• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam51
Toplam Ziyaret703237
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar8.11548.1479
Euro9.59079.6291
Semerkew
Erol Kılıç Kutelia
erolkutalia@hotmail.com
SUNİ DEVLET SINIRLARI SAVAŞ DAVETİYESİ DEĞİL Mİ?
10/10/2020

Emperyal devletlerin faşist yöneticileri cetvel ve pergel ile dünyanın birçok bölgesinde suni devlet sınırları çizip savaşlara, gözyaşlarına, hasretlere, özlemlere, diasporik yaşamlara davetiye çıkardılar.

Günümüzde emperyal devletlerin faşist yöneticileri tarafından çizilen suni sınırlar, en çok Ortadoğu ülkeleri ile Kuzey Kafkas ülkeleri Güney Kafkas ülkelerini barış, dostluk, kardeşlikten uzaklaştırmakta, savaşlara sebep olmaktalar.

Dünya faşistlerinin baş aktörü STALİN Güney Kafkas sınırlarını çizerken, gelecekte Ermenistan ve Azerbaycan bu suni sınırlar yüzünden savaşsın, Gürcistan rahat etsin diye düşündü.

Nahcıvan özerk bölgesi Azerbaycan Cumhuriyetine bağlı ancak Azebaycanla kara bağlantısı yok, arada Ermenistan toprakları var.

Stalin benzer bir tasarımı Kuzey Kafkas coğrafyasında da yaptı.

Bugün Ermenistan ve Azerbaycan arasında sınır savaşı hala devam etmekte. Bu kirli savaşın Kuzey Kafkasya coğrafyasına etkileri olacak, demografik dengeler, ekonomik dengeleri bozacaktır.

Bundan en çok etkilenecek ülkeler bağımsız Abhazya Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu içinde yer alan Adigey Cumhuriyeti olacaktır.

5 Ekim 2020 tarihinde 29. kuruluş yıldönümünü kutladığımız Adigey Cumhuriyetinin sınırları defalarca değişmesine rağmen faşist Stalin’in bu uygulaması hala doğal, tarihi sınırlara kavuşmuş değil.

Azerbaycan-Ermenistan savaşı Rusya Federasyonunda Krasnodar, Armavir ve Soçi bölgelerini de demografik olarak etkiliyecektir.

Keza Gürcistan Cumhuriyeti içinde Azeri halkının yaşadığı Borçalı bölgesi ile Ermeni halkının yaşadığı Javeti bölgesi de bu savaştan etkilenecektir.

Savaşın insancıl sosyal boyutu yanında büyük bir ekonomik boyutu da var.

Azerbaycan’ın petrol ve doğal gazı Gürcistan üzerinden Türkiye'ye gelmekte. Bu petrol ve doğalgaz hattı da savaşta hedef olmakta.

Gerek Güney Kafkasya, gerek Kuzey Kafkasya çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı bir bölgedir.

Halkların kardeşliğini dikkate almayarak homojen bir devlet hayal edenler, hayallerinin kurbanı olacaktır.

Azerbaycan devleti zaman zaman çok dilli, çok kültürlü, çok inançlı yapısını dikkate almayarak sınırları içinde yaşayan Ermeni, Ezidi Kürtlerini, Kuzey Kafkas Kökenli Avar ve Lezgi halklarına insan haklarından uzak, demokrasi ile bağdaşmayan uygulamalarda bulunduğu da bir gerçek.

Yukarı Karabağ, SSCB döneminde özerk statüsü olan bir devletti.

“SSCB dağıldı, ben Yukarı Karabağ’da özerk bir yönetim tanımam” demek demokrasi ve insan hakları ile bağdaşır bir durum değildir.

Aynı yaklaşımı Gürcistan devletinde de gördük. 1992'de Gürcistan faşist yönetim ile kendilerine milliyetçi diyen aslında yüzde yüz ırkçı olan bazı Kartvel kesiminden şunları duyduk: “Gürcistan içinde Abhazlar olacak ama Abhazya diye bir idari bölge olmayacak.”

Oysa 1917'de SSCB'yi oluşturan birlik cumhuriyetlerinden biri de Abhazya Cumhuriyetiydi. Lenin öldükten sonra işbaşına gelen Gürcü Faşist Stalin, Abhaz halkının hür iradesini dikkate almayarak, halkın oyuna başvurmadan Abhazya'yı Özerk Cumhuriyet statüsüne indirerek Gürcistan'a bağladı.

SSCB dağıldıktan sonra işbaşında olan faşist yeni Gürcistan yönetimi, Abhazya'nın Özek Cumhuriyet statüsüne dahi tahammül edemeyerek 14 Ağustos 1992'de savaşı başlattı.

Özetle; pergel ve cetvelle ülkelere suni sınırlar çizen emperyal devletlerin faşist yöneticileri, günümüz demokrasi ve insan hakları anlayışına göre savaş suçlusudur.




132 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ABAZA KİMLİĞİ - ABAZALAR / ABHAZLAR: TEK MİLLET, ÜÇ DİYALEKT, İKİ AYRI ALFABE - 06/08/2020
Habze ve Apsuara’da kadınlar için söylenen bazı yaklaşımlar şöyledir. - Kadın evin kan damarıdır. - Evi ev, akrabayı akraba yapan kadındır. - Kadının olduğu yerde bıçak çekilmez
GÜRCİSTAN'DA DİASPORİK HALK OLMAK - 08/07/2020
Barış, size de, bize de, Kafkasyamıza da, dünyamıza da gerekli. Homojen bir Gürcistan hayalinizden vazgeçin! Halkların kardeşliğinden korkmayın. Kafkasya size de bize de yeter.
İki benzer ülke, iki benzer halk: ABHAZYA VE ABHAZLAR; KORSİKA VE KORSİKALILAR - 14/06/2020
Abhazçada sülale (AJÜLA) çift anlamlıdır. Sülale ve halk. Ülke ve devlet söz konusu olunca HALK ortak paydamız olmalı ve ön plana çıkmalıdır…
LİBERAL EKONOMİNİN ÖNCÜSÜ ABHAZ PRENS SABAHADDİN KOZBA - 02/02/2020
Prens Sabahaddin İsviçre'de bir grup sosyolog tarafından oluşturulan ''LE PLAY'' sosyolojik ekolünü benimsemiş, bu ekolün büyük bir savunucusu olmuş, Osmanlı coğrafyasının en büyük, en ünlü sosyoloğu haline gelmişti.
2020 YILI, ÖNCE DOĞA, SONRA İNSANLIK YILI OLABİLİR Mİ? - 27/12/2019
2020 yılının önce doğayı, sonra insanlığı öne çıkaran bir yıl olması dileklerimle. Herkesin, her kesimin yeni yılını kutlar, saygı ve sevgiler sunarım.
ÇERKESLERİN ÜRDÜN TOPLANTISI GERİLİM YARATTI, TANSİYON YÜKSELTTİ - 14/11/2019
Bu toplantı bir daha gösterdi ki Kafkas Dernekleri Konfederasyonu’nun kurulma zamanı gelmiş, geçmektedir.
TAKRİR-İ SÜKÛN KANUNU VE KEMALİSTLER - 19/09/2019
Anadolu topraklarında yaşayan anadilleri, kültürleri, halk bilimlerini (folklör), inançları kimlikleri yıllarca insan haklarına aykırı baştan sona anti-demokratik olan bu Takrir-i Sükûn kanunu ile susturdular.
ASİMİLASYONCU POLİTİKALAR İFLAS EDERKEN - 09/08/2019
Her dönemde, her devirde, her askeri ve sivil darbe sonunda ATATÜRK ticareti yapan Kemalistler, asimilasyon metodlarınız artık iflas etti.
YİNE AYHABI, TAHMADA VE ABIRG ÜZERİNE - 13/07/2019
Bilindiği gibi, ayhabı, tahmada ve abırg sıfatlarının bizim toplumsal yaşantımızda çok önemli bir yeri var. Bu sosyal ünvanları taşıyan kişileri seçerken çok dikkatli ve titiz olmalıyız.
 Devamı
ÇOĞULCU TV
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi