• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://plus.google.com/u/0/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret591005
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.72705.7500
Euro6.46976.4956
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
Demografya ve Satranç
25/06/2013

Bazı ülkeler, yürüttükleri demografik ayak oyunlarında satranç oyununun kurallarını uygularlar.  Bu konuda Gürcistan’nın dünden bugüne devam ede gelen engin bir tecrübesi vardır.

İngur Nehri’nden Rion Nehri’ne kadar tarihsel topraklar Megrelya adını taşır. Megrel ve Lazlar’ı birleştiren Guriya bölgesiydi. Zan halkını ikiye bölmek, aynı kökenden gelen Megrel ve Laz halkının münasebetlerini kesmek için doğudan Kartvel halkını getirip bu aradaki bölgeye yerleştirdiler. Böylelikle dillerinde deniz sözcüğü olmayan Kartveller’i deniz sahiline indirdiler.

Gürcistan, bu demografik ayak oyunlarını oynarken, etnik, dini, zaman zaman mezhep faktörü, coğrafik ve stratejik konumları dikkate alır.

Büyük Kafkas sürgününden sonra Megrelya’daki Megrel nüfusunu azaltmak, Abhazya’da Abhaz nüfusu azınlığa düşürmek için binlerce Megrel’i zorla Abhaz topraklarına iskân ettiler.

Gürcistan topraklarında yaşayan Grek halkından binlercesini de Orta Asya’ya sürgün ettiler.

Batum civarında Güneyde yaşayan Müslüman Hemşinliler’le yine Müslüman Kürtleri Kazakistan ve Kırgızıstan’a sürdüler.

Ahıska bölgesinde yaşayan Türk kökenli Ahıskalılar’ı etnik ve dini inanç gerekçesi ile Orta Asya’ya sürdüler. Halen Ahıskalılar’ın bu trajedisi devam etmekte. Gürcistan devleti, uluslararası taahhütte bulunmasına rağmen Ahıskalılar’ın Gürcistan’ın Ahıska bölgesine dönüp yerleşmeleri için hiçbir somut uygulamada bulunmamakta, Ahıskalılar’ın trajedileri devam etmektedir.

Bugün Türkiye’de yaşayan Acara halkı da sırf Müslüman oldukları için Acaristan’dan sürülmüşlerdir. Bu sürgünü Ruslara mal ettikleri görülüyorsa da Rusların bu konuda direkt bir payı yoktur. Çünkü sürgün öncesi Rusya ve Gürcistan arasında bir savaş olmamıştır.

Bugün yine Türkiye’de bir Gürcü Musevi kolonisi yaşamaktadır. Bunlar da İstanbul’a dini bir gerekçe ile sürgün edilmişlerdir.

İstanbul’da bir de Gürcü Katolik cemaati vardır. Bunlar da Hıristiyan ama Katolik inancını taşıdığı için sürgünden paylarını almışlardır.

İkinci dünya savaşından sonra Svan halkı da Gürcistan’ın bu demografik ayak oyunlarından nasibini almıştır. Sürgün edilerek Orta Asya’ya sürülen Karaçay ve Balkar halkının topraklarına zorla Svan halkı yerleştirilmiştir. Karaçay ve Balkar halkı sürgünden tarihsel topraklarına döndükten sonra buraya yerleştirilen Svan halkı ikinci bir mecburi göçü yaşamak zorunda bırakılmıştır.

Sovyetler Birliği dağılınca Gürcistan’da yaşayan Musevi Gürcüler’in İsrail’e yollanmasına Gürcistan büyük destek vermiş, bu konuda oluşturulan komitenin başına bir Gürcü getirilmiş ve binlerce Musevi İsrail’e yollanmıştır.

Orta Asya’ya sürgün edilip daha sonra Gürcistan’a dönebilen Greklere de Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Yunanistan’a gitmeleri için baskı uygulamış ve bu baskı nedeni ile binlerce Grek Yunanistan’a göçmüştür.

Kartveller’in bu demografik satranç oyunundan, Gürcistan’da yaşayan Kartveller dışında hemen hemen her halk etkilenmiştir.

Bir Kolhida halkı olan, Abhaz, Megrel, Laz ve Svanlar bu demografik ayak oyunlarında piyon olarak kullanıldı.

Bugün Gürcistan’da uygulanan resmi ideoloji “Her şey Kartveller için ama Ortodoks olmak kayıt ve şartı ile” mottosu üzerine kurulmuştur.

Çok etnikli, çok dinli, çok dilli, çok kültürlü bir Gürcistan’ı, sırf Kartveller’in birinci sınıf vatandaş olarak yaşadığı homojen bir devlet haline getirmek mümkün değildir.

Artık yeni bir dünya var. Bu coğrafyada yaşayan yeni bir insan profili ve düşüncesi var.  Gürcistan’ın, Kartveller için inşa ettiği resmi devlet ideolojisi bir daha dirilmemek üzere tarihin derinliklerine gömülmelidir.

Bu, hem barış için gerekli; hem Gürcistan’da yaşayan diğer halklar için gerekli; hem de Kartveller için gereklidir.

Gürcistan’da yönetime gelen her iktidar “okyanusta tatlı su aramakta” ve bundan vazgeçememektedir. Halbuki bu coğrafyada homojen bir toplum oluşmaz, oluşamaz. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır.



Paylaş | | Yorum Yaz
2598 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ASİMİLASYON İNSANLIK SUÇU İSE İŞTE SUÇLAR, İŞTE SUÇLULAR! - 20/05/2019
Siz bu toprakların hep iyi gün dostu oldunuz. Biz Çerkesler ve diğer kardeş halklar ise bu toprakların hep kara gün dostuyduk ve hep öyle kalmaya devam edeceğiz.
Türkiye'de Siyaset Yapmak… - 17/04/2019
Üretmeden tüketmek nasıl uzun ömürlü olamıyorsa, iktidar koltuğunda oturup halkın iradesine dikkat etmeyen iktidarlar da uzun ömürlü olamazlar.
Yıstanbulako ve Şiş Naniy - 06/02/2019
Yerel seçimlerde devletin tüm imkanlarını çar çur ederek kullanan siyasi parti adaylarını değil, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve halklarını seven ve dikkate alan İstanbul Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Doğan Duman'a destek verelim.
Kuzey Kafkas Halkları Türkiye Diasporasının 2018 Bilançosunun Dip Notları - 01/01/2019
Asimilasyon insanlık suçu ise bütün Kemalistler suçludur. Tanrı 2019 yılında kültürleri, anadilleri Kemalistlerin şerrinden korusun.
Ana Kucağımız, Kafkas Dağlarımız - 13/11/2018
Biz herşeyi paylaşabiliriz ama özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve ana yurdumuzu kimse ile paylaşamayız. Çünkü bu kutsal Kafkas Dağları, sadece biz Kuzey Kafkas Halklarına ev sahipliği yapar.
Anayasalar Devletlerin Aynasıdır - 02/10/2018
Anadillerimiz ile TRT Radyo-Televizyon yayını istiyoruz ve istemeye devam edeceğiz. Çifte standartlar yıkılmalı, seslerimiz ve renklerimiz solmamalıdır.
Abhazya- Gürcistan Savaşı Henüz Bitmedi - 16/04/2018
Son yıllarda Gürcistan’ın el altından ihraç ettiği tarım zararlıları Abhazya'nın tarımsal faaliyetlerini sekteye uğratmakta.
TBMM'inde Abhazya İçin Kim, Ne Dedi? - 16/01/2018
Demirel ile çekilmiş hatıra fotoğrafı olup, ben Abhazım, ben Çerkesim, ben Kuzey Kafkasyalıyım diyenler, o fotoğrafları yırtın ve ateşte yakın.
Alfabe Bir Halkın Can Damarıdır - 26/10/2017
Bizce Adige kardeşlerimizin ilk problemi alfabenin grafikası değil, mevcut olan iki alfabenin (Adige Kabartay) birleştirilerek tek alfabeye dönüştürülmesidir.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
chi-cdp




adigebze I-II
Nükte!


ANDIMIZ

Andımız, Danıştay 8. Daire'nin kararıyla okullara tekrar dönüyormuş. 
Küçücük çocuklara sabah içtiması yapıp and okutmak zaten başlıbaşına bir sorun da; ırkçı bir içeriğin tüm topluma dayatılması daha büyük bir sorun. 
İlla okunacaksa Çerkeslerin gerçekliğine uyan format şudur: 

Çerkesim, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, yurttaşlarımı özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Yücelttiğim tüm değerler adına,

Halkımın ve insanlığın hayrına bir yolda yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım adalet ve özgürlük mücadelesine armağan olsun.

Ne mutlu bu yolda gidenlere!

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi