• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam125
Toplam Ziyaret1020114
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar33.014933.1472
Euro36.073136.2177
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Çerkes Halkının Siyasi Aklı ÇDP'dir
11/02/2019

"Et, tekrar-ü ahsen,

velev kane yüz seksen.

(Yinelemek güzeldir,

yüz seksen kere bile olsa.)

 

Sevgili okuyucularım, 

ÇDP üzerine her halde bugüne kadar en fazla yazı yazmış olan kişilerin başında geliyorum dersem abartmamış sayılırım. Bazen tekrara düşmek pahasına bu konuyu yazıyorum ve yazmaya devam edeceğim. Çünkü, anlaşılmamaktan dolayı, ya da karşımızdaki insanların bizi anlamalarının tamamlanmadığını düşündüğüm için ÇDP'yi (Yani Çerkes Siyasallaşmasını) tekrar tekrar (yüz seksen kere olmasa da) yazmaya devam edeceğim. 

Siyaset, ulusların, devletlerin, kurumların, kişilerin adeta pusulasıdır. Pusulası olmayan gemilerin yolunu şaşırıp kayalara bindirmesi ve batması nasıl kaçınılmazsa, siyaseti olmayan toplumların da batmaları ve yok olmaları da kaçınılmazdır. Böylesine toplumlar için hayati bir önem taşıyan siyaset ve siyasallaşma konusuna hiç kafa yormamış Çerkes halkı için siyaset üretmeye soyunmak, kolay kolay cesaret edilebilecek bir şey değildir. Her şeyin bir ilki olduğu gibi, Çerkes halkının siyasallaşması ve ÇDP'nin oluşumunun ardında 10 yıllık bir mücadele ve emek var. 

Bu mücadeleyi başlatan öncülere karşı yürütülen kötüleme ve karalama kampanyasının arkasında nasıl bir siyasi akıl var, bunu tartışmak istiyorum.

ÇHİ ve ÇDP'nin dile getirdiği düşünceler ve öneriler tüm toplum kesimleri tarafından kabul görürken, birileri hala “Doğan Duman ÇDP'nin adayı değil de bağımsız aday olsun” diyerek onu ortaya çıkaran siyasi akla ve emeğe saygısızlık ediyorlar. 

***

Milattan önce Hatti imparatorluğunu kurup Anadolu'da 500 yıl hüküm süren, Mısır'da Memlük devletini ele geçirip 250 yıl hüküm süren Çerkesler, son 600 yıl içerisinde bir siyasi akıl ortaya çıkarıp devletleşemediler. Neden Xabze'leri, Xase'leri, bilge thamateleri ortaya siyasi bir akıl çıkaramadı? Neden 1938 yılına kadar, başkalarının dayattığı bir alfabeleri bile olamadı? Neden çağları ve zamanı ıskalayıp böylesine zavallı bir duruma düştüler? 

Şimdi birileri Çerkesler zavallı mıdır diye karşı çıkabilir. Ama vatanını kaybetmiş, özgürlüğünü kaybetmiş, dilini kaybetmiş, kültürünü kaybedip yok oluşun girdabına doğru hızla yuvarlanan bir halka zavallı değil de ne denir? 

Anavatanda ortaya konamamış olan siyasi aklın, diasporalarda neden bugüne kadar ortaya çıkamadığını tartışmak istiyorum. Sürgün edildikleri Osmanlı devletinin yıkılması ile ortaya çıkan ırkçı Türk ve Arap devletlerinde, Çerkeslerin ve diğer halkların örgütlenip bir varlık ortaya koyması mümkün değildi. Tek ulus yaratma politikaları azınlıklıkları yok etme üzerine kurulmuştu. Bu politikalar azınlıkların gizlenmesini ve kimliklerinden vazgeçmelerini beraberinde getirmiştir. Kimlik iddiasında bulunanlar ise acımasızca katledilmiştir. Bu koşullar altında Çerkeslerin diasporada bir siyasi akıl ve örgütlenme ortaya çıkarması mümkün olamamıştır. 

Türkiye Cumhuriyetinin 2000'li yılların başında Avrupa Birliği sürecini hızlandırması üzerine karşısına azınlıklar ve farklı olanların hakları ortaya çıkmıştır. İçten gelerek olmasa da T.C. devleti Türkiye'de Türk'ten başka halkların varlığını kabullenmek zorunda kalmıştır. Bu dönemde, Çerkesler içerisinden demokratik talepler dile getiren gruplar çıkmaya başlamıştır. Demokratik Çerkes platformu, Kafkasya forumu, Diçeg, Jıneps, Çerkesçe Yurtseverleri gibi yapılanmalar mevcut Çerkes kurumları ile çatışarak ortaya çıkmışlardır. Ancak, mevcut Çerkes kurumları, bu yapıları ya tasfiye etmiş, ya da onlarla uzlaşmıştır. 

2009 yılında başlatılan demokratik açılım sürecinde Çerkeslerin görmezden gelinmesi ve Çerkes kurumlarının bunu kabullenmesi üzerine ortaya çıkan ÇHİ, Çerkes Diaspora tarihinde bir dönüm noktası oluşturdu. "Toplumsal politik" bir hareket olarak kendini konumlandırarak, "Çerkes meselesini görünür kılmak" için yola çıkan ÇHİ alışılmış ezberleri bozarken mevcut Çerkes kurumlarında büyük rahatsızlık yarattı. 

"Toplumsal politik bir hareket olan ÇHİ" mitingler düzenliyor, çalıştaylar gerçekleştiriyor, siyaset kurumları ile görüşmeler yaparak Çerkes halkının taleplerini kamuoyu ve devlet nezdinde pekiştiriyordu. 

O zamana kadar kendilerini siyaset dışı ve eylemsizlik üzerine konumlandırmış olan Çerkes kurumları bu çıkıştan çok rahatsız oldular. ÇHİ kurucularına karşı akıl almaz bir karalama kampanyası başlattılar. ÇHİ sözcülerinin bu karalamalara karşı verdikleri yanıtları hakaret olarak değerlendirip hâlâ ÇDP'nin önüne çıkarmaya çalışanlar var. Etnik siyaset yürüten Kürt, Ermeni, Filistin, Yahudi mücadelelerinde siyasi rakipler birbirlerini öldürerek yok ediyor. Çerkesler arasında siyasi mücadele yürütülmesi sırasında sert suçlamaların ve tartışmaların çıkmasına alınganlık gösterenler siyasi mücadelenin ne demek olduğunu bilmeyenler ve öğrenemeyenlerdir. 

Siyaset dili net ve açık olmalıdır. Hatalara göz yummamalı ve hataları düzeltecek iradede olmalıdır. Siyasi akıl üretecek ve siyasi örgütlenme yaratacak olan Çerkes halkı bunu öğrenmek zorundadır. 

Siyasi bir mesele olan Çerkes davasının siyasi muhatabı olan ÇDP, ülkedeki tek ırk yaratma mücadelesine karşı çoğulculuğu savunarak Türkiye'ye yeni bir demokrasi iklimi getirmenin öncülüğünü yapmaktadır. 

Çerkes halkının hayırlı ve fedakâr evlatları, varlıklarını geleceğe taşımak için Çoğulcu Demokrasi Partisi’nin fiziksel, maddi ve ideolojik anlamda içini mutlaka dolduracaklardır. 

ÇDP Çerkes halkının siyasi aklıdır! 

Bu siyasi akıl, 31 Mart yerel seçimlerinde Doğan Duman'ı İBB Başkan Adayı göstererek Çerkes Halkını bir daha görünür kılmanın yolunu açmıştır. 

Şimdi Doğan Duman'la birlikte ÇDP'yi büyütme zamanıdır!



1546 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ETHEM’İN BOLŞEVİKLİĞİNE DAİR NOTLAR-3 - 01/07/2024
Çerkeslerin “Met Çunatuko İzzet” (Bilgin İzzet) dediği Yusuf İzzet Paşa, rafları kitap dolu bir odada Ethem beyi kabul etti. Solgun, halsiz görünüyordu. Heyecanlıydı, kalkarak Ethem beyi karşıladı, —“Memleketi bir felaketten daha kurtardın" dedi.
ETHEM’İN BOLŞEVİKLİĞİNE DAİR NOTLAR – 2 - 14/06/2024
Ticaret basımevini satın alarak kurduğu Yeni Dünya gazetesini başyazarlıkla birlikte Arif Oruç beyin buyruğuna vermişti. Yeni Dünya, sırtını Ethem beyin askeri gücüne, ününe dayayarak komünizmi savunuyordu.
ETHEM’İN BOLŞEVİKLİĞİNE DAİR NOTLAR - 03/06/2024
Ethem Bey’in iyi bir eğitimi olmadığı için onu eleştirenler, onun üstün meziyetlerinin farkında değildirler.
KIZILORDU KOROSU’NA GEÇİT YOK! - 25/04/2024
Her şeye rağmen bu konserlerin yapılmasında ısrar edilirse, Kızılordu Korosu'nu her şekilde protesto edeceğimizi ve pişman edeceğimizi de bilin!
ETHEM, CELAL BAYAR’A YAZDIĞI MEKTUPTA KÜRTLER İÇİN ÖZERKLİK, ÇERKESLER İÇİN AZINLIK HAKKI İSTEDİ. - 20/04/2024
Ethem meselesi bir çelişkiler yumağıdır. Ondan bir hain çıkarmaya çalışan güruh, onlarca kitap yazmasına rağmen henüz bunu başaramamıştır. Ondan bir kahraman çıkarmaya çalışanların eli de T.C. yasaları ve saldırıları nedeniyle bağlıdır.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi