• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam206
Toplam Ziyaret1000953
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.108632.2373
Euro34.857634.9973
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR?
12/09/2023

Ethem Bey 21 Eylül 1948 tarihinde vefat etmiştir. Ethem Bey Çerkes Meselesi’nde son derece tali ve önemsiz olmasına rağmen, ölüm yıldönümlerinin hatırlanıyor olması önemlidir. Soykırım, sürgün, 21 Mayıs,11 Mayıs, Bayrak Günü gibi anmalar nasıl Çerkes Kimlik bilinci yaratıyorsa; Ethem üzerinden yürütülecek Türkiye Tarihinin düzeltilmesi mücadelesi de Çerkes kimlik bilincinin oluşmasına katkı sunacağı için önemlidir.

Ethem Bey’in mücadelesi olmasaydı, Türkiye Cumhuriyeti diye bir devletin olmayacağı somut bir gerçek olarak ortadadır. Ancak böylesine önemli bir Kurtuluş Savaşı kahramanından, bir hain çıkarabilmek de ancak Türkiye’de yapılabilecek bir şeydir. Mustafa Kemal’in, Havza, Erzurum, Sivas, Kongrelerini yapıp Ankara’ya ulaşması 7,5ay sürmüştür. Eğer bu sürede Ethem Bey’in oluşturduğu Kuvvayı Seyyare bir direniş cephesi oluşturmasaydı, Yunan Ordusunun Ankara’yı da alması işten bile değildi. Yine Anzavur, Adapazarı, Bolu, Düzce ve Yozgat İsyanlarını bastırmasaydı, İsyancılar Ankara’yı basıp Mustafa Kemal’i asarlardı ve ortada ne Meclis ne de Türkiye Cumhuriyet’i devleti kalırdı.

Ancak iktidar savaşında, kendisi için Yunanlılardan daha büyük bir tehlike olarak görülen Çerkes Ethem Bey, tasfiye edildikten sonra hain ilan edilmiştir. Kaldı ki Ethem Bey’in güçleri Ankara Güçlerini yenebilecek çaptaydı. Kardeş kanı dökmemek için gönüllü olarak güçlerini kendisi dağıtmıştır.

İktidar Mücadelesini kazanan taraf, Ethem Beyle birlikte bütün Çerkesleri hain olarak kodlamıştır. Böylece okula giden her Çerkes genci, tarih derslerinde bu gerçekle yüzyüze gelmiş ve içinde bu haksızlığa karşı bir isyan duygusu belirmiştir. Ethem Beyden Çerkeslere zerre kadar bir fayda gelmemiş, aksine çok büyük zararlar gelmiştir.

Ethem Bey’in Çerkeslere tek faydası ona vurulan bu hain damgası olmuştur. Çünkü bugün Çerkesler bu hain damgasını kaldırmanın peşine düşerek kimlik bilinci oluşturmaktadırlar. Bunun dışında Ethem Bey’den Çerkeslere bir hayır gelmemiştir.

***

Bazı arkadaşlar (özellikle yeğeni Güner Kuban) “TBMM kayıtlarında Ethem Bey’in hain olduğuna dair bir kayda rastlanmamıştır, onun için Ethem Bey hain değildir” diyerek işin içinden çıkmak istemektedirler. O iş o kadar kolay değildir. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin tarih anlayışı Ethem Beyi ve Çerkesleri hain olarak kodlamıştır ve bu anlayıştan bir milim sapma yoktur.

Türkiye Devletinin kayıtlarından aşağıdaki maddeler çıkarılıp mahkum edilmedikleri sürece Ethem Bey’in ve Çerkeslerin hainlikleri düşmez.

1-)1921 Ocak ayında tasfiye edilen Çerkes Ethem Bey, 9 Mayıs 1921 tarihinde İstiklal Mahkemesi tarafından gıyabında yargılanmış, hain ilan edilmiş ve idama mahkum edilmiştir.

O mahkeme kararı orada durduğu sürece Ethem’in ve Çerkeslerin hainliği kalkmaz. Çerkesler İstiklal Mahkemelerinin Mahkeme olmadığını, üyelerinden hiç birinin hukukçu olmadığını savunup İstiklal mahkemelerini mahkum etmelidirler.

Rahmetli Ethem Bey de o mahkemelerin kararını tanımamış ve ülkeye dönüş şartını tarafsız ve adil bir mahkemede yargılanma şartına bağlamıştı.

2-) Yüzellilikler: Yüzellilikler Türkiye Cumhuriyeti tarafından ilan edilmiş bir hainler listesidir. 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan barış anlaşmasında, Genel af maddesi kapsamı dışında 150 kişi affedilmeyecek, yurtdışına sürülecekler ve malları müsadere edilerek hazineye irad kaydedilecekti.

İşte bir hainler listesi olan 150’liklerde “Çerkes Ethem ve Avanesi” başlıklı bölümde Çerkes Ethem dahil 17 Çerkes bulunmaktadır. “Çerkes Kongresine katılanlar ve diğer eşhas” diye belirtilen bölümle birlikte toplam 62 Çerkes bu hainler listesine dahil edilmiştir.

Oysa Çerkes Ethem’in Yozgat’ta bastırdığı Çapanoğlu isyanında başı Çeken Çapanoğlu ailesinin hiç bir ferdi bu hainler listesinde yer almamaktadır.

Eğer Çerkesler, sadece Ethem Bey’i değil, kendilerini de hain listesinden çıkarmak istiyorlarsa, bu liste hazırlanırken nasıl rüşvetlerin döndüğünü ve nasıl Çerkes düşmanlığı yapıldığını ortaya koymaları ve bu tür uyduruk suçlamaların ortadan kaldırılmasını sağlamak için mücadele etmeleri gerekir.

3-) Nutuk: Nutuk Mustafa Kemal’in kurtuluş savaşı anılarıdır. Dolmabahçe Sarayında altı kişilik bir ekip tarafından hazırlanmış ve Mustafa Kemal tarafından 15-20 Ekim tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası Kongresi’nde altı günde okunmuştur.

Mustafa Kemal, Ethem Bey ve kardeşleri için Nutuk’ta şu ifadeyi kullanıyor. ”Efendiler, askeri harekatı çapulculuktan ve devlet kurup yönetmeyi, şunun bunun masum çocuklarını kurtuluş fidyesi dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret sanan, şarlatanlıklarıyla, yaygaralarıyla bütün bir Türk Vatanını bezdiren ve Türk Ulusunun Büyük Millet Meclisi’ni kendileriyle uğraştıran utanmaz, haddini bilmez, küstah ve herhangi bir düşmanın boğaz tokluğuna casusluğunu, uşaklığını yapacak kadar aşağılık ve rezil yaratılışta olan bu kardeşleri, ellerindeki bütün kuvvetler ve dayandıkları düşmanlarla birlikte yola getirmek ve cezalandırmak suretiyle, inkilap tarihimizde etkili bir ibret örneği vermek zorunlu görüldü.” (Nutuk, s. 369, İş Bankası Yayınları )

Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.

Diktatörlük rejiminin tarih anlayışının ideolojik anlamda alt edilip mahkum edilmesi mücadelesinde Çerkeslerin de aktif bir rol almaları durumunda, hem Çerkeslere hem de Ethem Beye vurulmuş hain damgasının ortadan kalkması mümkün olabilir.

Gerisi laf-I Güzaftır.


1889 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KIZILORDU KOROSU’NA GEÇİT YOK! - 25/04/2024
Her şeye rağmen bu konserlerin yapılmasında ısrar edilirse, Kızılordu Korosu'nu her şekilde protesto edeceğimizi ve pişman edeceğimizi de bilin!
ETHEM, CELAL BAYAR’A YAZDIĞI MEKTUPTA KÜRTLER İÇİN ÖZERKLİK, ÇERKESLER İÇİN AZINLIK HAKKI İSTEDİ. - 20/04/2024
Ethem meselesi bir çelişkiler yumağıdır. Ondan bir hain çıkarmaya çalışan güruh, onlarca kitap yazmasına rağmen henüz bunu başaramamıştır. Ondan bir kahraman çıkarmaya çalışanların eli de T.C. yasaları ve saldırıları nedeniyle bağlıdır.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
WAGNER, RUSYA’YA AYNA TUTTU - 27/06/2023
Ancak görülen manzara, yirmi beş bin kişilik bir askeri gücün Rusya’yı teslim alma kapasitesinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi