• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam388
Toplam Ziyaret1001565
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.164932.2938
Euro34.893535.0333
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
DİASPORA ÇERKES MÜZİĞİNDE YENİ ARAYIŞLAR
16/01/2022

Sevgili Okuyucularım,

Muhafaza edilmeye çalışılan herşey eksilir, bozulur ve kullanılamaz hale gelir.

Yiyeceği uzun süre koruyabilmek için tuzlayarak, turşu konserve yaparsınız, şekerleyerek reçel yapabilirsiniz. Aynı şekilde sütü tuzlayarak ve mayalayarak peynir yaparak ömrünü uzatabilirsiniz. Ama hepsinin bir kullanma zamanı vardır, kullanma zamanını geçirirseniz bozulurlar ve kullanamazsınız.

 

Yine giyecekleri bir dolaba kaldırıp uzun süre saklamaya kalksanız bile fayda etmez. Onları naftalinlemeniz bile güvelenmekten kurtaramaz. Oysa onları güvelenmekten koruyacak olan insan tenidir. Yani yaşamın içinde olmalarıdır.
Yine eski binaları da istediğiniz kadar sarıp sarmalayın. Onları çürümekten ve yıkılmaktan kurtaramazsınız. Oysa onları içinde insan nefesinin olduğu yaşayan binalar haline getirirseniz gelecek nesillere aktarabilirsiniz. Tabi restorasyon ve deprem güçlendirme çalışmalarını da yapmak şartıyla.
İnsan neslinin yarattığı herşeyi “Kültür “olarak nitelendiriyoruz. Halkların yarattığı diller, kültürler, tatlar, sesler, müzikler, tatlar, danslar, ürettikleri ekonomileri, yarattıkları, inançları, yaşam biçimleri, ahlakları, karakterleri yani insana dair her şey kültürdür.
Ancak ülkemizdeki tek tipleştirici İslam soslu ırkçı ideoloji, farklı etnisitelere ait kültürleri düşman olarak görüyor. Ülkemizin zenginliği olan farklı kültürleri yok etmek için devlet sopasını ve gücünü sürekli olarak kullanıyor. İnsanlık mirası olan farklı kültürleri yok etmek için onlara saldırmak en büyük ınsanlık suçudur.

 

***

Bütün farklı kültürlere karşı yapılan saldırılardan Çerkesler de nasibini aldı. Çok şey kaybettirdiler bize. Ama dilimizden, kültürümüzden, şarkılarımızdan çok şey eksilmiş olsa da, her şeye inat dimdik ayaktayız.

Dilin  yasaklanması, baskı görmesi, cezalandırılması dilin ürettiği sanat eserlerinin de üretimini engellediği gibi mevcut olanların da yok olmasını beraberinde getirmiştir. Bu tahribattan en büyük hasarı Çerkes şarkıları almıştır. Binlerce Çerkes Şarkısı, ırkçı asimilasyoncuların saldırıları sonucu bu topraklarda yok oldu.

Oysa “Şarkılar dilin bayrağıdır”. Hiç bilmediğimiz dillerde şarkıları dinler, onları severiz. Halklar birbirleriyle şarkılar üzerinden iletişim kurarlar. Örneğin ülkemizde rahmetli Kazım Koyuncu “Dido Nana” şarkısını söyleyinceye kadar Lazca diye bir dil olduğunu bilmiyorlardı. Lazcayı “Celeyirum, cideyurum”dan ibaret sanıyorlardı. Rahmetli Kazım Koyuncu’nun Lazcanın bilinmesinde ve Laz kimlik bilincinin oluşmasında tarif edilemeyecek kadar büyük katkısı vardır.

Ayrıca şarkılar da bir insanlık mirasıdır. Her şarkı insanlığa bir armağandır. Bir dilde söylenmiş bir şarkı bir çok dile çevirilerek seslendirilmektedir. Bu sayede halklar arasında gönül köprüleri kurulmakta, şarkılar evrensel boyutlara ulaşmaktadırlar.

Türk Pop Müziği 1970’li yıllarda, Fransızca ve diğer dillerden çevrilen şarkılarla yaratılmıştır. Arabesk hayatımıza Arapça şarkıların Türkçe’ye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Türkçe şarkıların Yunan diline çevrilmesiyle “Rembetiko” adı verilen yeni bir müzik türü yaratılmıştır.

Bizler de İstanbul Maltepe’de, Maltepe Çerkes Derneği bünyesinde “Maksıme Kültür Merkezi”ni oluşturduk.Maksıme Kültür Merkezi Çerkes Şarkılarını ihya etmeyi, diriltmeyi ve diğer halklara tanıtmayı  hedef olarak önüne koymuştur. Bu anlamda Çerkes yemekleri ve Maksıme eşliğinde size Çerkesce şarkılar dinletecektir. Maksıme’de, şarkılarımız da ticari anlamda bir yarışa girecektir. Çünkü çağımız ticari anlamda yarışamayan ürünlerin ve kültürlerin ayakta kalma şansının olmadığını gösteriyor.

Ayrıca yeni besteler, yeni derlemeler, yeni sesler, yeni denemelere de açık bir sahne oluşturduk. Bu anlamda Türkçe’den Çerkesce’ye çevirdiğimiz şarkıları da canlı performanslarla sizlere izleteceğiz. Tabii ki bizi eleştirme halkına sahipsiniz. Ama öncelikli görevinizin destek olmak ve teşvik etmek olduğunu hatırlatmak isterim. Eleştiri en kolay olan şey, yapmak ise zor olan şeydir. Biz zor olana, yani yapmaya ihya etmeye, geliştirmeye ve kültürümüzü zenginleştirmeye talibiz.

Meyveli ağacın taşlandığını biliyoruz. Biz Çerkes kültür meyvelerini vermeye devam edeceğiz. Taşlansak da, takdir edilsek de inandığımız yolda devam edeceğiz.

Herkese sevgi ve selamlar.

Maksıme Kültür Merkezi

İrtibat Tel: 0532 - 425 08 91



1308 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KIZILORDU KOROSU’NA GEÇİT YOK! - 25/04/2024
Her şeye rağmen bu konserlerin yapılmasında ısrar edilirse, Kızılordu Korosu'nu her şekilde protesto edeceğimizi ve pişman edeceğimizi de bilin!
ETHEM, CELAL BAYAR’A YAZDIĞI MEKTUPTA KÜRTLER İÇİN ÖZERKLİK, ÇERKESLER İÇİN AZINLIK HAKKI İSTEDİ. - 20/04/2024
Ethem meselesi bir çelişkiler yumağıdır. Ondan bir hain çıkarmaya çalışan güruh, onlarca kitap yazmasına rağmen henüz bunu başaramamıştır. Ondan bir kahraman çıkarmaya çalışanların eli de T.C. yasaları ve saldırıları nedeniyle bağlıdır.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi