• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam95
Toplam Ziyaret985799
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.432432.5624
Euro34.631634.7704
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
Ruslan Gvaşe'nin Eylemi Ölüm Orucudur
04/10/2017

Tarifsiz duygular içerisindeyim.

Günlerden Çarşamba 4 Ekim.

Saat sabahın altısı.

Çerkes-fed Genel Merkezinde yapayalnızım.

Dün akşam benim de içinde bulunduğum bir grupla, Ruslan Gvase için üçüncü kez basın açıklaması ve protesto eylemini gerçekleştirdik. Apsuwara-Kiaraz grubunun önerisiyle, İstanbul’da bulunan birçok kurumumuzun temsilcilerinin katılımıyla bir basın açıklaması yaparak, Ruslan Gvaşe'ye destek için, bizler de Çerkes-Fed Genel Merkezi’nde dönüşümlü olarak, süresiz açlık grevi nöbeti başlattık. Bugünkü ilk nöbetçi benim. Akşam nöbeti benden Recep Güler alacak, ondan da Saim Sezgin alacak. Onlarca kişi nöbet için ismini yazdırdı.

Ruslan Gvase'yi, eylemini, halkımızın tarihteki yolculuğunu ve geleceğini düşünerek geçirdiğim bir geceden sonra, tarifsiz duygular içerisinde okumakta olduğunuz yazının başına oturdum.

Türkiye'de, 12 Eylül dönemi zindanlarında sayısız açlık grevi ve ölüm orucu eylemi gerçekleşti. Ben de 12 Eylül'ün son dönemlerinde hapse girdim. Bulunduğum zamanda açlık grevi ya da ölüm orucu gerçekleşmediği için, daha önce açlık grevi ya da ölüm orucu eylemine katılmamıştım. Dönüşümlü de olsa ilk kez bir açlık grevi eylemine katılıyorum. O yüzden tarifsiz duygular içerisinde, ölüm oruçlarında kaybettiğim arkadaşlarımla yaşadığım anılar geçiyor bir taraftan gözlerimin önünden.

Açlık grevleri ve ölüm oruçları, baskı uygulayan muhataba karşı, canını ortaya koyarak yapılan siyasi mesaj verme ya da muhataba geri adım attırma eylemleridir. Eylemi yapan için de, eyleme muhatap olan için de son derece riskli bir sivil iteatsizlik biçimidir. Eylemi yapanın her zaman ölüm riski vardır. Ama davası için ölüme gidenin yaktığı meşalenin de, muhatabı yakma riski her zaman mevcuttur.

Açlık grevlerinde eylem süresini uzatmak amacıyla, şekerli su ve vitamin takviyesi alınır. Ölüm oruçlarında ise, ölüm hedeflendiğinde hiç bir şey yenmez. Türkiye'de Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın başlattığı açlık grevi eylemi ikiyüz günü aşmıştır. Onlar da kritik eşiktedirler. 12 Eylül döneminde tek tip elbiseye karşı başlatılan ölüm oruçlarında seksen günden sonra ölümler gerçekleşmişti.

Ruslan Gvaşe eylemine başlarken, "Bu eylem, benim şahsımda mensubu olduğum Çerkes toplumuna karşı uygulanan taraflı, adaletsiz, önyargılı, ahlakdışı yaklaşıma karşı bir protestodur" demişti.

Ve şunu ilave etmişti: "Bu benim son eylemim. Arkamızdan gelenler davanın takipçisi olsun" diyerek vasiyetini yapmıştı.

Eyleminin onuncu gününde, Samsun'da Çerkes-Fed Bölge toplantısında Ruslan Gvaşe ile bir telefon bağlantısı yapmaya çalışmış ama başaramamıştık. Orada yaşayan Koble Muammer Canıdemir ile konuşmuştuk. Muammer Bey, "Ruslan'ın hiç bir şey yemediğini, içmediğini ve hızla durumunun kötüleştiğini" söylemişti. Biz de kendisine "mutlaka şekerli su ve vitamin takviyesi yapılması" gerektiğini söylemiştik.

Ruslan Gvaşe 67 yaşında. Kalp ve şeker rahatsızlığı var. Bu eylem onun için yüksek derecede hayati risk taşıyor. Nitekim dün bir kalp spazmı geçirdiği haberini aldık. Bugüne kadar yaptıkları ile tüm Kuzey Kafkasya Halklarının kalbine girmiş olan Ruslan Gvase, Emr-i Hak vaki olursa, Çerkes Halkının unutulmazları arasında yerini alacaktır.

Biz onu yaşasa da, ölse de unutmayacağız, unutturmayacağız!

Ama bu ölüm eylemi gerçekleşirken, susanları, görmezden gelenleri, önemsizleştirmeye çalışanları kıyamete kadar unutmayacağız ve birer ibret vesikası olarak halkımıza hatırlatmaya devam edeceğiz.

Değerli Thametemiz Ruslan Gvaşe; açtığın özgürlük yolunda, inançla yürüyeceğimizi bilmeni ve bu konuda müsterih olmanı diliyoruz.

     Allah yar ve yardımcın olsun!


2127 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
WAGNER, RUSYA’YA AYNA TUTTU - 27/06/2023
Ancak görülen manzara, yirmi beş bin kişilik bir askeri gücün Rusya’yı teslim alma kapasitesinin olduğunu ortaya çıkarmıştır.
ÇERKESLER DEMOKRASİDEN YANA OLMAYA MECBURDUR! - 23/04/2023
Türkiye’de iç dinamizmle hiç bir şey gerçekleşmemektedir. Her gelişme dışarıdan empoze edilerek gelişmektedir. Türkiye’de de demokrasi yolunda bir gelişme olabilmesi için Avrupa Birliği dışında bir yol görülmemektedir.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi