• https://www.facebook.com/%C3%87erkes-Haklari-Inisiyatifi-1720870914808523/
  • https://twitter.com/CerkesHaklari
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam598
Toplam Ziyaret1177928
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar40.915441.0794
Euro47.750747.9420
Semerkew
Murat Özden
murathabracu@hotmail.com
ETHEM VE M. KEMAL ARASINDAKİ MÜCADELE İDEOLOJİKTİ
31/08/2025
Bir kahramandan, bir hain ve nefret objesi yaratabilen, yalan tarih uyduran Kemalist ideoloji ile hesaplaşıp mahkûm edemediğimiz sürece bu ülkede hiç bir meseleyi tartışamayız.
“Kemalizm; faşizmin Türkiye versiyonudur.” Bunu bir hakaret olarak kabul eden Kemalistlere şunu izah etmek isteriz. Tek lider, tek parti, tek ideolojinin olduğu sisteme faşizm deniyor. Bu tarif Türkiye’de uygulanmış olan tek parti dönemi faşizm tarifine birebir uymaktadır.
Tek lider, Ethem Bey dışında, kendisine kurtuluş savaşı sırasında en büyük desteği vermiş olan, Mustafa Kemal’den önce Erzurum’a gitmiş olan Kazım Karabekir’i 15 yıl Erenköy’de şimdi müze olan yerde ev hapsinde tutturmuştur.
Mustafa Kemal Samsun’a giderken, İstanbul’dan Bandırma’ya gidip, Ethem Beyin ağabeyleriyle görüşüp ilk direniş cephesini oluşturan ve kurtuluş savaşının fiilen başlatan ilk Başbakan Çerkes Rauf Orbay 15 yıl yurtdışında sürgünde yaşadı.
Anadolu Ajansının kurucuları arasında yer alan, kurtuluş savaşının Aydın kahramanı Halide Edip Adıvar ve eşi İlk içişleri Bakanı Dr. Adnan Adıvar 15 yıl yurtdışında sürgünde yaşadı.
Yine Mustafa Kemal’in sınıf arkadaşı, Mustafa Kemal’den önce Ankara’ya giden Ali Fuat Cebesoy İstiklal Mahkemesi kararıyla hapse atıldı.
İzmir Suikastı davasında tutuklanan Hatko İsmail Canbulat verilen on yıl hapis cezasına itiraz ettiği için idam cezasına çarptırılıp o gece idam edildi.
İstiklal Marşının yazarı Mehmet Akif Ersoy ülkedeki dini baskı ve değişikliklerden rahatsız olduğu için Türkiye’yi terkederek Mısır’a yerleşmek zorunda kalmıştır.
Tüm bu yaşananlar resmî tarihte gizlenir ve her şeyin tek adam tarafından yapıldığına inandırılır yalan tarih tarafından. Tüm bu cezalandırmalar üyelerinin hiçbirinin hukukçu vasfı olmayan İstiklal Mahkemeleri tarafından Mustafa Kemal’in emirlerini yerine getirmek için oluşturulan cellatlar kurulu tarafından yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti demokratikleşmeye ; Ethem Bey’i de hain ilan eden İstiklal Mahkemesi kararlarını geçersiz sayarak başlayabilir.
***
Ethem Bey’e cahildi, okumamıştı diyenler, onun bir Mısır Gazetesinde yayınlanan Nutuk’a cevaplar yazılarındaki cümle yapısı ve derinliği görmelerini öneririm. Tabiî ki 18 yaşında evinden kaçıp küçük zabit mektebine kaydını yaptıran Ethem yaşının ve rütbesinin çok üstünde gösterdiği üstün başarılardan dolayı, bugün gerçek tarihçiler tarafından “Apoletsiz General” olarak adlandırılmıştır. Mustafa Kemal, Erzurum Kongresinde kendisini Reis seçtirdikten sonra ölünceye kadar reisliği bırakmamıştır. Üç buçuk yıl süren kurtuluş savaşı süresince Mustafa Kemal’in cephede kaldığı gün sayısı bir ayı geçmemektedir. Ethem tasfiye edildikten sonra Yunan Kuvvetleri bütün Marmara bölgesi işgal etmiş, Eskişehir’i almış, Sakarya Meydan Muharebesi Ankara ili sınırları içerisinde gerçekleşmiştir. Yunan Ordusu Sakarya Nehrinin batısına atılabilmiştir.
Kurtuluş Savaşı sırasında Yunanistan’ın nüfusu üç buçuk milyondur. Ve çıkarabildiği asker sayısı yüzelli-ikiyüz bin kadardır. Bu kadar askerle bu kadar büyük bir coğrafyanın işgal edilmesi mümkün değildir. Kuvayı Milliye’nin saldırıları ile sersemlemiş Yunan Ordusu başıbozuk bir hale gelmiştir. Venizelos devrilmiş yerine Kral gelmiş, komutanlar değişmiş, uzun süre evine gidememiş Yunan Askerleri arasında moral bozukluğu ve disiplinsizlik had safhadadır. Türk ordusu saldırmasa da Yunan Ordusu Türkiye’yi terk edecek durumdadır. Bu koşullarda gerçekleştirilen Büyük Taarruzda Türk Ordusunda ölen Asker Sayısı 2318 (ikibinüçyüzonsekiz)dir.(Kaynak Wikipedia)
***
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı teslim olmuş, ordusu tasfiye edilmişti. 1919 yılının Ocak ayında toplanan Paris Konferansı’nda Anadolu paylaşılmıştı. Ege Bölgesi Yunanlılara, İstanbul ve boğazlar İngilizlere, Antalya bölgesi İtalyanlara, Güney Anadolu ve Suriye Fransızlara verilmişti. Bu işgale karşı ilk hazırlığa girişen kişi Çerkes Ethem olmuştur. 1919 yılının Şubat ayında İzmir Valisi Rahmi Bey’in oğlu Alpaslanı kaçırarak elli üç bin altın fidye olarak almış ve ileride kuracağı askeri birliğinin iaşe masraflarını karşılamıştır. Mustafa Kemal Samsun’a çıkarken, Ethem de sekiz arkadaşı ile birlikte Manisa Salihli’de Kuşçubaşı Eşref’in Çiftliğindeki silahları alıp direniş cephesini oluşturuyor ve Yunan Ordusunu mıh gibi olduğu yere çakıyor, ilerlemesinin önüne geçiyordu. Mustafa Kemal, Amasya Tamimi, Erzurum ve Sivas Kongrelerini yapıp Ankara’ya Aralık ayı sonunda geliyordu. Mustafa Kemal’in bu yolculuğu 7,5 ay sürüyordu. Eğer Ethem Beyin oluşturduğu direniş cephesi olmasaydı, Yunan Ordusu bu süre zarfında Ankara’yı, Sivas’ıda alırdı. Ne Mustafa Kemal, ne de Türkiye Cumhuriyeti olabilirdi.
Önce bir iç savaş olan ve iktidar mücadelesi olan Kurtuluş Savaşında, bu iç savaşı Ankara lehine Ethem Bey kazanmıştır. Mondros Mütarekesi ile ordusunu dağıtmış olan Osmanlı Devleti paramiliter güçleri destekleyerek Ankara’nın üzerine salmıştı. Anzavur bütün Marmara Bölgesini ele geçirmiş ve Kuvayı Milliyecilere kan kusturuyor ve nihai hedef olarak Ankara’yı ele geçirmeyi hesaplıyordu. Hiç kimsenin baş edemediği Anzavur derdinden Ankara’yı Ethem Bey kurtarıyordu.
Anzavur’u bastıran Ethem’den yine yardım istiyor, Geyve’de isyancılar tarafından sıkıştırılmış Ali Fuat Cebesoy Paşanın yardımına gitmesi isteniyordu. İsyan, Adapazarı, Hendek, Düzce, Boluyu kaplamış Gerede’ye kadar uzanmıştı. İsyancıların Ankara’ya ulaşmalarına bir adım kalmıştı. Bu isyan da bastırılmamış olsaydı, ne Ankara, ne Mustafa Kemal ne de Türkiye Cumhuriyeti olabilirdi.
Yine Yozgat’ta isyancılar Ankara’yı yok etmeyi hedefliyorlar ve isyanı Ankara’nın bastırması mümkün değil, rica üzerine ve ağabeyinin isteğiyle Yozgat isyanını Ethem Bey bastırıyor ve Mustafa Kemal kelleyi kurtarıyordu.
Bilgi sahibi, vicdan sahibi ve utanma sahibi hiç kimsenin Ethem Bey’i hain göstermesi mümkün değildir. ***
Ethem Bey, çok üstün yetenekleri olan bir asker olmakla birlikte inanmış bir sosyalistti. Eskişehir’de bir matbaa satın almış, sosyalist fikirleri savunan “Yeni Dünya” gazetesini çıkarmıştı. Gazeteye Ordu içerisinde abone olunmasını sağlamış ve destek olmuştu. Yeni Dünya Gazetesine verdiği demeçte ‘elbette bir gün bütün dünya sosyalist olacaktır, bizler onu layık olduğu veçhile iyi bir şekilde karşılamalıyız” demiştir.  Ali Fuat Cebesoy dışında hiç kimseye güvenmiyor ve beğenmiyordu. Osmanlı Paşalarını sosyalizm değil, İngilizlerle anlaşarak bir burjuva düzeni sürdüreceklerini düşünüyordu. Ve bu düşüncesinde haklı çıktığını bugün görüyoruz. Düzenli Osmanlı Ordusunun hiç bir savaşı kazanamadığını, düşmanın Halk Ordusu yani Kuvayı Seyyare tarafından ülkeden kovulabileceğini düşünüyordu. Bu yaklaşım tamamen ideolojik bir yaklaşım taşıyordu. Bütün anlaşmazlığın temelinde yatan mesele bundan ibaretti. Bir uzun soru sorarak yazıyı bitirelim. ”Mustafa Kemal Diktatörlüğe gidiyor”diyerek 1924 Kasım ayında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (İlerici Cumhuriyet Partisi)’nı kuran, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Halide Edip Adıvar, Adnan Adıvar gibi onlarca kurtuluş savaşının gerçek kahramanı Mustafa Kemal’le ideolojik ayrılığa düşmüşlerdi. Hepsi bir biçimde cezalandırıldı. Ama hiç birine tarih kitaplarında hain denmedi. Çerkes Ethem de en az Mustafa Kemal kadar bu ülkenin kahramanıdır. Bu gerçek er ya da geç bir gün ortaya çıkacaktır.
Gerçeklerin mutlaka ortaya çıkmak gibi bir özelliğinin olduğunu hiç kimse unutmasın. 


372 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BALKAR SELÇUK’A MEKTUP - 10/08/2025
Tanzer Ünal ismindeki bir gazeteci çalıştayımızı eleştirirken, ”Yeni Bir İhanet Şebekesi” manşetini atmış isimlerimizi ve resimlerimizi de vererek bizi hainlikle suçlayarak hakaret etmişti. O zaman mahkeme bunu fikir özgürlüğü olarak kabul etmişti.
NEDEN BU HALDEYİZ, NE YAPMALIYIZ? - 23/07/2025
Eğer bizler Çerkes Milleti olarak bir vatan ve millet inşa etmeyi hayal ediyorsak, fikriyatımızın merkezinde “Çerkes Milliyetçiliği”nin olması gerektiğine inanıyoruz.
RUSYA ON YIL İÇİNDE DAĞILACAK BİR ÜLKEDİR - 19/06/2025
On yıl içerisinde dünyanın fosil yakıt ihtiyacı ortadan kalkacaktır. Petrol, doğalgaz, kömür ve kereste dışında satacak bir ürünü olmayan Rusya çöp olacak ve dağılacaktır.
ÇERKESLER, RUSLAR’DAN ÇOK DAHA ASİL VE DAYANIKLI BİR MİLLETTİR - 09/06/2025
Korkan kimse dövüştüğü kimseyi asla yenemez. Ruslar da Çerkesya’nın Ormanlık dağlık coğrafyasından ve gözünü daldan budaktan sakınmayan savaşçılarından çok korkuyorlardı.
ÇERKES TARİHİNİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI-ÇERTAV’IN FİNANSMAN MODELİ - 30/05/2025
Kimlik bilincinin oluşabilmesi ve kaybettiklerimizi tekrar geri kazanabilmemizin en önemli şartı toplumun tarih bilincinin oluşması ve tarih hafızasının yaratılması gerekliliğidir.
KAFKAS-RUS SAVAŞI DEĞİL, SOYKIRIMA DİRENİŞ! - 18/05/2025
Rus Emperyalizmi topuyla, tüfeğiyle, yüzbinlerce askeri ile saldırırken, Çerkes tarafının ne bir ordusu, ne de bir devleti vardı. Vatanlarını ellerinden almak isteyen Rus, Kazak ve diğer milletlerden oluşan hırsızlar sürüsüne karşı direniyorlardı.
“ÇERKES TARİHİNİ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ VAKFI-ÇERTAV” İSTANBUL’DA KURULDU - 16/04/2025
Kendi aydınımızı yetiştirebilmek için bir yolculuk başlattık, gayret bizden, destek Çerkes Milleti’nden. Allah utandırmasın.
ÇERKESLERİN ŞEHİR SINAVI ÇOK KÖTÜ GİDİYOR! - 31/03/2025
Öncelikle yapılması gereken şey gençliğe yatırım yapılmasıdır. Gençleri saygısızlıkla suçlayıp toplumdan uzaklaştırmak yerine, onlardan öğreneceğimiz çok şeyin olduğunu bilmemiz gerekiyor.
ÇERKES KONFORMİZMİ EN BÜYÜK DÜŞMANIMIZDIR! - 22/02/2025
Toplumun önüne geçen bu memur takımı, sicillerine bir zarar gelmemesi için toplumu itaat eden, uyumlu hale getiren öncüler oldular. Bu emir alan öncü takımı Çerkesleri Türkiye’de Türk, Rusya’da Rus, Ortadoğu’da Arap yapmanın katalizörü oldular.
 Devamı
adigebze I-II
Nükte!

KISSADAN HİSSE

-Moğollar Buhara’yı kuşattıklarında, uzun süre şehri teslim alamadılar. Cengiz Han Buhara halkına bir haber gönderdi: Silahlarını bırakıp bize teslim olanlar güven içinde olacaklar, ama bize direnenlere asla eman vermeyeceğiz.

-Müslümanlar İki gurup oldu: Bir gurup; asla teslim olmayalım, ölürsek şehit, kalırsak Gazi olur, Şeref’imizle yaşarız dediler. Öbür gurup ise; kan dökülmesine sebep olmayalım, sulh iyidir, hem silah, hem de sayı olarak onlardan azız, gücümüz onlara yetmez, dediler ve teslim oldular.

-Cengiz Han, silah bırakanlara; teslim olmayanlara karşı bize yardımcı olun, galib geldiğimizde şehrin yönetimini size bırakalım dedi. Böylece İki müslüman gurup savaşmaya başladılar. Moğollar’ın da yardımı ile, teslim olanlar galib geldi. Savaştan sonra Cengiz Han teslim olanların silahlarının alınmasını ve kafalarının kesilmesini emretti. Sonra meşhur sözünü söyledi: “Eğer güvenilir olsalardı, bizim için kardeşleri ile savaşmazlardı. Kardeşlerine bunu yapanlar, yarın da bize yapar.”

 

Site İçi Arama

 

Google Site

 

Üyelik Girişi