• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam336
Toplam Ziyaret984342
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar31.983632.1117
Euro34.634834.7735
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
DEVLET, GÖNEN-MANYAS ÇERKES SÜRGÜNÜ İÇİN ÖZÜR DİLEMELİDİR
09/04/2021

“Men-i Şekavet (eşkiyalığı önleme) Kanunu’na dayandırılarak yapılan Gönen-Manyas Sürgünü bölgede sadece Çerkesler’e uygulanmış olup, bir etnik temizlik (genocide) uygulamasının kısmi başlangıcıdır.

Halbuki o dönemde eşkiyalığa karışmamış Türk, Laz, Çerkes, Pomak, Arnavut, Kürt,… hiç bir etnik topluluk yoktur.

Birleşmiş Milletler soykırım suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına ilişkin çerçeve sözleşme şöyle demektedir :

Madde 1-) Sözleşmeci devletler ister barış zamanında, isterse savaş zamanında işlensin önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder.

Madde 2-) Bu sözleşme bakımından ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir gurubu kısmen ya da tamamen ortadan kaldırmak amacıyla işlenen aşağıdaki fillerden herhangi biri soykırım suçunu oluşturur.

A-) Guruba mensup olanların öldürülmesi

B-) Gurubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi

Ç-) Gurubun bütünüyle veya kısmen fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek

D-) Gurup içinde doğumları engellemek amacıyla tedbirler almak

 

E-) Guruba mensup çocukları zorla başka bir guruba nakletmek.
BM “Soykırım suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına dair sözleşme”nin ikinci maddesinin C bendinde, “gurubun bütünüyle veya kısmen fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirmek” maddesi, “biz soykırım yapmadık, tehcir yaptık, sürgün yaptık, zorunlu göç yaptık” gibi sözleri, soykırım suçunu gizleme çabalarını çürütmektedir. ”Savaş zamanıydı, ne yapılabilirdi’ gibi sözlerle soykırım suçunu örtmeye çalışanlar da, BM Soykırım Önleme Sözleşmesi’nin 1. Maddesindeki ‘sözleşmeci devletler ister barış zamanında, isterse savaş zamanında işlensin, önlemeyi ve cezalandırmayı taahhüt ettikleri soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit eder” diyerek soykırım suçunun hiçbir şart altında işlenemeyeceği ve cezalandırılması gerektiğini belirtir.

 

Daha devletin şekli ilan edilmeden, ırkçı ittihatçıların Çerkeslere yönelik kısmi soykırım denemesi ve peşinden gelen kültürel soykırım ve asimilasyoncu politikalar Cumhuriyet tarihi boyunca devam etti. İttihatçılığın değişen yeni versiyonu olan Kemalizm, Çerkeslerden sonra 1925 yılında başlayan Şeyh Sait isyanından günümüze kadar kesintisiz olarak inkar, imha ve asimilasyon politikalarını sürdürdü.” (Üçüncü Sürgün, Gönen-Manyas Çerkes Sürgünü, Murat Özden, s: 114,115,116)

Özeleştri yapmak, günah çıkarmak veya tövbe etmek, bütün dinlerde ve tüm düşünce biçimlerinde insanı yücelten ve rahatlatıp geliştiren son derece gelişkin araçlardır. Aynı şey toplumlar içinde geçerlidir. Toplumlar yaptıkları hatalar ya da kötülüklerle yüzleşerek kendilerini düzeltebilir ve tedavi edebilirler. Türkiye Cumhuriyetinin resmî tarihi her şeyi inkar etse de gerçeğimiz acılarla doludur. Bir daha bu acıların yaşanmaması için devletin ve toplumun acılarıyla yüzleşip birbirinden özür dilemesi toplumun ruh sağlığını düzeltip gelişmeyi sağlar.

Gönen-Manyas Çerkeslerine sürgün tebligatının yapıldığı 2 Mayıs 1923 tarihinin yıldönümüne yaklaşırken, Devletin kuruluşunda kanı, teri  ve emeği olan Çerkeslere bir özür borcunun olduğuna inanıyoruz.

Böyle bir özür, devleti yüceltirken Türkiye’nin toplumsal barışına son derece olumlu katkılar sağlayacaktır.



1200 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
WAGNER, RUSYA’YA AYNA TUTTU - 27/06/2023
Ancak görülen manzara, yirmi beş bin kişilik bir askeri gücün Rusya’yı teslim alma kapasitesinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.
ÇERKESLER DEMOKRASİDEN YANA OLMAYA MECBURDUR! - 23/04/2023
Türkiye’de iç dinamizmle hiç bir şey gerçekleşmemektedir. Her gelişme dışarıdan empoze edilerek gelişmektedir. Türkiye’de de demokrasi yolunda bir gelişme olabilmesi için Avrupa Birliği dışında bir yol görülmemektedir.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi