• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam400
Toplam Ziyaret1001577
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.164932.2938
Euro34.893535.0333
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Birinci Yılında ÇHİ
04/03/2012

ÇHİ 3 Şubat 2011 tarihinde kuruldu.

Kuruluşundan çok kısa süre sonra da peşpeşe iki miting gerçekleştirdi. Çerkes halkının nezdinde çağrıları ciddiye alınan, desteklenen, en fazla tartışılan, konuşulan ve taşlanan oluşum haline geldi. Çerkes toplumunun dinamizm kazanmasında, yakınmadan tavır almaya ve tepki verir hale dönüşmesinde önemli bir kilometre taşı oldu.

Bu süreci anlayabilmemiz için geçmişten geleceğe bir projeksiyon tutmamız gerekiyor.

***
Rusya Çerkesleri anavatanlarından sürüp kökünü kazırken, ne istediğini biliyordu. Niyeti Karadeniz'i rahatlıkla kullanabileceği bir Rus gölü haline getirmekti.
Osmanlı ise Hıristiyan tebaasının yaşadığı Avrupa ve Balkan coğrafyasında sürekli kan kaybediyordu. Yeni müslüman nüfusa ihtiyacı vardı. Bu boşluğu Çerkeslerle doldurdu. Çerkes soykırım ve sürgününden dönemin iki büyük gücü Osmanlı ve Rusya kârlı çıktı.
Çerkesler'in Osmanlı'nın iskan politikalarına müdahil olacak ne öngörüleri, ne de güçleri vardı. Osmanlı Çerkesleri üçyüz haneden fazlası bir arada olmamak kaydıyla son derece dağınık ve sorunlu bölgelere yerleştirdi. Yugoslavya'dan Irak'a kadar uzanan bir hatta Çerkeslerin birbirleriyle dayanışması mümkün
değildi. Daha önceki dönemlerde Osmanlı'ya gelip askeri ve mülki erkan içinde etkin olmuş olanların Çerkeslerin iskan politikalarında hiçbir etkisi olmamıştır.

***
Osmanlı dönemindeki Çerkes Örgütlülüğü 15 yıl sürmüştür. 1908 yılında kurulan Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti daha çok anavatan ağırlıklı olarak çalışmıştır. Çerkesce eğitim ve okul kurma çalışmaları Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti tarafından yürütülmüştür. Çerkes Teavün Cemiyeti'nin o günkü tespitleri ve yaptıkları çok önemlidir. Ancak yeni yönetimin cemiyeti  kapatması karşısında en ufak bir tepki göstermemesi ve yeni döneme ilişkin hiçbir öngörü ve örgütlenme biçimi önermemesi düşündürücüdür.

***
1921 yılında Çerkesler adına ilk siyasi talep Şark-i Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti tarafından dile getirilmiştir. Bu cemiyetin kurucuları 150'liklere dahil edilmiş, şubeleri olan 17 Çerkes Klübünün kurucuları idam edilmiştir. Çerkesler bu süreci hiç konuşmamaktadırlar. Çerkes Ethem'den sonra yeni bir ihanet suçlaması korkusuyla bu dönemi yok farz ederler. Toplum korkularını yendiği zaman bu dönem de sağlıklı bir biçimde tartışılacaktır.

***
1923 -1950 dönemi Türkiye'deki farklılıklar için tam bir cehennemdir. Farklı kesimler için her türlü baskı, yıldırma ve yok etme acımasızca uygulanmıştır.
1952'de kurulan İstanbul Kafkas Kültür Derneği'nin kuruluşunun üzerinden 60 yıl geçmiştir. Bu süreçte derneklerimiz Çerkesler adına tek bir siyasi talep dile getirememişlerdir. Siyasi talep dile getirmek isteyenler de ustaca saf dışı
bırakılmışlardır.

***
Bu süreçte Kafkas Kültür Derneklerinin yerine getirdiği işlev çok değerlidir. Ancak yetersizdir. Şayet yeterli olsaydı bu günkü durumda olmazdık. Kocaeli'nde Çerkes Çalıştayı esnasında programın panelistlerinden öğretim görevlisi sayın Selçuk Bağlar'ın anlattığı anekdot aklımda çakılı kaldı. "Üç yıl önce TRT için Uzunyayla'da yapacağımız bir çekim için Çerkesce konuşacak çocuk bulamadık."

İşte Çerkes halkının ve dilinin geldiği nokta bu.

***
Bu süreç bugüne kadar uygulanan geleneksel yöntemlerle aşılamaz. Devletten sağlanacak pozitif ayrımcılıklar, kaynaklar ve itibar ile Çerkes dilinin Türkiye toprakları üzerinde yeniden bir zenginlik olarak yaşatılması mümkündür.
Bunun için önce devlet üniversitelerinde Çerkesceyi okutacak öğretmenler yetiştirilecektir. Anaokulundan başlamak üzere ilkokulda ve lisede devam edecek eğitim ile ülkenin zenginliği olan diller yeniden ihya edilecektir.
ÇHİ bu süreçte üzerine düşeni ne pahasına olursa olsun yerine getirecektir!
ÇHİ bu süreçte oluşmuş ezberleri bozacak ve yeni hedefler koyacaktır.
Bu yeni süreci okuyamamakta ısrar edenler ya tasfiye olacak, ya da dönüşeceklerdir.

***
Çerkes Halkı ÇHİ'nin çalışmalarına maddi ve manevi destek vererek her koşulda yanında olmuş ve olmaya da devam edecektir.
Üzerinden henüz bir yıl geçmiş olan toplumsal-politik hareket ÇHİ verdiği net mesajlarla bugün Türkiye kamuoyu gündeminde ve Çerkes kamuoyunda en fazla tartışılan ve taşlanan harekettir.
Çünkü ÇHİ net söylemleri ve aktiviteleri ile Çerkes halkına öncülük etmeye ve yol açmaya devam ediyor.



4519 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KIZILORDU KOROSU’NA GEÇİT YOK! - 25/04/2024
Her şeye rağmen bu konserlerin yapılmasında ısrar edilirse, Kızılordu Korosu'nu her şekilde protesto edeceğimizi ve pişman edeceğimizi de bilin!
ETHEM, CELAL BAYAR’A YAZDIĞI MEKTUPTA KÜRTLER İÇİN ÖZERKLİK, ÇERKESLER İÇİN AZINLIK HAKKI İSTEDİ. - 20/04/2024
Ethem meselesi bir çelişkiler yumağıdır. Ondan bir hain çıkarmaya çalışan güruh, onlarca kitap yazmasına rağmen henüz bunu başaramamıştır. Ondan bir kahraman çıkarmaya çalışanların eli de T.C. yasaları ve saldırıları nedeniyle bağlıdır.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi