• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam388
Toplam Ziyaret1001565
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.164932.2938
Euro34.893535.0333
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Hiçbir Mazeretin Arkasına Sığınamayız
30/12/2013

Üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası bir uygarlıklar mezarlığı. Onlarca kavim bu topraklarda müzelik olmuş.

Bu coğrafyaya hep emperyal devletler hükmetmiş. 1500 yıl Roma ve Bizans, 600 yıl da Osmanlının hükmü geçti bu topraklarda. 1789 Fransız burjuva devrimiyle doğan milliyetçilik düşüncesi, 100 yılda yerle bir etmiştir Romanın mirası üzerine oturan Osmanlıyı.

Emperyal devletlerde iktidar oyunları hiç bitmez. Roma’da, Bizans’ta, Osmanlı’da  oynanan iktidar oyunları tarihe mal olmuştur. Bu iki büyük imparatorluk bakiyesinin üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti, henüz çocuk bile sayılamaz yaş olarak. 90 yıl devletlerin yaşamında çok kısa bir zaman dilimi.

İmparatorluklarda savaşlar, isyanlar, alt üst oluşlar, iktidar oyunları hep olmuştur. Ama bu iki büyük imparatorluğun mirası üzerine oturan Türkiye Cumhuriyeti, imparatorluk bakiyesi olan tüm etnik halklara eziyet etmede geçmiş dönemlere rahmet okutmuştur. 90 yıllık Cumhuriyet dönemi, farklı etnik kimlikler için bir cehennem kazanı olmuştur.

Maalesef Ubıhça bu topraklarda yok oldu. 20 yıl önce Ubıhçayı bilen son soydaşımız Tevfik Esenç’le birlikte Ubıxçayı da toprağa gömdük.

Bu şekilde devam ederse yirmi, otuz yıl içinde aynı tehlike Adğece ve Abazacayı da bekliyor. Kırk ve elli yaşın altındakiler artık ya Çerkesce bilmiyor, ya da anlayıp konuşamıyor. Yani artık analar anadillerini bilmiyor.

Her sabah nesiller boyu, "Türküm, doğruyum, çalışkanım" diyerek büyümüş insanlar " Kafkas Türkü" ya da "Çerkes Türkü"olmuşlar. Bazıları da sadece "düğün Çerkesi", "kaşen Çerkesi", "halüj Çerkesi" ya da "salon Çerkesi" olmuşlar. Bazılarının babası, ya da dedesi Çerkes, kendileri Türk olmuş.

“Anadil eğitimi”, “Çerkesce televizyon” talebiyle meydanlara çıktığımızda en büyük direnç Çerkeslerden, Çerkes kurumlarından ve oluşumlarından gelmişti. Çerkes Halkının taleplerini dile getirmek için yola çıkan ÇHİ, PKK'lı olmak, AKP projesi olmak, ABD projesi olmak gibi ithamlarla itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı.

Kimliğine yabancılaşmış, hiçbir talebi olmayan, kendisi için talep dile getirenlere karşı çıkan bir topluma dönüşmüş Çerkesler.

Anavatanda xasecilik, diyasporada dernekçilik oynayarak bir yere varılabileceğine inandırılmışlar üstelik.

Çerkesler açısından manzara hiç de iç açıcı değil.

Kelimenin tam anlamıyla vahim.

Üstelik Çerkes toplumu, içinde bulunduğu durumun vehametini kavrayamayacak derecede narkozlanmış durumda.

Peki neden bu durumdayız ?

Gerek anavatanda, gerekse diyasporalarda ulusal varlığı için, kendisi için hiçbir zaman siyaset üretememiş olmaktır bunun yegane nedeni.

Fırtına ne kadar şiddetli olursa olsun, iyi kaptanlar gemiyi limana yanaştırırlar.

Karşımızdaki güç ne kadar büyük olursa olsun, şartlar ne kadar kötü olursa olsun mutlaka bir yol olduğunu biliyoruz.

Biz bu yolun, kendi ulusal siyasetimizi oluşturmaktan geçtiğine inanıyoruz.

Sürgün ve soykırımın 150. yılında Çerkeslerin de bir siyasi partisi olacak.

Çoğulcu Demokrasi Hareketi (ÇDH) bu amaçla yola çıktı.

Siyasi bir konu olan Çerkes meselesi, siyasi yoldan, siyasi araçlarla çözülecektir.

Şartlar ne kadar kötü olursa olsun hiçbir mazeretin arkasına sığınmayacağız.

Çünkü biz halkımıza inanıyoruz !

Mücadele edeceğiz !

Haklıyız !

Kazanacağız !

Çerkes sürgün ve soykırımının 150. yılı olan 2014 diriliş yılımız olsun!

Yeni yılınız kutlu olsun.



3536 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KIZILORDU KOROSU’NA GEÇİT YOK! - 25/04/2024
Her şeye rağmen bu konserlerin yapılmasında ısrar edilirse, Kızılordu Korosu'nu her şekilde protesto edeceğimizi ve pişman edeceğimizi de bilin!
ETHEM, CELAL BAYAR’A YAZDIĞI MEKTUPTA KÜRTLER İÇİN ÖZERKLİK, ÇERKESLER İÇİN AZINLIK HAKKI İSTEDİ. - 20/04/2024
Ethem meselesi bir çelişkiler yumağıdır. Ondan bir hain çıkarmaya çalışan güruh, onlarca kitap yazmasına rağmen henüz bunu başaramamıştır. Ondan bir kahraman çıkarmaya çalışanların eli de T.C. yasaları ve saldırıları nedeniyle bağlıdır.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi