• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam103
Toplam Ziyaret1000850
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.097832.2264
Euro34.913935.0538
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Nartların Meşalesi Nisan Ayında Kayseri’de Yakılacak
15/01/2012
Dünya ve Türkiye 21. yüzyılda köhnemiş baskıcı zihniyetleri, diktatörlükleri devirerek yol alıyor. İnsanlar daha fazla haklar, daha fazla refah ve barış istiyorlar. Bu yolda verilen mücadeleler her gün daha fazla yükseliyor.
Yaşadığımız bu süreçten iç ve dış dinamiklerin etkisiyle Türkiye de hızla etkileniyor. Gerek Avrupa birliği sürecinin getirdiği demokratikleşme adımları, gerekse içeride yükselen muhalefetin mücadelesiyle Türkiye’de de hızla bir dönüşüm yaşanmaktadır. Artık söylenemeyenler söylenebilmekte, yapılamayanlar yapılabilmektedir.
***

Anadolunun Hristiyanlardan arındırılması ve Türk olmayanların Türkleştirilmesi bir İttihat ve Terakki projesiydi. Türkiye Cumhuriyeti de bu düşüncenin hayata geçirilmesi sürecidir. Bu süreç tüm farklı etnik topluluklar, dini cemaatler ve farklı siyasal kesimlere bir cehennem azabı gibi yaşatılmıştır.
Rumlar ve Ermeniler sürülmüş, Yahudilerin ve Hristiyanların malları varlık vergileri ve yağmalarla talan edilmiştir. Çerkeslerin, Kürtlerin, Lazların, Gürcülerin, Arapların, Arnavutların, Süryanilerin, Pomakların, Arnavutların ve bütün farklı etnik toplulukların yok edilmeleri için her türlü baskı, inkar, imha ve asimilasyon politikaları uygulanmıştır.
Bu süreç içte ve dışta Türkiye’ye telafisi mümkün olmayan yaralar açmıştır. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını gören Türkiye devletinin bazı kesimleri bir yumuşama havasına girmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti devleti “Demokratik Açılım” sürecini başlatmak zorunda kalmıştır.
Bu süreçte Kürtler ve Aleviler başat unsur olarak ön planda oldular. Romanlar da Avrupa Birliği'nin baskısı ile sürece dahil edildiler. Diğer etnik topluluklar talebi olmayan unsurlar olarak, gerek Türkiye, gerekse Avrupa Birliği tarafından kaale alınmadılar.
Oysa gerçek böyle değidi.
Çerkesler, uygulanan inkar, imha ve asimilasyon politikalarının sonucu yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını biliyorlardı. Ve talepleri vardı.
Haliyle Çerkesler de kendi kurumlarının harekete geçmesini beklediler. Ancak sıcak ve güvenli salonlarının dışına çıkmayı pek tercih etmedi nedense Çerkes kurumları. Kendini Çerkesler adına politika üreticisi olarak gören grupçuklar da klavye kahramanlığı yapmaktan öteye gidemediler. Meydanlara çıkabilme yürekliliğini gösteremediler.
Bu durumda Çerkes Halkı geleceğine el koydu ve bağrından ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ (ÇHİ)’ni çıkardı.
ÇHİ önderliğinde meydanları doldurdu.
"Biz de varız ve var olmaya devam edeceğiz" dedi Çerkes Halkı.
"Bizlerden gasp ettiğiniz haklarımızı verin" diyerek bütün ezberleri bozdu.
12 Mart 2011 Ankara, 17 Nisan 2011 İstanbul mitingleri Çerkeslerin miladıdır artık.
Temmuz ayında Eskişehir’de önlenmeye çalışılan süreç devam etmektedir.
ÇHİ, Çerkeslerin siyaseten amiral gemisidir artık. Çerkesler adına politikaları ve projeleri ÇHİ belirlemekte, kurumlar ve siyasi gruplar onun söylemlerini tekrarlamaktadır.
2011 yılı aynı zamanda Çerkes Baharı yılıydı da.

2012 yılında da Çerkesler yine görünür olmaya devam edeceklerdir.
Projelerin ve taleplerin çıtası daha da yükseklere taşınacaktır.
Çerkesler adına Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na müdahil olup dosya veren tek siyasi oluşum ÇHİ’dir.
Tarihi bir eğitim projesi olan "Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti" fikrini oluşturup kadınlarımıza sunan ÇHİ’dir.
Çerkesler adına "ÇERKES ÇALIŞTAYI" projesini Şubat ayının sonunda hayata geçirecek olan ÇHİ’dir.
Nisan ayı sonunda Kayseri’de düzenlenecek olan KAYSERİ ÇERKES HAKLARI MİTİNGİ de, Kayseride duyarlı ve sorumluluk sahibi Çerkesler tarafından oluşturulan "ÇHİ Kayseri Mitingi Komitesi" organizasyonunda yürütülürken, Ç.H.İ. Yürütme Kurulu da Komite’ye maddi, manevi, lojistik ve tanıtımla ilgili her türlü desteği verecektir.

***

Bu süreçte de Çerkesler üzerinde her türlü psikolojik savaş yöntemleri denenecektir. Engelleme, karalama, çelme takma ve oluşan olumlu ortamı zehirleme çalışmaları tüm hızıyla devam edecektir. Bunun yanında hiç emek vermeden bu mitingden istifade edip ön alma, ÇHİ’yi saf dışı bırakma girişimleri de olacaktır.
Biz bunlara alışığız.
Ama güneş balçıkla sıvanmaz.
İş yapanla, gevezelik yapanların farkını artık halkımız öğrenmiştir!
Laf ebelerine prim vermeyecek ve pabuç bırakmayacaktır artık !
Halkımız Nisan ayında on binler olup Kayseri’ye akacak ve Nartların meşalesini Kayseri’de yakacaktır !
Çerkes Halkının sonsuza dek var olacağını dosta da düşmana da haykıracaktır!
Anadilimiz için,
Kültürümüz için,
Varlığımızı geleceğe taşımak için,
7 gün 24 saat Çerkesce televizyon yayını için,
Anadil eğitimi ve öğretimi için,
Nisan ayında Kayseri’deyiz !
 
Y aşasın Onurumuz !
Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz !



3820 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KIZILORDU KOROSU’NA GEÇİT YOK! - 25/04/2024
Her şeye rağmen bu konserlerin yapılmasında ısrar edilirse, Kızılordu Korosu'nu her şekilde protesto edeceğimizi ve pişman edeceğimizi de bilin!
ETHEM, CELAL BAYAR’A YAZDIĞI MEKTUPTA KÜRTLER İÇİN ÖZERKLİK, ÇERKESLER İÇİN AZINLIK HAKKI İSTEDİ. - 20/04/2024
Ethem meselesi bir çelişkiler yumağıdır. Ondan bir hain çıkarmaya çalışan güruh, onlarca kitap yazmasına rağmen henüz bunu başaramamıştır. Ondan bir kahraman çıkarmaya çalışanların eli de T.C. yasaları ve saldırıları nedeniyle bağlıdır.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi