• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam394
Toplam Ziyaret1001571
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar32.164932.2938
Euro34.893535.0333
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ÇERKES ETHEM KAZANSAYDI NASIL OLURDU?
14/08/2021
Sevgili Okuyucularım,
Neredeyse bir yıla yakın bir zamandır Çerkes Ethem üzerine okumalar yapıyor ve notlar alıyorum. Niyetim, kısmet olursa, herkesin yazdığı ama henüz Çerkeslerin yazamadığı Ethem meselesini bir kitap haline getirebilmek.
Yazının başlığında sorduğum “Çerkes Ethem kazansaydı nasıl olurdu?” sorusunu sormaktaki amacımın, ezberlerimizi  bozmaya çalışmak, farklı düşünebilmenin ufuklarını açmak, beyinlerimize inşa edilmiş duvarları (paradigmaları) yıkmak olduğunu belirtmek istiyorum. Benim elimde on altı tane Çerkes Ethem’le ilgili yazılmış kitap var. Ama yakın tarih incelemesi yapan ve dönemin anılarını yazan kişilerin yazdıkları yüzlerce kitap ve binlerce sayfa Çerkes Ethem analizi yapan sağcı, solcu, islamcı fark etmeksizin Ethem’in ihanetinde ittifak etmektedirler. Bu görüşler, Mustafa Kemal’in Nutuk’ta Ethem’i ve onun şahsında tüm Çerkesleri hain gösterme çabalarını pekiştirme çabasından ibarettir. Biraz insaflı olanlar “çok şey yaptı ama Yunan’a sığınarak ihanet etti” demekten ileri gidememektedirler. Oysa Ethem’e nasıl bir tuzak kurulup, iki ateş arasında bırakılarak bir tercih yapma zorunda bırakılmasından bahsetmiyorlar. Silah bırakıp Yunan işgal bölgesine geçmeseydi de vuruşmayı tercih etseydi düzenli kuvvetlerin nasıl çil yavrusu gibi dağılacağını Mustafa Kemal Nutuk’ta anlatmaktadır.
Yedibinbeşyüz kişi İnönü emrinde, yedibinbeşyüz kişi Refet Bele emrinde Yunan Ordusu ile çarpışmakta olan Ethem Kuvvetlerini arkadan çevirir. Refet Bele Ethem Kuvvetlerine saldırmak şöyle dursun geriye çekilir. Bunu da “İsmet Bey emrindeki kuvvetler yenilip kaçarlarsa, onlara daha rahat yardım edebilmek için geriye çekildiğini” Mustafa Kemal Nutuk’ta anlatarak Refet Bele’yi aşağılamaktadır.
Yani Ethem Kuvvetlerini yenmiş bir İsmet İnönü ve Refet Bele yoktur. İki ateş arasında kalmış olan Ethem’in Yunan Komutanı ile dört günlük ateşkes istemesi ve komutanları ile görüşüp kuvvetlerini dağıtması, askerlerinin son maaşlarını dağıtması, Kütahya, Sındırgı ve Susurluk üzerinden Manyas’ta baba dostu bir ailenin evine giderek bir müddet dnlenme ve hastalığının etkisinin azalmasını bekleme ve Yunan Komutanı ile müzakere ederek teslim şartlarını görüşmüş ve teslim olması hadisesinden başka ortada bir şey yoktur.
Ankara’nın ve düzenli kuvvetlerin bastırdığı bir Çerkes Ethem isyanı
ve ihaneti  yoktur.
***
Kuva-yı Milliye’nin başlattığı Milli Mücadele aslında iktidarı kimin alacağının iç savaşıydı, Bir kurtarıcı yaratmak isteyenler Milli Mücadelenin ismini “Kurtuluş Savaşı” olarak değiştirdiler. Milli Mücadeleye katılan herkes ve tabii ki Çerkes Ethem de vatanın kurtarılmasından başka bir şey düşünmüyordu. Ancak Mustafa Kemal başından beri iktidarı almayı düşünüyor ve buna uygun bir yol izliyordu. Bir mücadele’ye girenlerin nihai bir hedeflerinin olması son derece doğaldır. Ancak doğal olmayan, üzerinden yüzyıl geçmiş olayları bugün sağlıklı olarak tartışabileceğimiz bir ortamın oluşamamış olmasıdır.
Özellikle sol, Kemalist çevrelerin Atatürk tapınmacılığından kurtulup sağlıklı analizler yapabilme yeteneğine kavuşmaları gerekiyor. Devrimci olarak niteledikleri Mustafa Kemal’in değil sosyalist devrimci, burjuva devrimcisi olması mümkün değildir. Tarihin ilerleyen akışı içerisinde Burjuvazi feodalizmi tasfiye ettiği için devrimcidir. Ama Mustafa Kemal feodaliteyi tasfiye etmek yerine onunla uzlaşmıştır. Mücadele ettiği emperyalistlerle de uzlaşmış, milli mücadele esnasında kendisine en büyük yardımı eden Sovyetler Birliği’ne sırtını dönmüş ve ülkedeki sol çevrelere karşı acımasız bir mücadele başlatmıştır.
Milli Mücadele esnasında Rusya’dan yardım alabilmek için Bolşevikliğe şirin görünme yarışı gösterilen Ankara’da, Gerçek anlamda inanmış tek Bolşevik  Ethem görünüyordu. Eskişehir’de “Yeni Dünya” isimli Bolşevik fikirleri yayan bir gazete kurdurmuş ve gazeteye Bolşevik olduğuna dair de bir röportaj vermiştir.
Eğer Milli Mücadeledeki iç savaşı bir askeri bürokrat olan Mustafa Kemal değil de bir Bolşevik olan Çerkes Ethem kazansaydı, Türkiye Halkları bugün çok daha özgür, çok daha kardeş çok daha mutlu olurlardı.
Çerkeslerin, Kürtlerin, Lazların, Pomakların, Romanların, Rumlar’ın, Ermenilerin dilleri asimile edilerek yok edilmez, Türkiye çok daha renkli bir ülke olurdu.
    Ethem’in Bolşevikliği konusunu tartışmaya devam edeceğiz.


1448 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KIZILORDU KOROSU’NA GEÇİT YOK! - 25/04/2024
Her şeye rağmen bu konserlerin yapılmasında ısrar edilirse, Kızılordu Korosu'nu her şekilde protesto edeceğimizi ve pişman edeceğimizi de bilin!
ETHEM, CELAL BAYAR’A YAZDIĞI MEKTUPTA KÜRTLER İÇİN ÖZERKLİK, ÇERKESLER İÇİN AZINLIK HAKKI İSTEDİ. - 20/04/2024
Ethem meselesi bir çelişkiler yumağıdır. Ondan bir hain çıkarmaya çalışan güruh, onlarca kitap yazmasına rağmen henüz bunu başaramamıştır. Ondan bir kahraman çıkarmaya çalışanların eli de T.C. yasaları ve saldırıları nedeniyle bağlıdır.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİNE BİR BELGE DAHA - 13/04/2024
Çok net şekilde Şark-i Karibcilerin bunak paşalar diye suçladığı Çerkes Teavün Cemiyeti’nin, istisnalar hariç, Çerkeslik için hiç bir gelecek tasavvurunun olmadığını görüyoruz.
ŞARK-I KARİB, ÇERKES TEAVÜN ÇEKİŞMESİ - 07/04/2024
Osmanlı döneminde Çerkesler iki önemli Cemiyet oluşturdular. Bunlardan birincisi 1908 yılında Çerkes Osmanlı paşaları tarafından kurulmuş olan “Çerkes İttihad ve Teavün Cemiyeti”dir. İkincisi 1921'de“Şark-ı Karib Çerkesleri Temini Hukuk Cemiyeti"dir.
SİYASİ KİMLİĞİ, ÇERKESLİĞİNİN ÖNÜNDE OLANLAR. - 23/03/2024
Tarih, yaptıklarımız ve yapmadıklarımızla bizleri yargılayacak. Çerkes kimliğinin görünür kılınması ve Çerkes kimlik bilincinin yükselmesi adına, İshak Akbay’a oy vermek tarihsel bir sorumluluktur.
ARTIK ÇERKESLER DE DAMGALARINI VURMAYA BAŞLADI - 05/12/2023
Ankara’dan Saim Tuc, İstanbul’dan Mustafa Bakıcı ve Londra’dan Muhittin İzzet Kandur’u sonsuzluğa uğurladık. Her biri “nev-i şahsına münhasır” dedikleri gibi çok değerli kişiliklerdi. Asla yerleri doldurulamayacak kimselerdir.
YENİ AÇILIMLAR YAPMAK GEREKİYOR - 07/10/2023
Biz de hem repertuarımızı genişletmek, hem de Çerkesce daha geniş kitlelere ulaşmak için, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Pop ve protest müziği parçalarını Çerkesce’ye çevirip Maksıme‘de icra edeceğiz.
ETHEM MESELESİNE ÇERKESLER NASIL BAKMALIDIR? - 12/09/2023
Türk Tarih tezinin temel taşı olan Nutuk’ta Ethem Bey’le ilgili bu ifadeler durduğu sürece Ethem Beyin hainliğinin ortadan kalkması mümkün değildir.
“RUSYA’NIN DOSTLARI DÜŞMANIMIZ, DÜŞMANLARI DOSTUMUZDUR” - 23/07/2023
Kim ki Rusya’nın dostudur, bilin ki Çerkes Halkının düşmanıdır. Bunun Çerkes, Türk, Abhaz, Oset, Çeçen olması fark etmez.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi