için sürgünden paylarını almışlardır.

İkinci dünya savaşından sonra Svan halkı da Gürcistan’ın bu demografik ayak oyunlarından nasibini almıştır. Sürgün edilerek Orta Asya’ya sürülen Karaçay ve Balkar halkının topraklarına zorla Svan halkı yerleştirilmiştir. Karaçay ve Balkar halkı sürgünden tarihsel topraklarına döndükten sonra buraya yerleştirilen Svan halkı ikinci bir mecburi göçü yaşamak zorunda bırakılmıştır.

Sovyetler Birliği dağılınca Gürcistan’da yaşayan Musevi Gürcüler’in İsrail’e yollanmasına Gürcistan büyük destek vermiş, bu konuda oluşturulan komitenin başına bir Gürcü getirilmiş ve binlerce Musevi İsrail’e yollanmıştır.

Orta Asya’ya sürgün edilip daha sonra Gürcistan’a dönebilen Greklere de Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Yunanistan’a gitmeleri için baskı uygulamış ve bu baskı nedeni ile binlerce Grek Yunanistan’a göçmüştür.

Kartveller’in bu demografik satranç oyunundan, Gürcistan’da yaşayan Kartveller dışında hemen hemen her halk etkilenmiştir.

Bir Kolhida halkı olan, Abhaz, Megrel, Laz ve Svanlar bu demografik ayak oyunlarında piyon olarak kullanıldı.

Bugün Gürcistan’da uygulanan resmi ideoloji “Her şey Kartveller için ama Ortodoks olmak kayıt ve şartı ile” mottosu üzerine kurulmuştur.

Çok etnikli, çok dinli, çok dilli, çok kültürlü bir Gürcistan’ı, sırf Kartveller’in birinci sınıf vatandaş olarak yaşadığı homojen bir devlet haline getirmek mümkün değildir.

Artık yeni bir dünya var. Bu coğrafyada yaşayan yeni bir insan profili ve düşüncesi var.  Gürcistan’ın, Kartveller için inşa ettiği resmi devlet ideolojisi bir daha dirilmemek üzere tarihin derinliklerine gömülmelidir.

Bu, hem barış için gerekli; hem Gürcistan’da yaşayan diğer halklar için gerekli; hem de Kartveller için gereklidir.

Gürcistan’da yönetime gelen her iktidar “okyanusta tatlı su aramakta” ve bundan vazgeçememektedir. Halbuki bu coğrafyada homojen bir toplum oluşmaz, oluşamaz. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır.



2756 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
KUZEY KAFKASYA'DA VE DİASPORA'DA “AYHABI”, “TAHMADA”, “ABIRG” SOSYAL STATÜLERİ - 02/07/2019
Ayhabı, tahmada, abıg sadece kendileri için karar alan kişiler değil, tüm toplum için karar veren saygın kişilerdir. Aldıkları tüm kararlar bağlayıcı olup, sosyal yaşantımızda uzun yıllar büyük iz bırakır.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi